Şiddet gören kadınlar ve çocuklar dünyanın çoğu zaman göz ardı ettiği bir gerçeği. "Şiddet nedir?" diye sorsak birçok kişi fiziksel şiddetten bahseder. Fakat şiddet, sadece fiziksel değildir. Psikolojik şiddet de, fiziksel şiddet kadar yaralar kadını. "25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü'nü, şiddet gören bir kadından daha iyi kim anlatabilir ki?" diye düşünüp çoğunlukla psikolojik ama zaman zaman da fiziksel şiddet gören bir üyemize, bu konuyla ilgili bir kaç soru sordum. Bu üye kim diye merak ediyorsanız, adı Bence'mde saklı. 
Kadın, kendi ayakları üstünde durabiliyorsa, şiddet görmez mi?

Şiddetin maddi gücünün olmasıyla alakası olduğunu düşünmüyorum. Çalışmayan kadınlar eşlerinden, çalışan kadınlar da hem eşlerinden hem de iş yerlerindekiler tarafından psikolojik veya fiziksel şiddet görüyor. Maddi gücünün olması kadını, erkek karşısında güçlü kılmıyor. Ben de çalıştığım için hem eşimden hem de iş yerimdekilerden şiddet gören birisiyim. İdareci olarak atandığım erkek egemen bir kurumda, istifa etmem için çok baskı yapıldı. Zor zamanlar geçirdim, fakat istifa etmedim, direndim. Şimdi daha büyük bir kuruma atandım ve hala zaman zaman iş yerimde psikolojik baskı görüyorum.
Kadınlar, eşlerinden şiddet gördüklerinde neden bunu dile getirmek istemezler?

Öncelikle ister çalışsın ister çalışmasın bütün kadınlar, şiddet görmeyi gururlarına yediremezler. Bu sebeple şiddetin başladığı ilk anlarda susarlar. Kadın sustukça, erkek bu durumu kendinde hak gibi görmeye başlar ve gittikçe şiddeti arttırır. Aslında, ilk şiddet gördüğümüzde buna karşı çıkıp sesimizi yetkili makamlara bildirmemiz gerekir. Peki eşim bana ilk şiddetini uyguladığında ben bunu yaptım mı? Hayır, yapmadım. Çünkü bunu yaparsam, kabullenmiş olacaktım ve ben yok saymayı tercih ettim, fakat gün geçtikçe şiddetin boyutu arttı. Sesimi çıkarmak istediğimde de iş işten geçmişti, çocuklarım vardı, bu sefer de onlar için sustum. Ama siz, susmayın!
Eşiniz çocuklarınıza da şiddet uyguluyor mu?

Eğer bir koca, eşine karşı şiddet uyguluyorsa zaman içerisinde bunu çocuklarına da yapmaya başlar. Eşimin bana karşı olan psikolojik şiddetini çocuklarıma hissettirmemek adına çok uğraşıyorum. Bu noktada ne kadar başarılıyım bilemiyorum ama elimden geleni yapıyorum. Evde ve çocuklarımın yanında sürekli gülümsüyorum, mutluyum diyorum. Onları sağlıklı, mutlu bir birey olarak yetiştirmeye çalışıyorum. Eşimin bana yaptığı psikolojik baskıyı ya da fiziksel şiddeti, çocuklara da yapmaya kalktığında işte o zaman sessiz sakin kadının içinden bir kaplan çıkıyor. Eşim de bunu gördüğü için çocuklara karşı aynı şiddeti uygulamaya çekiniyor. Keşke aynı tepkiyi kendim için de verebilsem diyorum bazen..
Bu yorumdan şunu anlıyorum: Anneler, kadınlardan daha güçlüdür.
Neden şiddet görüyorsunuz?

Ben her zaman evime, aileme, eşime bağlı bir kadın oldum ki zaten eşimle severek evlendik. Fakat zaman içerisinde ne olduğunu anlayamadan eşim bana karşı agresifleşmeye ve küçümsemeye başladı. Sebebini anlamak için çok düşündüm. İkimiz de üniversite mezunuyuz. Maddi gelirimiz de iyi çok şükür. Fakat şunu fark ettim; eşimin arkadaşları, benim ondan daha fazla kazanıyor olmamı eşime şaka konusu yapmaya başladılar. Önceleri gülüp geçiyorduk ama sonradan eşimin bu durumu takıntı haline getirdiğini fark ettim. Zaten şiddeti de o zaman başladı..
Erkekler birbirlerine evlilikle ilgili çok fazla şaka yapıyorlar. Şaka yapılır ama dozunu ve sonucunu iyi düşünmek gerekir. Belki de sizin yaptığınız şaka o akşam bir kadının gülmesine değil, ağlamasına sebep olacak..
Şiddet gördüğünüz ve mutsuz olduğunuz bir evliliği neden devam ettiriyorsunuz?

Bu soruyu her gün soruyorum kendime. Boşansam maddi sıkıntılarım olmaz hatta şu anki düzenimde de bir değişiklik olmaz, zaten evin ve çocukların her şeyiyle ben ilgileniyorum. Beni düşündüren tek nokta, çocuklarım. Onların hayatlarından çalacakmışım gibi hissediyorum. İlk boşanan biz olmayacağız elbet, biliyorum. Çocuklarım için hangisi daha iyi olur? Boşanmak mı? Evli kalmak mı? Hep bunu düşünüyorum. Eşimin, boşanma sürecinde ve boşandıktan sonra olgun ve medeni bir şekilde davranacağından şüpheliyim. Zaten öyle birisi olsa şu an bunu konuşmuyor olurduk. Kendi hırsları için, çocuklarını bile harcayabilecek bir yapıya sahip. O sebeple; kendi mutluluğumu düşünüp, çocuklarıma karşı bir vicdan azabı çekmemek adına götürebildiğim yere kadar götürmek istiyorum. Havluyu attığım noktada ise, 3. sayfa haberlerine çıkmam çok olası bir durum.
Bir kadının, hepimizin haberlerde gördüğü ve maalesef artık alıştığımız, koca şiddetinin mağduru olan kadınlar gibi bir sonunun olacağını düşünmesi ne kadar acı!

Kadın, çocuk ya da erkek fark etmez insanlara yapılan her türlü şiddet, insan haklarına aykırıdır. Bu Bence'mi yazarken sorduğum sorulara içtenlikle cevap veren @Hürrem_' e teşekkür ederim..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar