Ayrılık çanları çalmaya başlamıştı çoktan. Kiminde sendin kabullenemeyen, kiminde sana her fırsatta muhalif olan "Yok canım, onu da nereden çıkardın. Olmaz öyle şey" diyen iç sesin.
Her şey yolundaymış gibi hissettiğin o zamanlar yok mu. Hiç de yolunda olmayan şeyleri gözardı etmelerin hani. Pembe panjurlu bir ev modundayken sen, aklını başından almaya hazır her cümlesi ile o pembe panjurlara yakışacak perdelik kumaşları seçiyordun ya hani. Panjurlu evde perdenin ne işe yarayacağına bile aldırmadan.
Ne oldu bil.
İncik boncuk getiren komşunun oğlu, ineğin içmesine bile fırsat vermeden, suya düşen baltayı kaptığı gibi, ağaçtaki kara kedi ile dağa kaçtı.
Aşık olduğunu düşündüğünde, hiç bitmeyeceğini sanırsın. Bittiğinde "aşk değilmiş" dersin. Sonra her yaşadığını aşk sanarak debelenip durursun. Oysa aşk değildir senin ölene dek yaşamak istediğin. Aşkınla ölmektir. Öleceğini bilirsin de, her bitişte yeniden aşık olacağın gelmez aklına. Asıl garip olanı da, aşkı hiç bitmez sanırsın. O yüzdendir işte ömürlük planların nedeni.
şeklinde yanıtlamıştım. İşte bu planlar daima değişime gebeyken, ayrılık noktasına gelindiğinde, haklı olarak cevap bulması gereken soruların dışında, iyi bir açıklamaya da ihtiyacın vardır. Duyacaklarınsa asla seni tatmin etmez. Doğru bile olsa etmez. Çünkü her ne söylemiş olursa olsun, senin duymak istediklerin olmayacaktır söyleyecekleri.
Seni Haketmiyorum
Geldiğin noktada, en güzel kaçış yolu olduğunu düşünerek sarf ettiğin bu cümle, aslında senin bile inanmadığın şeydir. Daha düne kadar "kimse seni benim kadar sevemez" nidaları ile ortalığı ateşe verip, duygularına toz kondurmuyordun ya hani. "Bu gün ne değişti peki" diye sorarlar adama. Elbette değişen bir şey yok. Sadece sıkıldın.
İlişkimiz Çok Yıprandı
O kadar uzaksın ki yaşadığın ilişkiye, kaç zamandır birlikte olduğunu bile hatırlayamazken, daha akıllıca bir mazeret öne sürmekten de o denli uzaksındır. Evet evet yanlış okumadın. "akıllıca" dedim. Çünkü karşındakinin senden daha akıllı olduğunu atlıyorsun. Beklentilerine cevap bulamadığın gerçeğini, senden başka bilen yok sanıyorsun çünkü.
Birbirimizden Çok Farklıyız
Elbette farklısınız. Ana rahmine girdiğin gün belliydi. Erkek ve kadın olarak farklı yapılarda farklı hislerle, farklı beyinlerle geldiniz dünyaya. Yeni bir şey değil ki bu. Farklı lezzetlerden birlikte tat almayı öğrenebilmeye dair atılmamış mıydı ilişkinin temeli. Şimdi o temeli kökünden sarsan şey, senin doyumsuzluğun. Başka hiçbir şey değil.
Suç Sende Değil Bende
Pardon! Hangi suç? Ne suçu? Ortada bir suç mu var? Birlikte olabilmeye dair gösterdiğin ya da göstermeye çalıştığın şeylerin, yaşanan iyi ya da kötü, ne varsa sadece size dair olması mı suç? Elbette değil. Kimse senden, olduğundan daha fazlasını beklemedi. Ama sen olduğuyla yetinemedin.
Biraz Ayrı Kalmaya İhtiyacımız Var
"Biraz ara verelim" in yumuşatılmış hali, emin ol hiç bir şeyi değiştirmeyecek. Kaldı ki, ilişkilerin ihtiyaç duyduğu şey mola vermek değil, birlikte sorunları çözmeye çalışmaktır. Ama senin derdin çözmek değil, kurtulmak olduğu için böyle bir mazerete sığınman da olabildiğince doğal. Gerçekten ne istediğini kendin bile bilemediğinden, yeni bir maceraya dörtnala koşmak için, dizginlerinden kurtulasın var.
