Arkadaşlar sürekli beynimin etini yiyen düşüncelerden nasıl kurtulabilirim artık olur olmaz herkesin dediğini yada olaylara takılmak istemiyorum ne yapmalıyım ? Bu düşünceler yüzünden uyku problemi yaşıyorum gece uyuyamıyorum sürekli stres altındayım bunlardan nasıl kurtulabilirim ?takıntılı olmak
Sende OKB var bacım.. Link veremiyorum bu yüzden mevcut adresten OKB'den kurtulma yollarınız yazıyorum.. Herkes yapabiliyorsa sende yaparsın..
Evet arkadaşlar öncelikle şunu belirteyim ben doktor değilim. (fakat bazı doktorlar gibi yaz ilacı göndere de çok kızarım)
Bu yazdıklarım kendi ürünümdür. dikkatle okuyunuz kurtuluş sadece sizin elinizde.
Öncelikle şunu da belirteyim okbden kurtulan o kadar çok hasta var ki fakat bunların çoğunun hatta yüzde 95 i tek takıntısı kalmıştır o da okbli ortamdan uzak durma takıntısı
bu yüzden hiçkimseye bahsetmez forumlara girmezler. kurtulduklarını soylemezler. aslında çok sayıdalar fakat hep hastalarla karşılaşırız. aslında hastalar da çok gizlidir çünkü bunun bir hastalık olduğunu öğrenmek bile bir mucize gibidir. çünkü kimse böyle bir hastalığın varlığından haberdar değildir. bu memlekette psikiyatristre gitmek de zor iştir.
Neyse gelelim OKBye
Aslında anlatılacak o kadar çok şey var ki mecbur kısaltmak zorundayım.
okbnin nasıl oluştuğundan ne olduğundan falan bahsetmicem zaten hepimiz biliyoruz.
önce yaşamdan bahsetmek istiyorum.
Öncelikle herkesin hayat anlayışı farklı hayata bakışı sokakta mendil satana bakışı farklı.
Kimisi bir çift çorap almak için çıkar 5 torba giysi alır. kimisi bayramlık almaya gider hiç bir
şey beğenemeden geri gelir. kimisinin evi yansa umursamaz kimisinin duvarı is olsa 2 gün uyuyamaz. kimisine dalga geçsen güler kimisine geçsen 1 hafta içine sindiremez bunlar uazar gider. tüm insanlar farklı peki ama neden...
İşte bütün bunların nedeni ne ise okb de aynı
yani hem genetik hem çevresel olaylar.
aslında hem çevresel olaylarla vücüdümzdaki bazı hormanları, hemde genetik olaylarla çevreye bakımız değişebilir. Şimdi bazı hormonları düşünceyle bile arttırabiliyoruz. bu da bir hormonal bozukluk olduğundan bunu da arttırmak hiç de zor olmaa gerek.
örneğin araştırmalarda
aynı yaşayan çift yumurta ikizleri : genler farklı yaşam aynı
aynı yaşayan tek yumurta ikizleri: genler aynı yaşam aynı
farklı yaşayan tek yumurta ikizleri: genler aynı yaşam farklı
tüm bunlar hemen her hastalıkta araştırılıp genetik mi olduğu araştırılıyor.
ve okbnin tek yumurta ikizlerinde görülme olasılığı yüzde 80 olarak bulunmuştur.
fakat çevresel etkilerde söz konusudur. hayatının 20 senesini okb siz geçiren kişi neden bir anda olsun ki bir 20 sene ve ondan sonra bi 20 sene daha hayatını okbsiz geçirebilirdi.
neyse birazda bu hastalıktan KURTULMAKTAN bahsedelim.
Öncelikle şunu belirtmeliyim OKBden kurtulmak için şu anda 5 adet yol bulunmaktadır. Sırası ile inceleyelim
1. Meşhur ANTİDEPRESANLAR
(başarı şansı yüzde 60-70)
(başaranların tekrarlama riski yüzde 55-65)
Sinir hücrelerinde bulunan ve iletimi sağlayan serotonin adlı bir norotransmitin reseptor hucrelere bağlanırkenki seçiciliğini arttırmak. serotonin dopamin ve noradrenalin kısımlarına girmicem işin tıbbı yanı bunlar.
Yalnız bilmemiz gereken gerçekten beyin kimyamızın dengesinde bozukluk var. bu gerçek amacımız önce bunu düzeltmek. bunu nasıl biliyorlar diyorsanız. normal insan beyni okbli insan beyni x-ray incelemeleri, falan filan bir çok yol mevcut...
1970 de klomipraminin keşfi okb hastaları için mucize olmuştur. Okb hastalarının takıntıları geçmeye başlamıştı. Hatta daha sonra ssrı tipi antidepresanlar da takıntıları geçirdiği ve yan etkilerinin daha az olduğu keşfedilmiştir.
araştırmalar okb hastalarının seçici serotonin miktarının düşük olduğunu gösterir. ve bu nedenle bilgi rahat aktarılmaz ve sıkıntıya yol açar.
ve yine araştırmalar gösterir ki bu ilaçlar belli bir dozda alınmalı(direk yuksek doz vucuda cok zararlı oldugu için yavasca arttırılmalı) ve her ilaç her insanda aynı etkiyi yapmadığından doğru ilac bulunup hastaya verilmelidir.
ve ayrıca bu ilaclar okb hastalarının yalnızca 3 te ikisine etki eder. 3 te 1 ine etki etmez.
antidepresanların yan etkileri mevcuttur fakat zamanla geçicektir. Bazı hastalar için antidepresan şarttır gerçekten iletimde sorun yaşarlar. ve takıntıya sebep olur.
öncelikle herkes antidepresana başvuruyor ancak bazıları için çok gereksiz ve hatta etkisi bile olmaz. ancak bazıları için değişmez şarttır ilaç kullanmak. çünkü beyin kimya dengesi gerçekten alt üst olmuştur.
işin aslı davranışçı bilişsel terapidedir. çünkü ilaçla tekrarlama riski yuksektir. çünkü bir ömür ilaçla yaşamak zordur...
bu kızcağız piskolokluksa sen zır delisin kardeşim:D bu ne vur deyince öldürüyosun:D valla üzüldüm insan normal hasta olunca hiç olmazsa nedir biliyosun ama kafadan çok kötü:D
Fatih mert kardeşim selam OKBden kurtulmanın nasıl olacağını 1. yazmişsın ama devamını yazmamışsın Lütfen onlarıda yaz benim de ihtiyacım var şimdiden tşkr
kurtulma efenim. genişlet. mesela düzen kim düzülen kim onu araştır. mesela insanları neden sınıflandırıyorlar, dizilerin konusunu neye göre belirliyorlar, modayı neye göre belirliyorlar, politikacıların derdi ne, politikacı mı yöneten yoksa var mı politikacıları da yöneten bunları araştırınız efenim.
Takıntılardan kurtulmak, geçmişi düşünmekten nasıl kurtulabilirim sorusuna yanıt aramak için aslında tam olarak ne olduğunu analiz etmen gerekir. Bahsettiğin kadarıyla obsesyon yaşadığını düşünüyorum.
Takıntılardan nasıl kurtulunur?
takıntılı kadın
Obsesif düşünme, genellikle yinelenen, çoğunlukla olumsuz kararlarla eşleştirilen bir dizi düşüncedir. Çoğu zaman bu ısrarcı, üzücü düşünceleri kontrol edemezsin ve stres yaratır. Bu düşünceler, fırını kapatmayı veya kapıyı kilitlemeyi unutmak, ölümcül hastalığa düşme korkusu veya sevilenleri incitmek gibi daha ciddi durumlar da olabilir; sürekli olayları düşünmek ve keşke öyle değil böyle yapsaydım demekle de olabilir. Kendini yetersiz hissetmek ilk belirtilerindendir. Takıntı belli bir ölçünün üstündeyse hastalıktır ve takıntı hastalığından nasıl kurtulunur sorusu aslında uzmanıyla görüşülmesi gereken bir durumdur. Bunun dışında daha basit birkaç günlük rutin önerebilirim.
Öncelikle düşüncelerin kontrolünüz dışında olduğunu kabul etmelisin.
Takıntılı düşünmeyi bırakmanın ilk adımı kabullenmedir. Bu düşünceleri önleme, bastırma ya da kaçma çabaları istemeden kendilerini daha da güçlendirerek güçlendiriyor ve güçlendiriyor o nedenle onları kabullenmelisin. Kendine şu soruyu sormalısın: ''Şu anda herhangi bir şey yapabilir miyim?'' Cevabın evet ise adım at; değilse onun bir sorun olarak da kalabileceği konusunda kendini telkin et.
Meditasyon ve zihni boşaltmaya çalışmak büyük yardımcıdır.
Kafanı temizlemen ve zihnini bedenin bir parçası olarak kabul etmen gerekir. Nefes egzersizi çok işe yarayabilir. Yavaşça dörde kadar nefes almayı dene, nefesi dörde kadar tut ve daha sonra dörde kadar say. Takıntı hastalığından nasıl kurtulunur sorunun bir diğer yanıtı, topraklama egzersizidir. Topraklama egzersizleri de yardımcı olabilir. Yere dikilmiş ayaklarınızı hissetmeye odaklanarak kendini bugüne demirlemeye çalış. Gördüğün, duyduğun, kokladığın, tadın ve "şu an" içine girme hissini veren beş şeyi tanımlayarak, tüm duyularınla çevreni içine almak fayda sağlayabilir.
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
bende öleyım valla .. doktora da gıttım bu takıntılar yuzunden ama bır işe yaramadı uyudugumda gecıyor sadece doktorun verdıgı ilaçda uyuttu herşeyden vazgecmıs bı hal aldım
Kafanı bir şeylere iyi takmışssın sana bunu geçirecek, anı yaşayacağın tek yöntem yüzmek desem ne dersin? Gerçekten psikolojik olarak ta çok rahatlayacaksın.
bazı insanlar vurdum duymaz oluyor bazı insanlar nedense kafaya takıyor. aslında hiçbişeyi kafana takmayacaksın ama söylemekle olmuyor çünkü bende senin gibiyim :S mümkün olduğu kadar güzel şeyler düşün aklına gelen düşüncülere fazla kafanı yorma .
En İyi Cevaplar