Olmazdı sanırım dolmazdı fazla biz erkek kadar kadar doluluk olmaz diğer dinlerde de başörtüsü var kapanma işte ama onlar sadece kiliseye falan giderken ibadet zamanı kapanıyorlar diye biliyorum sürekli kapanma duymadım ben hristiyanlıktan örnek verdim şuanda yani öyle oluyor
Toplumumuzda kadınların erkeklere oranla daha dindar olduğu tespit edilmiş. Eminim kadınlar gitseydi daha kalabalık olurdu. Ayrıca cuma namazı kadınlara da farz bunun altını çizerim. Sadece küçük cocuk gibi durumlar olduğunda Allah onlara ruhsat vermiştir. Çocuğu yok, ev işi yapmasına gerek yok akşama kadar evde oturuyor o kadın bir zahmet kalkıp namaza gitsin.
Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim (misafir olmayan) erkeklere farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Ancak kılmaları halinde bu namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez. Hz. Peygamber (s. a. s.), “Cemaatle cuma namazı kılmak, her Müslümana farzdır. Ancak köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” (Ebu Davud, Salat, 214 [1067]) buyurmuştur. Asr-ı saadetten günümüze kadar bütün alimler, cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir (İbnü’l-Hümam, Fethü'l-kadir, 2/62; Nevevi, el-Mecmu‘, 4/483-484; İbn Kudame, el-Muğni, 2/250). Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil, muafiyettir. Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur. Hatta hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri için cuma namazlarına devam etmeleri tavsiye edilebilir.
Kardeşim ben ne demişim dikkatli oku. Allah ruhsat vermiş demişim. Ancak günümüzde her yere girebilen kadın ruhsat olduğunu bahane edip camiye gidemiyorsa nasıl olsa ben muafım gerek yok diyorsa orada bir sıkıntı var demektir. Gece dışarı çıkarken alemlere akarken ben muafim cuma kilamiyorum demek bir tezat gibi sanki. Anlatabiliyor muyum? Allah kadının işi olduğu için muaf tutmuş. Camiye gitmeye imkanı varda ona rağmen muaf tutmamış. Bu yazıyı onume getirmişsin ondan öncesini de araştır derim. Çünkü bizzat kadın sahabelerin namaza gittiğini görürsün. Ve kadına da farzdır sadece ev işleri çocuk gibi durumlardan ruhsat verilmiştir.
Bu ruhsat zamanla kadına farz değil diye yorumlanmaya başlamıştır. Hatta kadınlar bölümünün kapatılmasına dahası yapılmamasına başlanmıştır. Kadın evde oturmalı, dışarıda olmamalı, cami bile olsa erkeklerin önünde olmamalı diye diye kadınlar evlere hapsedildi. Madem fetvaya bakıyorsunuz birazda mezhepler tarihine bakın olayların ilerleyis durumunu görürsünüz.
Ben gayet dikkatli okudum zaten. Peygamberimiz farz demediği hâlde sen çıkıp "kadınlara da farz" diyorsun. Ayrıca, kadınlar eve hapsedilmedi, aksine tesettürün önemi bilinmediği ve hakkıyla uygulanmadığı için şu an rengarenk elbiseler giyinip süslenerek tesettürlü olduğunu zannediyor nice kadın. Bu da erkeklerin dikkatini çekiyor. Hâlbuki tesettür, kadının dikkat çekmeyecek şekilde vücudunu setretmesi, örtünmesidir. Hanım sahabelerin hayatlarını oku, anlarsın.
Erkekleri kayırıp, kadınları ayıran, kadını erkeğe hizmet için var olarak tanımlayan, kadını eve ve erkeğin merhametine hapseden bir dinde erkekler ibadet etmeye devam edebilirler.
Dinden, imandan soğuttunuz el birliğiyle. Alın hayrını görün..
0
5 Yorumla
Soran
1 yıl
Erkekleri kayıran din diyorsun bir bak bakalım Veda Hutbesi'ne, oku bakalım Peygamberimiz'in son nasihatlerini. Kadınların baştacı edilmesi ve haklarının gözetilmesi gerektiğini ve kadınların erkeklere Allah'tan emanet edilmiş birer mücevher (gibi kıymetli) olduklarını buyurmuş mu, onu okursan görürsün. Hayatı boyunca evlendiği ve Peygamber hanımı ve ümmetin annesi olmakla şereflendirdiği bütün eşlerine ev işlerinde yardımcı olan bir Peygamberin ümmetiyiz biz. Her Müslüman, Allah'ım emri gereği karısını baştacı etmelidir, eşini kendi canı gibi sevmeli ve eşine evin işlerinde yardım etmelidir, bu Peygamberimiz'in sünnetidir. Bunu bilmeyenlerin, Peygamberimiz'in hayatını okuyup Rasulullah'ın yaşayışını öğrenip onu kendisine örnek alması gerekir, ama bir kimse bunları uygulamıyorsa da kendisi günaha girer ve hakikî bir Müslüman ve hakikî bir ümmet olamaz. İnsanlar Peygamberimiz'in buyruğunu uygulamıyor diye, İslâm'ı hakkıyla yaşamıyor ve hakikî bir Müslüman olamıyor diye hiç kimse İslâm'ı suçlayamaz, kötüleyemez.
Nisa suresi 34. ayet. Diyanet İşleri Meali (Eski) Allah'ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce'dir, Büyük'tür.
Diyanet İşleri Meali (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
Erkekler diyor kadınlardan üstündür. Kadınlar itaatkar olmalıdır. Olmazlarsa diyor dövün.. Sırf pipisi var diye hiçbir erkek benden üstün olamaz. Ben özgür bir bireyim. Hiçkimseye itaat etmek zorunda değilim. Ayrıca günümüzde aile içinde yaşanan şiddet olaylarının temelinde yatan da yukarıdaki "dövün" ifadesi.
Şükürler olsun ki zamanında Atatürk medeni kanunu getirerek biz Türk kadınlarına hakettiğimiz insani haklarımızı geri vermiş..
Geri vermiş diyorum. Çünkü İslamiyet öncesi Türk toplumlarında kadının sadece adı değil yeri de vardı.. Keşke toplum olarak dini kabul etmeyle kalsaydık. Kültür erozyonu yaşamazdık..
Şu an Medeni Kanun yürürlükte, o çağdaş/modern sanılan ecnebi kanunları var Türkiye'de de, ama işe yaramıyor demek ki! Dikkatli bak! İdam cezası olsa, o karısına el kaldıranlar, içip içip ayyaş olup karısını dövenler serbestçe sokakta gezemezdi, bundan emin ol. İtalyan, Alman, İngiliz kanunları yerine Yaradan'ın emri baştacı edilseydi Peygamberimiz'in (Asr-ı Saadet) Dönemi'ndeki gibi herkesin hakkı korunurdu. Ne köle gibi çalıştırılan işçiler olurdu, ne de türlü sahtekârlıklarla zengin olan iş adamları olabilirdi!
Âlemleri yaratan Allah'ın Kanunu hakikî manasıyla uygulanmış olsaydı, şu anda 1 kadın cinayeti bile olamazdı, bundan emin ol. Peygamberimizin hayatını iyi okuduğunda ne demek istediğimi anlarsın. Kur'an ve Sünnet'in hükümlerini kabul etmiyorsan sana diyecek bir sözüm yok. Bunlar, inananları bağlayan bir şey çünkü.
Yanlış düşünüyorsun. Ama sana kızmıyorum, çünkü seni İslâm'dan soğutanlar asıl suçlu. Allah kalbini İslâm'a ısındırsın kardeşim. Bahtın açık, yolun Peygamberimiz'in yolu olsun. (hepimizin...) İyi günler.
ama vaazı dinleyeceklerine kendi aralarında dedikodu yaparlardı
1
1 Yorumla
Soran
1 yıl
Erkeklerden de çok konuşanlar var, sanki kahvedeymiş gibi oturup arkalarda muhabbet ediyorlar. Kimisi sosyal medyada takılıyor, kimisi video izliyor, kimisi mesajlaşıyor. Halbuki hutbeyi kimseyle konuşmadan ve işaret bile etmeden dinlemek ve hutbe esnasında sessiz olmak farzdır ve hutbe de 2 rekatlık namaz kıymetindedir. Hatta hutbedeki İmam-Hatib'in yaptığı duaya "Amin" denmez; çünkü Cuma hutbesindeki dua hakkı sadece İmam-Hatib'e verilmiştir; cemaat o duaya "Amin" demez (2 Bayram Namazındaki hutbeler hariç, onlarda "Amin" diyebiliyoruz) Ama bunu bilen ve buna uyan pek yok maalesef.
Ana Sayfa > Aile & Toplum > Anketler > Eğer "Cuma Namazı" kadınlara farz olsaydı kadınlar erkeklerden daha çok sayıda kişi olarak camiye gidip camileri doldururlar mıydı?