Sen Bana Fazlasın
Neyin fazla olduğunu düşünmeden ortaya attığın bu mazeret, kaldıramayacağın bir yükün altına girmişsin gibi düşünmesine neden oluyor bilesin. İlişkinizi bir yük olarak nitelemekle, görünenin aksine önemsemediğini kendi ağzınla itiraf ediyorsun da farkında değilsin. Bu seni kurtaracak bir yol olmanın yakınından bile geçmiyor.
Üç yanlışın yıllardır neden bir doğruyu götürebildiğine anlam vermeye çalışmaktan çok, tüm doğruları alaşağı eden tek bir yanlışın, sanılanın aksine o kadar büyük olmadığını görmek gerek. Bir kez hata yaptığında, doğru yaptığın her şeyin önüne geçecek olmasına rağmen, hep doğrudur büyük olan. Kaybedeceklerinin önemi, kazanacaklarının yanında "hiç" olacaktır sen doğru olabildiğin sürece.
Uzun lafın kısası, -ki ben kısa cümleler kuramam bilirsiniz- dobra olmak gerek. Yüzüne taktığın o saçma sapan maske çoktan delindi bile. Gitmek isteyeni kimse tutamaz. Sen ne yaparsan yap, kendine bile yalan söyleyerek "incinmesin, çok üzülmesin, canı yanmasın, dostça ayrılalım istedim, arkadaş kalalım istedim" gibi ardına gizlenmeye çalıştığın duvarlar, ilk sözü söylediğin an yıkıldı bile. Unutma. Gitmek istediğinde ve yalnızca doğruları öğrendiğinde senden nefret etmeyecek. Çok kızacak evet. İnsanca bir güdü ile çok da üzülecek evet. Fakat ihanete uğrarsa, işte o zaman gerçekten canı çok yanacak ve asıl işte o zaman senden gerçekten nefret edecek.
Doğruyla kalın ve her zaman olduğu gibi;
Sevgiyle kalın.
#Rüzgar
"Hani Çok Seviyordun" Sorusu Geldiğinde Alacağın Uyduruk Cevaplar
ya neden bunu yaparlar ki ben hiç lafı dolaştırmadan söylerim: bitsin derim ayrılalım derim. g. tüm başım oynamaz yani bir şey söylerken eğer o kişiye karşı bir antipati nefrette oluşmamışsa bitsin arkadaş kalalım derim. ayrılık sözünü döndürüp dolaştırmak bana riyakarca geliyor. neymiş efendim üzmemek içinmiş. ulan zaten ayrılarak üzüyorsun. zekat mı veriyorsun üzmemek için deyip.
rica ederim. gerçekten mert ve dobra olmak gerekir her konuda. karşıdakini üzmeyeyim deyip gerçeği saklamak benim haddim değil. kimsenin haddi değil. sanki sadaka verir gibi geliyor bana. hani acırsın dilenciye sadaka verirsin ya. bu da ona benziyor acıyorlar üzülmesin diye söylemiyorlar lafı dolaştırıyorlar. bana riyakarca geliyor
Seni, senin beni gördüğüm gibi göremiyorum demek. Aslında düz cümle olarak baktığında heyecanı kalmamış der anlamaya çalışırsın. Hak bile verebilirsin. Lakin bu cümleyi kurduktan 3 gün sonra hayatına birini alabiliyorsa o zaman saçma cümleler arasına girer.
*Iliskimiz cok yiprandi *Biraz ayri kalmaya ihtiyacimiz var.. Daha 1 yil olmadi ne yipranmasi yipranan birisi varsa o benimm iliski degil. Ayri kalmaya ihtiyacimiz yok konuşarak çözebilirdik sorunlarimizi-ki tabi ortada bir sorun varsa (senin aska cesaretinin olmadığınin dışında)
:)))))) o halde yorum da yapsanız olurdu. Gif ile ilgili bizleri aydınlatmanıza ne denli ihtiyacımız olduğu da elbette tartışılır. Ama kusurluk bir durum olmadığı kesin. Rica ederim. :)
İhtiyaciniz olup olmamasi değil mevzu. Benceniz eklediğiniz görseller ve yazilarla bir butun. Ve herkes ilgisini çeken kismi yorumlar. Konu itibariyle yazilanlar ilgimi çekmedi sadece görseli degerlendirdim
Okuduğum en iyi bencelerden. Akıcı, dili harika, dolayısıyla hiç sıkılmadan okudum. Artı her bir kelimenize katılıyorum. Başka söze gerek yok, elinize sağlık.
:) bu denli klasik ve komik duran o başlıklardır elbette "uyduruk cevaplarımız" dediğimiz şey. İrdelemeye çalıştığımız konu da buydu. Teşekkür ederim ilginize ve güzel yorumunuza. :)
En İyi Cevaplar