Özgecan Aslan'la son günlerde yine gündeme oturan şiddet artık gazetelerin üçüncü sayfalarından ana sayfalarına taşınmış ve bu haberlerin fazlalığından mıdır nedir gündelik yaşamda kadına taciz ve şiddet ne yazık ki artık kanıksadığımız bir durum olmuştur.
İlk 2 bölümü okumak isteyenler için:
Özgecan, Kadınlarımız ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Şiddet deyince akla yalnızca kaba kuvvet gelmemeli.
Kadına yönelik şiddet; bekaret kontrolü, cinsel saldırı ve taciz, fuhuşa zorlamak, çocuk düşürtmek, hakaret etmek, kötü davranışta bulunmak, çalışma özgürlüğünü engellemek, töre veya namus cinayetleri, tehdit etmek ve yaralamak gibi geniş anlamda düşünülmelidir.

Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve cinayet %1400 oranında artmış, son 10 yılda 5813 kadın cinayeti işlenmiştir.

Kadınların %66'sı kocaları, eski kocaları, sevgilileri ve aile fertleri gibi en yakınlarından şiddet görmektedir. Her 2 kadından 1'i bir şekilde şiddete uğramaktadır.


Ne oldu da şiddet ve taciz son yıllarda arttı? Daha önceleri yok muydu, varsa da niye gündemde değildi? Vardı elbet ama kadının sosyal hayatta şimdiki gibi aktif olmaması ve aile içindeki şiddetin ise 'Kol kırılır yen içinde kalır' mantığıyla gizlenmesi, olmadığı izlenimi veriyordu.

Günümüzde medyada fazlaca haber olması, kadınlarımızın yükselen eğitim seviyesi ile birlikte haklarını öğrenmeleri ve farkındalık yüzdelerinin artması ile birlikte erkek egemen toplumun çizdiği geleneksel kadın figürünün yok olmaya başlaması dolayısı ile diyebiliriz.
Şiddetin genç bir kadını yıllar içinde ne hale getirdiğini, gözlerindeki yaşama sevincini ve ferini nasıl yokettiğine bakar mısınız?
Gelişmelere ve yeniliklere açık olmayan kapalı, geleneksel toplumlarda kadının eğitimli olması 'zaptının zor olması dolayısıyla' pek kabul edilebilir bir olgu değil.
Eğitim bilinçlenmeyi getirir, bilinçlenme farkındalığı, farkındalık hak aramayı ki bu, kadını yönetmeyi seven bizimki gibi ataerkil toplumlarda hiyerarşik düzenin bozulması anlamına gelir.
Sağduyudan, erdemden, insanlıktan ve demokrasiden yoksun bu örfi ataerkil düzeni sağlayan ve koruyan da erkekler olunca 'Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir' sözüne istinaden yükselen şiddet oranına şaşırmamak gerek.

Ülkemizde son 7 yılda şiddete uğrayan kadın sayısı, şiddet mağduru erkek sayısının neredeyse 5 katı!

Yakın dönemde şiddete uğrayan kadınlarımızdan bazılarını kısaca hatırlayalım:
Münevver Karabulut: 3 Mart 2009'da 17 yaşında sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından öldürüldü.
Serpil Yeşilyurt: 1998'de 21 yaşındayken bir grup tinerci tarafından tecavüze uğradı ardından işkence yapılarak öldürüldü.
Ayşe Paşalı: 2009'da boşanmak istediği kocası tarafından öldürüldü.
Sema Karakoca: 1 Mart 2011'de 19 yaşındayken cesedi tanınmayacak bir halde bulundu.
Fatma Nur: 20 Eylül 2012'de 20 yaşındayken tecavüz edilerek öldürüldü.
Gizem Tunç: 7 Eylül 2013'de eski sevgilisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Ayşe Topçu: Kanser hastası kadın 17 Mayıs 2014'de kocası tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Gizem Akdeniz: 29 Mayıs 2014'de 6 yaşında iken yakın akrabası tarafından bıçaklanıp yakılarak öldürüldü.
Özgecan Aslan: 11 Şubat 2015'de 20 yaşındayken yakılarak öldürüldü.
Bunlar hafızalarımızda kalanlardan bazıları. Medyada yer almayan, kayıtlara geçmeyen, gizlenen veya unutulan daha niceleri var.
Aşağıdaki videoda 14 yaşındaki bir kızın bakış açısıyla 'şiddetin kadın üzerindeki etkilerini' geniş kitlelere duyurulmak amaçlanmıştır.
Atasözlerimize baktığımızda bazılarının şiddeti körüklediğini ve kültürümüzün kadına bakış açısını görmek ne kadar acı.
- Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.
- Dayak cennetten çıkmadır.
- Kızını dövmeyen dizini döver.
- 15'indeki kız ya erde gerek ya yerde.
- Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır.
- Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.
- Tarlayı düz al, kadını kız al.
Şiddet ve tacize karşı durabilmek için kadınlara tavsiyelerim:
- Eğitim seviyenizi yükseltin, farkındalık oranınızı arttırın. Ezilmeyin, ezdirmeyin!
- Babanızdan bile olsa şiddet veya tacize uğradığınızda kabullenmeyin.
- Araştırın, öğrenin ve haklarınızın bilincinde olun.
- Korkmadan ve çekinmeden mücadele edin.
- Çocuklarınıza önce insan olmayı öğretin.
- Şiddete ve tacize maruz kaldığınızda, risk altındayken veya maruz kalanları duyduğunuzda SUSMAYIN!

Mağdur olduğunuzda başvurabileceğiniz kurum ve kuruluşlar:
1.ALO 183 Sosyal hizmet ve dayanışma vakfı
3.Hastaneler, Sağlık ocakları
4.Polis merkezleri ve Jandarma karakolları
5.Cumhuriyet Savcılığı
6.Kadın Dayanışma Merkezleri
7.Barolar
8.Kadın Sivil Toplum Kuruluşları
9.İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri
Ülkemizin kadına şiddet ve tacizi engellemek konusunda alması gereken daha çok yol var.
Gelecek nesil kadınlarının daha mutlu, huzurlu ve insan gibi yaşayabilmesi adına 1-2 nesil biraz sancılı mücadele verecek ama hangi savaş sancısız kazanıldı ki?
Bazen bir canı kurtarmak ise amaç, koldaki birkaç çiziğin ne önemi olabilir ki..
Yeter ki başka Özgecanlar, Münevverler, Gizemler, Serpiller, Ayşeler, Fatmalar ve Semalar olmasın!
Devam edecek...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar