(!) Bu yazı, bencenin birinci kısmıdır .
- Ey çocuklar bakın yeni çizdiğim resim nasıl olmuş
+ Dostum, sen gerçekten bu işten zerre kadar anladığın yok, resim yapmayı bırakmalısın
- Sen kim oluyorsun da beni eleştiriyorsun?! Önce benim kadar çalış, benim çektiğimi çek sonra eleştir!!
Aslında böyle bir bence yazmama sebep insanların neredeyse her kese karşı çifte standartlı olduğu içindir... Bence dünya üzerinde yaşayan bir insan yoktur ki , bu (ve ya buna benzer) ifadeyi duymamış olsun.
Sen kim oluyorsun da beni yargılıyorsun?! Önce benim kadar çalış, benim seviyeme gel çat, ondan sonra beni eleştir!
Ahan da zurnanın ZANK dediği noktaya geldik :)
Bu ifadeleri kendimizde kullandık, bize karşı da az kullanmadılar hani!
Demek birisinin bizi eleştirmek için en az bizim kadar seviyyeli olması, kendi kulvarında başarılı yükseklerde olması gerekiyor, en azından eleştirenlerden biz bunu talep ederiz "Sen kim oluyorsun" diyerek.

Şimdi DİKKAT, bencemizin püf noktasında olan soruyu soruyorum.
Neden aynı seviyyeyi, aynı başarıyı, aynı mantığı bize öven insanlardan talep etmiyoruz?
- Ey çocuklar bakın yeni çizdiğim resim nasıl olmuş
+ Dostum , çok güzel olmuş bence. Sen bu işten anlıyorsun gerçekten. Helal olsun
- Sen kim oluyorsun da beni övüyorsun?! Önce benim kadar çalış, benim seviyyeme ulaş, ne çizdiğimi anla sonra beni öv!!!
Neden biz eleştiriyi kabul etmez iken, övülmeyi en tabiri caizse ucuz insandan bile kabul ediyoruz?
Ego
En son sormuş olduğumuz sorunun bir tek cevabı var - EGO. İnsanlar kendilerini sevdikleri için (doğal olarak) ve egolarını tatmin etmek için en ucuz övgüyü bile rahatlıkla kabul edebiliyorlar.
Şimdi hepimiz bir karar vermeliyiz:
- Bundan sonra kimseyi eleştirmeyeceğiz ve de övmeyeceğiz ama anlamaya çalışacağız.
- Bundan sonra yine eleştireceğiz de, öveceğiz de ama eleştirilenin/övülenin bunların hiç birisine (evet övülmeye bile) kulak vermeden kendi yolunda ilerilemesi.
Benim savunduğum görüş:
Bir sanatkar (sanatkar'dan kasıt gerçek bir sanatçı değil - sembolik bir isim, sen bile ola bilirsin) hangi alanda, hangi kulvarda olursa olsun eleştirilere ve övgülere kulak vermeden çalışmalı ve yaptığı şeyi devam ettirmelidir. O kendisi, neyin gerektiğini, neyin gerekmediğini kendince biliyordur. Ve çok az yakını dışında kimseyi ama kimseyi dinlememelidir.
Aksi takdirde o, insanların yönlendirdiği, hatta yönetdiği bir kuklaya çevrilmiş olur. (-da haberi olmaz) Ve böylece kendi kimliğini ve kendi yaratıcılığınıda kaybetmiş olur.
Bir hikaye ile 1. kısımı bitirelim:
Bir ressam insanların nasıl eleştirdiğini test etmek için bir resim çizer. Bu resmi tablo halinde sokağın ortasında koyup, üstünde bir not, kırmızı ve kara kalem bırakır. Not'ta şunlar yazılıdır :
"Hatalı gördüğünüz yerleri kırmızı kalem ile işare ediniz"
Sabah gelip resme bakdığında, resim baştan sona kırmızı işareler ile doludur.
O resmi oracıkta bırakıverir ama bu sefer notu değiştirir. Bir sonra ki gün resme baktığında resimde hiç bir değişiklik olmaz. Kırmızı işareler dün olduğu gibi aynen durur. Nota ise dün yazdığı sözler şöyledir: "Kırmızı kalemle işare edilen hataları kara kalemle düzeltiniz"
(!)Azerbaycan Türkü olduğum için imla hataları mutlaka olmuştur, çok da eleştirmeyin :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
0Cevap
Övülmeyi seven biri değilim. Gerekirse ben kendimi överim 😪
Emeğine sağlık
Yapma ama övülmeyi secmeyen yoktur her nekadar sevmem desende :)
Neden yalan söyliyim? Sevmiyorum inandırıcı gelmiyor.
Tamam atarlanma hemen kimse sana yalancı demiyor :)
Tanımadan yargılayan sizsiniz.
La havle ve la kuvvete , tamam ama yeter
Emeğine sağlık :)
Ya bişey soracağım , sen bu benceyi nasıl gördün?