21.Yüzyılda ülkemizde kadın haklarından bahsediliyor olması bile aslında o ülkede toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin var olduğunun en büyük kanıtıdır. Çünkü modern ve medeni toplumlarda kadın ya da erkek hakları yoktur, insan hakları vardır.

1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ve ülkemizin de imzaladığı Kişisel ve Siyasal Uluslararası Haklar Sözleşmesi'nde kadınların hakları , Haziran 2005'de yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu'nda ise bu hakların ihlalinde verilecek cezalar yeterince açık ve net olarak belirlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu'na göre haklarımızdan bazıları:
- Herkes baskı altında kalmadan istediği din, ırk, millet ve renkten insanla evlenmekte özgürdür.
- Yaşı küçük bile olsa kişinin kendi rızası olmadan kimse evlendirilemez. Zorlandığı taktirde savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkı doğar.
- Sadece dini nikahla yaşamak veya dini nikahı resmi nikah öncesinde yapmak suçtur.
- Eşlerden biri diğeri tarafından aşağılayıcı söz veya davranış, kötü muamele, onur kırıcı söz ve hareketler veya hayata kast nedeniyle boşanma davası açabilir.
Bu yasalara ilaveten Mart 2012'de yürürlüğe giren 6284 numaralı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine dair kanun da şiddet mağduru kadınlarımızın haklarını savunmaya yönelik bir uygulamadır.
Taciz ve Şiddet Gören Kadınlar konulu Bencemde de bahsettiğim gibi şiddet genel olarak; fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak 3'e ayrılır.

Bu şiddet türlerine ne gibi davranışlar giriyor kısaca bir inceleyelim.
Fiziksel Şiddet: Dayak, cinsel ilişkiye zorlanmak ve tecavüz, yumruk, tokat, tekme ve yaralayıcı ve öldürücü silah sayılabilecek her türlü aletle vücut bütünlüğüne yönelik darp..
Psikolojik şiddet: Aldatma, ortak hanedeki eşyalara zarar vermek, hakaret, aşağılanma, boşanma sonrası veya evlilik öncesi birlikte yaşamaya zorlama, tehdit, bekaret kontrolü, kürtaja veya çocuk düşürtmeye zorlama, sosyallikten uzaklaştırma, huzur bozucu davranışlar, konut dokunulmazlığının ihlali, fuhuşa zorlamak, aileyle görüşmekten men..

Ekonomik şiddet: Para ve malvarlığına el konulması, hak yenilmesi, para harcamanın kısıtlanması veya engellenmesi, çalışma özgürlüğünün engellenmesi, mesai ödemesi yapılmaması veya sebepsiz kesintiye uğratılması, yatırım yapma hakkının engellemesi veya kısıtlanması, mirastan men veya hakkı olan miktardan az miras, evlilik sırasında yapılan yatırımdan men, kazancın koca tarafından el konması..

Bu şiddet türlerinden herhangi birinin mağduru iseniz;
- En yakın Emniyet Amirliğine veya Cumhuriyet Savcılığına gidip tutanak tutturarak suç duyurusunda bulunabilir, fiziksel şiddet de varsa adli tıp raporu istediğinizi de bildirebilirsiniz.

- Tacizcinizi Baro'ya da başvurarak evden uzaklaştırma ve eve ve size yaklaşmama cezası aldırma hakkınız var. Bu uzaklaştırma süreci, mücadelenizde size rahat nefes aldıracaktır. Karar, başvurunuzdan sonra duruşma yapılmaksızın 1 hafta içinde çıkacaktır.
- Eğer çalışmıyorsanız, yine bir dilekçe ile tedbir sürecindeki geçiminiz için gerekli nafakayı talep etme hakkınız var. Bu miktar hakim tarafından belirlenip tarafınıza ödenmesi sağlanacaktır.
- Karşı taraf tedbir sürecine uymadığında dava açma ve hapis cezası isteminde bulunma hakkınız da var.

- Tecavüz sonucu hamile kaldığınızda arzu ettiğiniz taktirde 20 haftayı geçmemek şartı ile kürtaj olma hakkınız var.

- Keyfi ya da zorla bekaret kontrolüne itiraz ederek beden dokunulmazlığınızın ihlali suçundan dava açma hakkınız var.
- Eğitiminiz veya istediğiniz meslek ya da sanatla uğraşmanız kocanızın veya babanızın iznine bağlı değildir. Engellendiyseniz Savcılığa bir dilekçe ile başvurma hakkınız var.

- İş ilişkilerinde cinsiyet, ırk, dil, din, siyasi görüş, inanç, gebelik, loğusalık, emzirme gibi nedenlere dayalı ayrımcılık yapılamaz, düşük ücret verilemez, haklar kısıtlanamaz. İşveren bu haklara aykırı davranırsa tazminatınızı talep edebilir, işten çıkarıldıysanız iade talebinde bulunabilirsiniz. Olumsuz cevap aldığınız takdirde en geç 1 ay içinde İş Mahkemelerinde dava açma hakkınız var.

Bu saydıklarım kanunların bizlere vermiş olduğu haklar.
Bir kadın olarak mutlu, ruh ve beden sağlığı yerinde bireyler olarak yaşamayı istiyorsanız benim de düstur edindiğim önerileri uygulamakta yarar var.
- Herşeyden önce, bir insan olduğunuzu unutmayın.
- Toplumun size biçtiği rollerden sıyrılıp yeteneklerinizi keşfedin, ona göre ilerleyip hayatınıza yön verin.
- Başkalarının mutluluğunun sizin mutsuzluğunuz olmasına izin vermeyin. Öncelikle kendinizi mutlu etmek için yaşayın. Mutlu olmayan birey çevresini de mutlu edemez.
- Kendinizle barışık olun.
- Mücadeleci ve güçlü olmaktan korkmayın.
- Yaratıcı olun. Birilerinin karısı, kızı, sevgilisi olarak anılmak yerine yapabildiklerinizle hatırlanın.
- Siz özelsiniz ve sizi siz yapan özelliklerinizle gurur duyun. Özelliklerinizi, eksiklik veya zayıflık olarak nitelendirdikçe kendinize olan saygınızı yitirirsiniz.
- Saçınızı süpürge, bedeninizi sömürge yapmayın.
- Doğru olduğuna inandığınız yolda gerekirse yalnız yürüyün!
Unutmayın! Mutlu ve haklarını bilen kadınlar medeni ve başarılı , mutsuz kadınlar ise hasta ve yokolmaya mahkum toplumlara neden olur.
8 Mart Kadınlar Günü için Kadınlara özel hazırladığım 6 bölümlük Bence yazı dizisini Atatürk'ün bir sözüyle bitirmek istiyorum.

Mutlu olun, mutlu kalın...
-BİTTİ-
İlk 5 bölümü de okumak isteyenler için;
Özgecan, Kadınlarımız ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Taciz ve Şiddet Gören Kadınlar
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar