Duşta ağlamak

Eğer kırgınsanız, içinizde bir şeyler koptuysa, ağladığınız şeyin artık eskisi gibi olamayacağını biliyorsanız, duşta ağlamak size göre. Attığınız çığlıkları kimse görmüyor, duymuyor ve çıktıktan sonra hiç kimse bir şey anlamıyor.
Gürültülü yerlerde ağlamak

Benim favorim Go Kart. Hız yaparken, maske ve gürültü varken ağladığınızı yine, yine ve yine kimse görmüyor, duymuyor. En iyisi, bağırabiliyorsun da. Eğer öfkeliyseniz ve can yakmak istiyorsanız ama kimseye zarar veremeyecek biriyseniz burada gözyaşlarınızı akıtmak en doğrusu.
Gece balkon/çatıda ağlamak

Umutsuzluğa düştüyseniz balkon birebir. Yıldızlar her zaman umut aşılıyor bana. Tüm dertlerinizi onlara anlatıp, ağlayabilirsiniz. Güzel yanı biri ağladığınızı görürse, uykusuzluktan gözünüzü yorduğunuz yalanıyla geçiştirebiliyorsunuz. Siz yine de sigara yerine bir fincan sıcak çikolata alın.
Dağ yürüyüşü

Düşünmeniz gereken şeyleri düşünürken ağlıyorsanız dağ yürüyüşü doğru tercih. Uzun bir yol ve yalnızlık. Biri görürse yere düşmüşsünüz de canınız acıyormuş numarası yapabiliyorsunuz. O yolun sonunu bilmeden her adımda gözyaşlarınızı bırakıyorsunuz. Belki de geri dönüş yolunu göz yaşlarınızın izinden bulursunuz ha?
Salıncakta ağlamak

Hepimizin içinde asla büyümeyen çocuklar saklı, inkar etmeyelim. Onlar içimizden hiç gitmezler. Hangi yaşta olursak olalım her zaman masum kalırlar. Üzgün olduğunuzda bir parkın yanından geçtiğinizde özlemle bakarsınız. Ben üzgün olunca bir salıncağa giderim. Kulaklıklarımı takıp müzik dinleyerek kendi kendime konuşmaya başlarım, gözyaşlarımı da orada bırakırım. Kimse görmesin diye akşam sessiz bir yeri tercih edin.
Dolapta ağlamak

Küçükken saklambaç oynadığımız, saklandığımız dolapların gün gelip yine sığınağımız olacağını kim bilebilirdi? Siz hiç dolaba girip sessiz sessiz ağladınız mı? Ve orada uyuyakaldınız mı?
Havuzda ağlamak

Acın içine artık sığmıyor değil mi? Yıkıp dökmek, çığlıklarını bastırmak zorunda kalmaktan kurtulmak istiyorsun. Ama zorundasın. Kimse görmemeli, duymamalı. Atla havuza, kimse anlamayacak...
Deniz kenarında ağlamak

Deniz, kum, güneş üçlüsünden daha güzel bir şey varsa, o da deniz, ay, yıldızlar olmalı. Ben yapmıyorum bunu tabi burada deniz de yok. 😄 Önünüzde sonsuzluğa uzanıyormuşçasına dalgalanan deniz, asla oradan gitmeyecek olan bir gökyüzü, izlenmesi gereken milyonlarca yıldız ve sizi izleyen ay ışığı altında ağlamak sanırım en rahatlatıcısı olurdu.
Yağmurda ağlamak

Hangimiz yapmadık ki bunu? Hangimiz saklamadık gözyaşlarımızı yağmur sularında? Sahi o gözünden akan damlayan yağmur muydu yoksa aksa da bitmek bilmeyen acıların mı?
Ağlamak utanılması gereken bir şey değil. Ama yine de acılarımızı göstermemeliyiz kimseye. En çok gören, en çok tuz basan olur yaralara her zaman. Ağlamaktan utanmayın, sessiz sessiz ağlayın.
Ağlamak; dudakların diyemediğini, gözyaşlarına söyletmektir. -Kahraman Tazeoğlu
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar