Unutmadık 17 Ağustos 1999'u...

Unutulur mu hiç binlerce insanı bir gece de birden bire kaybetmek...


Bakkal salih amca akşam dükkanını kapatırken ne kadar mutluydu oysa ki. Eve gidip balkonda çay keyfi yaparım diyordu.


Her sabah sokak kedilerine mama veren o teyze. 17 ağustos sabahı o kedileri beslemek üzere ışığını kapatıp uyudu. Nerden bileceklerdi ki o gece son olduğunu...


Unutmadık 17 ağustos 1999'u...


O gece İstanbul'da değildim. Bir gün önce tatil için İstanbul'dan çıkmış, başka bir şehire geçmiştim. Sabah uyandim. Hiç bir şeyden haberim yoktu. Tv'yi açtım. İnanamadım. Mümkün değil orası İstanbul olamaz dedim. Hemen İstanbulu aradım ama hatlar meşguldü. Hatları kesilmişti İstanbul'un. Bütün yakınlarım akrabalarım canlarım İstanbuldaydı. Canımdan can gitti onlara ulaşana kadar. Neyse ki bizimkiler iyiydi. Ama ya diğerleri?


Unutmadık 17 Ağustos 1999'u...


Gazeyi alıp baktığımda gözlerime inanamadım. Çünkü ben İstanbul'u böyle bırakmamıştım. Şok oldum. Konduramadım İstanbul'a...


Unutmadık 17 Ağustos 1999'u...


İstanbuldaki yakınlarım artık semtimizin eskisi gibi olmadığını söylediler. Eskisi gibi... yani bir kaç gün öncesi gibi değil dediler. Bakkal salih abi yok dediler. Her sabah kedilere mama veren o teyze yok dediler. Sokağın aşağısındaki yeşil apartman yok dediler. Koskoca o apartman yok düşünsenize...


Bir kaç gün sonra dönebildim İstanbul'a..


İstanbul'a girdiğimde havasında hüzün vardı. Benim bıraktığım İstanbul değildi. Yolları değişmiş. İnsanlarda hâla bir panik var. Semtimiz çok sessizdi. Evler yan yatmış maket ev gibi olmuşlardı. Bazı evlerden hiç eser yoktu. Umarım bu acıyı yeniden yaşamayız. Gerçekten çok acıydı. Birde yakınlarını sevdiklerini bu depremde kaybeden ya onlar nasıldı?


O zaman kimimiz 4 yaşındaydi. Kimimiz 8, kimimiz 12...

Unutmadık 17 Ağustos 1999'u...
Cevapla