Kanayan yaramız: Kadına şiddet

Geçenlerde burada okuduğum bir soru sonrasında kafamda şekillendi bu konu, kadının çaresizliği bir kez daha vuruldu bu toplumun yüzüne..Aslında bu toplum diyerek çemberi daraltmakta istemiyorum, sorun bu dünyanın sorunu.Hindistan’ından Çin’ine, Kuzey Afika’sından Avustralya’sına..


Kanayan yaramız, kadına şiddet..




Çocukluğumda annemi tartaklayan babam belirdi gözümde, o yaşlarda hissettiklerim, korkularım, çaresizliğim..Çocuk olmanın ağırlığı..


Büyüdükçe şekillendi dünya, şekillendi düşünceler.


Kadını kontrol altında tutma zorunluluğu nereden doğdu, neden doğdu?


Neden insan olarak değil de kadın olarak değerlendirdik, neydi onları savunmasız kılan? Bu eksiklik neden?


Yaradan bile özel kılarken onları, bizim bu hazımsızlığımız neden?


Hadis-i şerifte buyuruldu ki:


(Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]



Bu konuya yaklaşırken şiddet uygulayanların sadece erkekler olmadığını, ve bu şiddet eğilimlerinin aslında birer toplumsal rahatsızlık olduğunu unutmamalıyız.


2013 erkek şiddeti grafiğine beraber bakalım;




Grafiktede görüldüğü gibi sürekli bir düşüşün olmadığı şiddet olaylarında gerek yargı sistemimizin kadın hakları konusunda yetersiz kaldığı, gerekse toplum olarak ilerleme kaydedemediğimiz gerçeği ortaya konulmuştur.


Bölgelere göre dağılımıda bir hayli enteresan aslında, doğru veya yanlış aklımda ilk şekillenen çağdaşlığıyla sürekli doğudan çok daha ileride olduğunu savunduğumuz batıda bu olayların daha çok yaşanılıyor olmasıda manidar..


Şiddetin çeşidi ( psikolojik şiddet, cinsel şiddet, fiziki şiddet )ne olursa olsun hiç bir kadına hak görülemez..


Kaldı ki fiziksel bir eşitlik bile yok.Kadına vurmayı, kadına küfür etmeyi meziyet sanan akıllar, er ya da geç hukuk önünde olmasa bile ilahi adalet karşısında hesaba tutulacaklardır..


Gerek toplum gerekse birey olarak buna dur demek için daha kaç anne, kaç kardeş,kaç eş kurban edeceğiz?




Burada elbette kadınlarada bir takım görevler düşüyor, kadın olmanın gururu içerisinde el alem ne der leri bir yana bırakıp insan olarak,birey olarak bunu hak etmediğini, ve bu doğrultuda gerekirse yaşam mücadelesini tek başına bile olsa idame ettirebileceğini göstermeli bu topluma..


Kadın mevcudiyetindeki gücün farkına varıp, şiddeti her şeyden önce insan olması sebebi ile kabul etmemeli,sinmemeli..



Bu ilk bence paylaşımım,çok daha uzun yazmak isterdim ama bu zaman diliminde ancak bu kadar oldu. umarım beğenirsiniz.



Kadının değerli olduğu bir toplum dileğiyle..


Kanayan yaramız: Kadına şiddet
Cevapla