Söylentiler!
Mutlaka bu söylentilerden en az birini duymuşsunuzdur. Diyet yapan bir çok kişinin düşündüğü tek şey kaloriler. Kalori içeri, kalori dışarı!
Peki zayıf olan arkadaşınızın her şeyi yemesine rağmen hiç kilo almamasını nasıl açıklayacaksınız? İddiaya girerim ki bu durumdan rahatsızdır.
Kilo vermek için az yemelisin.

Nasıl olur da her diyet yaptığınızda bütün verdiğiniz kiloları tekrar alıyorsunuz? "Kilo vermek için az yemelisin." sözünün arkasına sığındığımız da bunun işe yaramadığını görüyoruz.
Ne kadar kalori alırsanız alın aynı miktarda kalori yakıyorsunuz. Normalde yaktığınız kalori miktarınıza bazal metabolik oran denilir. Egzersiz, oksijen tüketim miktarı, aşırı sıcaklık gibi faktörlerden etkilenir. Metabolizma hızınızı etkileyen en önemli faktör ise yediğiniz yiyeceklerdir. Daha fazla yediğinizde daha fazla, daha az yediğinizde daha az kalori yakarsınız. Bu duruma yiyeceğin termojenik etkisi de denir.
Kilo vermek için daha az yemek işe yaramaz çünkü metabolizmanız yediklerinize adapte olur. Neden mi? Çünkü insan vücudunun sahip olduğu dengeden dolayı. Vücudunuz değişime ayak uydurur. Vücudunuz asıl konumuna dönmek için çeşitli hesaplamalar yapar.
İşte bu nedenle bir çok diyet şöyle olur;
Yediklerimi azalttım ve kilo verdim.
Ancak zamanla verdiğiniz kiloları geri almaya başlarsınız. Çünkü az yediğinizde vücudunuz size ayak uydurmak için metabolizmanızı yavaşlatır. Böylelikle daha az kalori yakarsınız. Vücudunuz otamatik olarak kilo vermeye karşı çıkar. Çünkü aynı şekilde kalmak ister.
Bir kalori bir kaloridir.

Bu varsayım ilk varsayıma dayanmaktadır. Ancak, kilo vermek sadece kalorilerle alakalı olsaydı ne tür kalori aldığınız önemli olmazdı. Gelin bu konuya biraz daha derinden bakalım.
Bu durumu anlamak için engin bir biyoloji bilgisine sahip olmanıza gerek yok. 1 dk düşünmeniz yeterli.
Damak en sevdiğim çikolatalardan biri. Bunun yanı sıra bademi de çok severim. Şimdi söyleyin bakalım, hangisi akla daha yatkın;1.000 kalorilik damak mı yoksa badem mi? İkisi de aynı etkiye mi sebep olacak?
Tabi ki de hayır! Konu sağlığa geldiğinde ikisi eşit değildir. Farklı yiyecekler vücudunuzu farklı şekillerde etkiler.
Az yemek işe yaramaz çünkü ne yediğiniz ne kadar yediğinizden çok daha önemlidir.
Kilo vermek için daha çok spor yapmalısın.

1980'den bu yana Amerika'da spor yapma oranı artmıştır ancak bununla birlikte obezite oranı daha da yükselişe geçmiştir. Bu da egzersizin kilo almayı engellemediğini göstermektedir.
Yani toplum olarak daha fazla spor yapıyoruz ancak bununla birlikte çok daha fazla kilo alıyoruz. Hmm...
Peki neden? Bu durum metabolizma hızınızla alakalıdır. Egzersiz bir gün içerisinde yakmış olduğununuz kalori miktarını etkiler. Ancak bir gün içinde harcadığınız toplam kalori miktarının başka etkenleri de vardır. En çok etki eden şey ise besinleri sindirmek, nefes almak, kalp atışını ve vücut ısısını ayarlamak gibi temel görevlerdir. Egzersiz değildir!
Başlıca önemli olan şey egzersizden ziyade ne yediğinizdir!
Aynı zamanda egzersiz yaptığınızda almanız gereken kalori miktarı da artar. Daha çok acıkırsınız ve buna bağlı olarak daha çok yemek yersiniz. Bu demek değil ki egzersiz yapmayın. Egzersiz önemlidir. Ancak diyet daha önemli bir yere sahiptir.
(Egzersiz ve diyet birbirine göre ayarlanmalıdır. Nasılsa spor yapacağım, yakarım düşüncesinden vazgeçilmelidir.)
Kilo Gerçekte Nasıl Çalışır?
En önemli faktör ne ve ne zaman yediğinizdir.
Ne yemeli, ne yememeli?

Kesinlikle şeker olmaz! Şeker kilo almanıza neden olur ve besin açısından katkı sağlamaz.
Yiyecek firmaları uyanıktır. İçeriğe direkt olarak şeker yazmazlar. Bu nedenle dikkatli olun. Şeker yerine bu yazıları da görebilirsiniz; yüksek fruktozlu mısır şurubu, sakaroz, glikoz, fruktoz, maltoz, dekstroz, ve diğer şurup çeşitleri.
İçeceğiniz sizi yavaşça öldürüyor.

Meyve suyu(hazır), kola, fanta gibi şekerli içeceklerden uzak durun. "Peki ne içmeliyim?" dediğinizi duyar gibiyim. Su! Evet su. Eğer aromalı veya kafeinli bir şeyler istiyorsanız çayla kahve için(kremalı kahvelerden bahsetmiyorum).
İşlenmiş karbonhidrat yemeyin.

Mısır gevrekleri, her ne kadar sağlıklı olduklarından bahsedilse de sizin için iyi değildir. Bütün işlenmiş ürünlerden uzak durun. Ekmek, simit, bisküvi, kraker...Karbonhidrat tüketebilirsiniz, sadece işlenmiş olanlardan uzak durun.
Karbonhidrat, domates, brokoli, havuç, kabak, ıspanak gibi sebzelerde de bulunur. Daha çok bunları tercih edin.
Tatlı bir şeyler istiyorsanız sağlıklı olanını tercih edin.

Ama unutmayın, sadece BİRAZ.
Yağ tüketin.

Kulağa biraz tuhaf ve mantıksız gelebilir. Belkide şuana kadar duyduklarınızdan çok farklı bir şey. Ancak yağlar koruyucu bir etkiye sahiptir. Diğer besinlerle birlikte tüketildiğinde kan şekerinizi düşürür. Aynı zamanda bazı vitaminlerin de yağda eridiklerini unutmayalım.
Tabi ki de yağ tüketin dediysem bununda bir kuralı var. Doğru yağlardan tükettiğinize emin olun!
Doğal yağlar: Zeytin yağı, hindistan cevizi yağı vb.
Gerçek tereyağ-margarin değil!
Kuruyemiş: Badem, ceviz, kaju vb.
Tam yağlı süt ürünleri: süt, peynir vb. (Yarım yağlı ürünler bir çok işlemden geçer ve doğallığını yitirir aynı zamanda yüksek karbonhidrat içerir.)
Avokado
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar