Her an, gözünüzde o an canlanır. "Seni seviyorum!" derken ki o an. Bir sürü kılıf uydurursunuz kendinize. Salak yaparsınız, aptal yaparsınız, hatta şizofren. Hiçbir suçunuz yokken suçlu sizsinizdir içinizde. Gülemezsiniz. En korkuncuda hayattan bir şey beklemezsiniz. Oluşunuzdur. Ama rahatlama vardır. İtiraf ettiniz, pişman olmayacakınız. Yanında geçirdiğiniz o süreç dahi sizi mutlu edecek kadar yapayalnızsınızdır. Sizi kimse anlamaz,sizde kimseye anlatamazsınız. Çünkü ağlarken konuşamazsınız! Çünkü o konu her açıldığında siz ağlarsınız. Yapayalnız. Çaresiz.
Biliyorum çok zor, biliyorum. Geçmeyecekti.
Ölmen lazım belki de. Açıdan zaten ölüyorsun biliyorum. Her baktığın yerde onu göreceksin diye ödün kopuyor. Görmek için her gün çalıştığı yerin önünden geçerken şimdi evden dışarı adım atmakta zorlanıyorsun ve bu nefret verici biliyorum. Karanlık,sadece karanlıkta yaşamak istiyorsun anlıyorum. Çünkü yaşadım ve biliyorum.
Onu gördün. Görür görmez yolunu değiştirdin.
İstemsiz oldu. Hıçkırmaya başladın. Kendinden nefret ediyorsun. Ama onu hala daha seviyorsun. O senin aşkın. Onu unutamazsın ki. Göz göze gelmek için ne yollara katlandın sen. Ama şimdi onu gördüğünde? Hayatım yok. Sen yoksun çünkü.
Canın açıyor.
Çünkü onu o kadar severken sen, bir kere sana gülmesi için hayatını verecekken sen; o yanındaki sen değilsin. Gördüm onu. Zaten canım acımıyor gibi öptü onu. Kırılmış bir cami neden ezmeye devam edersin ki? Ben seni seviyorum. Neden bana bunu yapıyorsun ki?
Alışacaksın. Şiirler yazacaksın. İçini onlara dökeceksin. Hafifleyecek, hafifleyecek ve her gördüğünde tekrar aleve düşeceksin. Ve sonra bitecek. Sen onu sevmeye devam edeceksin. Açın dinecek. Ama o, senden nefret etmeye devam edecek.
En İyi Cevaplar