Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Günümüzde yaşanan birçok kadın cinayeti, taciz, tecavüz ve bunun gibi daha birçok kadın haklarına karşı yapılan saldırılar, gerek sosyal medya, gerekse protestolar aracılığıyla kınanmakta ve toplumun daha duyarlı olması hususunda bilinçlendirici bir mesaj yaymaktadır. Ancak her ne kadar insan haklarının geçmişe nazaran çok daha fazla önemsendiği bir dönemde yaşıyor olsak da yaşanılan olaylar toplumun hâlâ kadın hakları konusunda yeteri kadar bilinçlenip terbiye edilmediğini açıkça göstermektedir. Bu Bence'mde, eski dönemlerde kadın haklarından ve kadının bazı toplumlardaki statüsünden sizlere bahsedeceğim.

Demokratik Yönden Kadın Haklarının Binlerce Yıllık İnsanlık Tarihinin Sadece Son Yüz Yılında Kâle Alınması

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Aslında bakarsak demokrasi kavramı milattan öncesine kadar uzanmaktadır. İlk demokrasi hareketleri M.Ö. 4'üncü yüzyılda Antik Yunan şehir devletlerinde görülürdü. Ancak bu demokrasi anlayışı, günümüz demokrasi anlayışına biraz uzak kalıyordu. Çünkü kadınlar oy kullanamamakla birlikte asil sınıfa mensup olmayan erkekler de oy kullanamıyorlardı. Kral I. Romanos'un temellerini Roma'da attığı Roma İmparatorluğu tarihi de temel olarak üçe ayrılır: Krallık Dönemi, Cumhuriyet Dönemi ve İmparatorluk Dönemi. Krallık Dönemi'nde, 6 kral tahtta kalmış ve son üç kralın halka karşı zulmedici tavırları monarşinin devrilip Cumhuriyet Dönemi'nin teşekkül kazanmasına zemin hazırlamıştı. Ancak bu dönemde her ne kadar seçimle başa geçilmiş olsa da kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip değillerdi.

Eski dönemlerde genelde mutlak monarşi ile devlet yönetildiğinden genel olarak demokrasi kavramı tam olarak oturmamıştı. 18 ve 19'uncu yüzyılda İsveç, Büyük Britanya ve Kanada gibi ülkelerde kadınların seçim hakları olsa da bu tam anlamıyla günümüz demokrasi anlayışıyla bağdaşmıyordu. Genelde lonca üyeleri ve vergi veren kadınlar bölgesel seçimlere katılabilmekteydi. Günümüz demokrasi anlayışıyla kadına seçim hakkını veren ilk devlet Güney Avustralya Kolonisi'dir. Her ne kadar Kate Sheppard'ın Yeni Zelanda için kadınların oy kullanmasına yönelik çabaları olsa da bu oy sadece seçme haklarından ibaretti.

Kadınlar, 20'nci Yüzyıldan Sonra Kademeli Olarak Oy Kullanma Hakkına Sahip Olmuşlardır

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

1893 yılında Yeni Zelanda kadına seçme hakkını veren ilk ülkedir. 1902 yılında bu hakkı tanıyan ikinci ülke ise hemen yanı başındaki Avustralya'dır. 1906 yılında Finlandiya kadına seçme hakkını tanıyan üçüncü ülke olsa da hem seçme hem de seçilme hakkını tanıyan ilk ülke olmuştur ve aynı yılda Norveç de bu hakkı tanımıştır. 1910 ile 1920 yılları arasında Kanada, Almanya, Avusturya, Birleşik Krallık, Polonya, Azerbaycan, Ermenistan, Danimarka, Rusya, Bulgaristan, ABD, Türkmenistan, İrlanda, Kırgızistan, Hollanda, Gürcistan gibi ülkeler kadına seçim hakkı vermişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan 11 yıl sonra, 1934'te kadına seçme ve seçilme hakkını tanımış, aynı yıl Küba da bu hakkı kadınlara tanımıştır. 1940'lardan sonra bağımsızlığını kazanan birçok Afrika ülkesi kadınlara seçme hakkı vermiştir. Kadına en geç seçme hakkını tanıyan ülkeler ise 1997'de Umman ve Katar, 2002'de Bahreyn, 2006'da Birleşik Arap Emirlikleri ve en son tanıyan 2011 yılında Suudi Arabistan olmuştur.

Eski Türklerde Hakanın Karısı Hatun, Devlet Meseleleriyle İlgilenirdi

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Eski Türkler diye nitelendirdiğimiz Türkler, İslam öncesi Türk topluluklarını kapsamaktadır. Eski Türklerde hakanın eşi ka-tun (hatun), hakanın yokluğunda devlet yönetiminde söz sahibi olur, dinî törenler düzenler ve elçileri kabul edebilirdi. Ancak o dönemde seçme ve seçilme hakları yoktu. Türklerin kurdukları devletler, tıpkı diğer devletler gibi mutlak monarşi ile idare edilirdi. Eski Türklerde monogami (tek eşlilik) görülse de zaman zaman poligami (çok eşlilik) de görülürdü. Kavgaların yaşanmaması ve diğer kabilelerle savaş yapılmaması için evlilikler dışarıdan yapılırdı.

Roma, Bizans ve Ruslarda Çok Sayıda Kadın Hükümdar Vardır

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Roma, Bizans ve Rus imparatorluklarında, Türk devletlerinde alışık olmadığımız çok sayıda kadın imparatoriçe hüküm sürmüştür. Bazıları o kadar başarılı işler sergilemiştir ki, günümüzde birçok kişi tarafından hayranlıkla zikredilmeye devam etmektedirler. Özellikle Osmanlı Devleti'ne en büyük siyasi ve askerî darbeyi vuran Rus hükümdar II. Katerina'yı birçok Türk tanımakta ve Osmanlı tarihinde ismi sık sık zikredilmektedir.

Türk-İslam Devletlerinde de Kadın Hükümdarlar Vardır

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Her ne kadar Eski Türklerde hakanın eşi hatun devlet yönetiminde sorumluluklar alsa da bazı Türk devletlerinde kadın naibeler ve hükümdarlar da görülmüştür. Seyyide Hatun, Dayfa Hatun, Gaziye Hatun, İnanç Hatun, Sultan Raziyye, Şecer üd-Dür, Türkân Hatun, Bibi Türkân, Ebeş Hatun, Devlet Hatun, Döndü Hatun, Fatma Bike gibi daha birçok Türk kadın hükümdar devlet yönetmiştir. Günümüzde çok sayıda kadın cumhurbaşkanı olsa da seçme ve seçilme hakkının olmadığı, insan haklarının bu kadar gelişmediği bir dönemde kadınların devleti idare edip orduları yönetmesi o dönem için büyük başarı sayılmaktadır.

Orta ve Yeni Çağ'daki Kadının Sosyal Yaşamı

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Günümüzde hemen hemen her yerde kadınlar, erkeklerle eşit biçimde eğitim ve sağlık gibi birçok hizmetten yararlanabiliyorlar ve kanunlar önünde eşit haklara sahipler. Ancak söz konusu, 20'nci yüzyıldan önceki dönemlerde bu pek de mümkün değildi. Ne yazık ki Avrupa'da cadı olduğu gerekçesiyle 50 binden fazla kadın diri diri yakılarak can vermiştir. 20'nci yüzyıldan önceki dönemlerde kölecilik yaygın olduğundan, erkeklerde de olduğu gibi kadınlar da parayla alınıp satılabiliyor ve sahibine mutlak suretle itaat etmek zorunda bırakılıyorlardı. Özellikle 15'inci yüzyılda sömürgecilik faaliyetlerinin başlamasıyla Portekiz, İspanya ve Fransa'da çok sayıda köle satışları başlamıştı. Kölecilik, Osmanlı Devleti'nde de yer edinmiş, özellikle savaş sonrası esir edilen kadınlar köle olarak saraya getirilmiş ve kimileri Harem'de eğitim görüp hizmet etmeye başlamıştır. Kimileri de tıpkı Hürrem Sultan gibi padişahın eşi olmayı başarmıştır. Osmanlı Devleti'nde 1909 yılında Sultan Mehmed Reşat tarafından kölecilik kaldırılmıştır.

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

20'nci yüzyıldan önce dünyanın hemen hemen her yerinde poligami (çok eşlilik) hakimdi. Devlet yönetiminde söz sahibi olan kadınlar çok çok azdı ve milyonda bir olasılık vardı. Ki devlet yönetimine sahip olan kadınlar da seçimle başa gelmemiş, oğulları ya da babaları kral olduğu için devlet yönetiminde söz sahibi olma şansını elde edebilmişlerdi. Osmanlı'da Kösem Sultan dışında hiçbir kadının devlet yönetiminde etkisi olmamıştır. Padişahın anneleri ya da kız kardeşleri, hiçbir şekilde devlet işlerine karışamaz Harem'i yönetmekle meşgul olabilirlerdi. 20'nci yüzyıldan önce kadınlar ağırlıklı olarak ev ve bahçe işleriyle uğraşsa da ticaret, zanaat gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren kadınlar da vardı.

Kadınların İşe Katılım Oranlarının En Yüksek Olduğu Ve Haklarının En Çok Zikredildiği 21'inci Yüzyıl

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!

Son yıllarda Türkiye'de kadınların işe katılım oranları, erkeklerin işe katılım oranlarından daha fazladır. Ancak Türkiye'de kadın istihdamı, birçok Avrupa ülkesindeki kadın istihdamından hâlâ oldukça geridedir. Kadın haklarının ihlali ve kadına yönelik her türlü şiddetin gizlenmeden protesto edilmesi, kadınların toplumdaki statülerinin sarsılmamasında önemli roller üstlenmektedir. Artık köleliğin olmadığı, eşit eğitim, sağlık, barınma ve demokratik hakların olduğu bir dönemde yaşamaktayız. Fakat çok değil, sadece 100 yıl geriye gittiğimizde bile kadın haklarına ve sosyal eşitliğe dair pek gelişme görülmediğini açıkça görebilirsiniz. Bugün kimilerinin yeterli, kimilerinin yetersiz gördüğü sosyal haklar, ilerleyen her yıl içinde daha da önem kazanmaya devam edecektir.

Geçmişten Günümüze Kadın Hakları Ve Bazı Topluluklarda Sahip Oldukları Sosyal Statüler!
11
11
Görüşünü yaz

En İyi Erkek Görüşü

  • 1randoman
    Araştırıp emek vermişsiniz, emeğinize sağlık gerçekten. Kadınların haklarını tam olarak aldıkları, özgürce ve mutlu yaşadıkları, şiddetin her türlüsünden uzak oldukları yılların tez vakitte gelmesi dileğiyle..
    Görüş hala geçerli mi?

En İyi Kız Görüşü

  • justimagineittx
    Güzel bir bence olmuş emeğine sağlık keyifle okudum
    Görüş hala geçerli mi?

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

1010
  • Ssszzmnn
    Tarihte kadına Türkler kadar değer veren kaç millet var. Araplasmak ve batililasmaktan ötürü bugün kadınlara verilen zararlar.
  • aytensssss
    Aslında bakarsak demokrasi kavramı milattan öncesine kadar uzanmaktadır. İlk demokrasi hareketleri M. Ö. 4'üncü yüzyılda Antik Yunan şehir devletlerinde görülürdü. Ancak bu demokrasi anlayışı, günümüz demokrasi anlayışına biraz uzak kalıyordu. Çünkü kadınlar oy kullanamamakla birlikte asil sınıfa mensup olmayan erkekler de oy kullanamıyorlardı. Kral I. Romanos'un temellerini Roma'da attığı Roma İmparatorluğu tarihi de temel olarak üçe ayrılır: Krallık Dönemi, Cumhuriyet Dönemi ve İmparatorluk Dönemi. Krallık Dönemi'nde, 6 kral tahtta kalmış ve son üç kralın halka karşı zulmedici tavırları monarşinin devrilip Cumhuriyet Dönemi'nin teşekkül kazanmasına zemin hazırlamıştı. Ancak bu dönemde her ne kadar seçimle başa geçilmiş olsa da kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip değillerdi.

    Eski dönemlerde genelde mutlak monarşi ile devlet yönetildiğinden genel olarak demokrasi kavramı tam olarak oturmamıştı. 18 ve 19'uncu yüzyılda İsveç, Büyük
    • Bence'deki bu yazımı niye kopyalayarak görüş olarak belirttiniz anlamadım ama en sevdiğiniz kısmı burası olduğu için mi acaba? :)

    • aytensssss

      puan kazanmak için hadsf

  • birazkülbirazduman
    Yani buradan anlıyoruz ki islamla tanışana kadar Türkler kadına ve kadından olana değer veriyordu. İslamla tanıştıktan sonra işler değişti. Arap kültürünü din kabul eden ve özünü kaybeden türkler yüzünden hala (demokratik yasalarımıza rağmen) kadınlar ikinci sınıf muamelesi görmeye devam ediyor. Şöyle bir tezat da var ki biraz olsun baş kaldırmayı deneneyen cesur kadınlar da bi zaman sonra yozlaşıyor ve anaeril bi sistem kurabilmek için erkeklere baskı kurmaya çalışıyor. Eğitim temelimiz çok zayıf. Tüm mesele buradan çıkıyor.

    Güzel bence.
  • Pamuk2468
    Kadınların değersiz görüldüğü söz hakkı tanınmadığı kısıtlandığı dövüldüğü haraket edebildiği taciz edilebildiği tecavüz edilebildiği hatta ve hatta öldürülğbeildiği bir toplumda yaşıyoruz. Kadınlara zamanında Atatürk haklar şunmuşken günümüzde kadın hakları kadın hakları diye ortada gezen iki laftan öte hiçbirşey yok onca ölen, dövülen, hakaret edilen, zorda bırakılan vs tonlarca kadının hakkını savunmak bile bu ülkede suçken bu ülkede adalet olduğunu kimse savunamaz bana kadın hakları bilmem nesi var diyede orda burda sadece laf olsun diye magazinlerde haberlerde laf olsun diye paylaşım yapanlarda kadınları bunları maruz bırakmaya göz yumanlar arasında kadınlara hak vermeyin siz ya bırakın özgür olsunlar hakkı olmasada olur değer verin sevin sayın koruyun sadece ya koruyun olmayan adaleti siz yaratın. Bir kişi ile olmaz ama binlerce lişibir olursa olur bu iki iki kelime yazmakla değil söylemekle değil uygulamayla yapın sizden ricam bu. Teşekkürler
  • doanylmz
    150-200 sene öncesine kadar şüphesiz büyük gelişme var. Yalnız, yeterli mi değil. Gelişim her daim olmalıdır. Cinsiyet gözetmeden.
  • AdilOlmayanYıldırım
    Güzel bir bence olmuş
  • güzel yazı
  • Uzun ama çok güzel bir bence
  • MiniP
    kadinsiz bir dünya dünya degildir
  • Kadın hakları ilk avrupada görülmeye başlandı
  • Pleurer
    Güzel bir yazı olmuş tebrik ederim kalemine sağlık
  • Pvyrs
    Güzel yazı
  • Mısırekmeği5555
    Güzel bilgi sahibi olduk saolasın
  • DüşlerinPerisi
    Güzel yazı
  • C4n4444n
    Her zaman çok dengesizdi
  • Gizli Üye
    Kadında insan netice de ancak kadını metalaştıran sistemle kadın hakkı diye bağırtan sistem aynı sistem
    • En beğendiğim görüş, kesinlikle katılıyorum.

    • Gizli Üye

      Sigara içen kadına özgür güçlü kadın diyen
      Kadını yarı çıplak araba kaputuna çıkartıp araba satmaya çalışan sistem
      Ve kadın hakları...
      Kadın konusunda ölçüm peygamber dir

  • Gizli Üye
    Keşke herkes bu hakların farkına varsa o zaman dünya çok güzel olur ve kadın cinayetleri de son bulur. Eline sağlık.
  • Gizli Üye
    Kadının gücü ve anlamı yok sayılamaz. Eninde sonunda kabul edilmek zorunda.
  • Gizli Üye
    Güzel bir yazı
  • Gizli Üye
    Demokratik Yönden Kadın Haklarının Binlerce Yıllık İnsanlık Tarihinin Sadece Son Yüz Yılında Kâle Alınması
YÜKLENİYOR...