
Kavurucu sıcaklardan yakındığı ve üstüne üstlük her zamanki ataklardan birini geçirdiği bir Temmuz gününe uyanmıştı. Ne yapacağını bilmez bir halde sadece tavanı izliyordu. Aklından bir sürü şey geçmesine rağmen, dün geceden kalma bir depresiflikle uyanmış olduğunun bilincindeydi ve kendini tedavi edebilen biriydi o. Yine de her seferinde, "Sanırım bu son çırpınışımdı," demekten kendini geri alamıyordu. İnsan içine çıkmayı sevmez, insanlarla iletişime geçmekten kaçınır ve kullanılacağını düşünürdü. Nitekim geçmiş tecrübeleri ona bunu öğretmişti; defalarca güvenmeyi denemiş, defalarca aldatılmış ve yine denemişti. İnancı, onu defalarca intiharlardan alıkoymuş olsa da bu, hiç denememiş olduğu anlamına gelmezdi elbette.
Bütün bu düşüncelerin arasında saate bakmak için telefona uzandı. Hiç bildirim yoktu. İşe gitmek için kurduğu alarmdan önce uyanırdı her zaman. Kalktı, sigarasını sarıp yaktı, duş almak için temiz çamaşırlar çıkarttı. Misafir odasında uyurdu, çünkü pek misafiri de yoktu ve yalnız yaşardı. İş elbiseleri de diğerleriyle beraber gardıroptaydı. Aynanın karşısına geçtiğinde kendisiyle göz göze geldi. "Seni bu hale getirenler utansın," diyecek gibi oldu. Susmayı tercih etti. "Buraya kadar gelmişken iş elbiselerimi de çıkarayım, bir kereden giyinip çıkarım," diye düşündü. Zaten kahvaltı etmezdi. Suyu açtı, duşunu aldı, dişlerini fırçalayıp tekrar yüzünü yıkadı ve işe gitmek için kapıya uzandığı esnada bir sesle irkildi…
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer