Dün sizler ile “Eskiye Duyulan Özlem” başlığı ile bir BENCE paylaşmıştım. Eskiye olan özlemin ne kadar çok olduğunu görünce ikinci bölümünü de yazmaya karar verdim. Aslına bakarsanız çocukluğumuz oyunları o kadar çok ki emin olun yaz yaz bitiremeyiz. Liste alır başını gider. Ben bugünkü Bence’mde çok sık oynanan ama günümüzde yaygınlığını yitirmiş olan oyunlarımızdan söz etmek istiyorum.
Eskiden en çok oynanan ve erkekli kızlı karışık oynanan bir oyun bu bahsedeceğim sizlere.
Oyunun adı 9 Taş ama bunun iki çeşidi bulunuyor.
İlki ortaya büyüklü küçüklü 9 tane taş diziyorsunuz. Belli bir mesafeden o 9 tane taşın hepsini düşüren oyunun galibi oluyor.

İkincisi ise bir kartona 9 taş oynamak için çizgileri çiziyorsunuz. İki kişi oynandığından iki ayrı renkte taşlar olmak durumunda. Bunda da en iyi olan kazanıyor. Birazda beyni çalıştırmaya yarayan bir oyun aslında.

Çember çevirme...

Başka bir oyun da "Çember Çevirme" hatta bizim zamanımızda bunu büyüklerde oynardı bizimle beraber :) Bir çember ediniyorsunuz ve elinizde bir sopa çevir babam çevir :) Ben bunu pek yapamazdım ben de o dönemde bunu tekerlek lastiği ile yapardım çocukluk işte :)
Mendil kapmaca

En çok oynadığımız oyunlardan bir tanesi "Mendil Kapmaca" çok çekişmeli ve grup halinde oynanan bir oyundur. Ve gerçekten çok zevk alarak oynardık. Bu oyunda da ikili grup oluşur. Ortada bir kişi elinde mendil ve 1.. 2... 3... deyince her iki taraftan da birer kişi gelir önce mendili kapıp yerine yakalanmadan dönen oyun galibi olur.
Birdebir oyunu...

Birdirbir, oyunculardan bir kısmının eğildiği, diğerlerinin eğilenlerin üzerinden atladığı bir oyundur. Özellikle daha büyük yaştaki gençlerin oynadığı versiyonlarda, eğilen oyuncular arka arkaya dizilerek daha uzun veya ellerini enselerine koyarak ve neredeyse ayakta dikilerek daha yüksek engeller oluşturabilirler. Birdirbir kesinlikle ama kesinlikle bir denge oyunudur.
Beş taş.

Başka bir oyun çeşidi ise "beş taş". Genelde bu oyunu kızlar daha çok oynamayı tercih ederler. Bu oyun için aynı büyüklükte 5 adet taşa ihtiyacımız var. Ve tabii ki en az 2 kişi olmak lazım. Bununda şimdiki oyunlar gibi levelları var. Birinci geçince ikincisi üçüncüsü gibi :) Hatta biz çocuk iken annemle çok oynardık :)
Seksek

Seksek, tek başına ya da grup halinde oynanabilecek bir denge ve yetenek oyunudur. Oyun için düz bir taş ve yere çizgi çizmek için tebeşir gerekir. Oyuncular seksek şemasını asfalta çizdikten sonra 1' den 8'e kadar sırasıyla sayıları yazarlar sonra taşlarını kutucukların içine atmaya çalışırlar. Eğer taş bir çizginin üzerinde durursa veya hedeflenen kutunun dışına çıkarsa sıra diğer oyuncuya geçer. Taş kutucuğun içine girdiği zaman o kutuya kadar tek ayak üzerinde sekilerek bölümler geçilir. Sekerek ilerleyen oyuncu çizgilere basarsa sıra yine diğer oyuncuya geçer.
İp atlama...

İp atlama, tek başına ya da grupça oynanabilecek bir oyundur. Oyun için gereken tek araç uzunca ve ağır bir iptir. Grupla ip atlama oyunlarında iki kişi karşı karşıya geçerek ipin her bir ucundan tutarlar ve aynı yöne doğru, büyükçe bir çember oluşturacak şekilde çevirirler. Diğer oyuncular ise, teker teker veya ikişer ikişer orta kısmına geçerek, ip ayaklarına yaklaştıkça üzerinden atlarlar. İpe takılan oyuncular "yanarlar" ve ipi çeviren oyuncularla yer değiştirirler.
İki iple ip atlama oyununda aynı uzunlukta iki ip kullanılır veya uzunca bir ip ikiye katlanarak iki ip gibi kullanılır. İp çeviricilerin her biri iki ipin ucunu da tutar ve birbirinin aksi istikametlerde aynı anda çevirir. Örneğin sağ eli saat yönünde çeviriyorlarsa, sol eli saat yönünün tersine çevirirler. Böylece oyun alanında iki ip yaklaşık yarım tur farklı olarak döner. Bu durum zıplamalar arasındaki bekleme süresini yarıya indirir ve oyunu zorlaştırır.
Misket

Misket oyunlarında cam veya mermerden yapılmış misketler kullanılır. En az iki kişi ile oynanan bu tür oyunlarda kişi sayısında herhangi bir üst sınır yoktur. Oyunların amacı genellikle eldeki bir misketle diğer misketleri vurmaktır. Misket oyununda çeşitleri vardır. Bunlar : Kuyu, Dizmece, Kovalamaca.
Dizmece de amaç yan yana (bir çizgi oluşturacak şekilde) dizilmiş misketleri vurmaktır. Genellikle seçilen baştaki misketi (başı) vuran oyuncu tüm misketleri kazanır.
Kuyu türü oyunlarda yere küçük bir kuyu kazılır. Oyunun amacı genellikle bu kuyunun içindeki misketleri eldeki misketle vurarak kuyudan çıkartmaktır.
Saklambaç

Saklambaç en az iki kişiyle oynanır ancak kalabalık bir grupla oynandığında daha zevklidir. Öncelikle bir ebe belirlenir. Ebe duvara yasladığı ön kolu üzerine yüzünü ve gözünü kapatarak önceden belirlenen bir rakama kadar yüksek sesle sayar. Bu sırada diğer oyuncular saklanırlar. Ebe saymayı bitirince "Önüm, arkam, sağım, solum sobe; saklanmayan ebe!" diye bağırır ve diğer oyuncuları bulmaya çalışır. Diğer oyuncular ise ebenin korunaksız bıraktığı ebe duvarına "Sobe!" diye bağırarak dokunmaya çalışırlar. Dokunabilen kişiler sıradaki elde ebe olmaz. Ebe birini bulduğunda (gördüğünde) o kişinin adını yüksek sesle söyler ve o kişi ebelenmiş olur. Eğer ebe bir kişi görüp de onun adını yanlış telaffuz ederse diğer oyuncular saklandığı yerden çıkar ve "Çanak çömlek patladı!" diye bağırırlar. El iptal edilir ve ebe olan kişi yeniden ebe olur.
Körebe

Körebe oyunu en az birkaç oyuncuyla oynanır. Oyuncu sayısı arttıkça oyun zorlaşır ve daha zevkli hâle gelir. Önce ebe belirlenir ve ebenin gözleri bir bezle bağlanır. Oyun adını, ebenin gözlerinin bağlanmasından alır. Oyuncular ebenin çevresinde bir halka oluştururlar. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak diğer oyunculardan birine dokunur. Dokunduğu kişinin başını, yüzünü ve üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlarsa, dokunduğu oyuncu ebe olur. Tanıyamazsa, oyun aynı ebe ile devam eder.
Yağ satarım bal satarım

Yağ satarım bal satarım oyunu gene büyük bir grup ile oynanan bir oyundur. Oyuna başlamadan önce bir ebe seçilir. Oyuncuların yüzleri birbirine dönük, daire oluşturacak şekilde yere otururlar. Ebe eline mendili alır. Bu mendili de arkasında saklayarak oturan grubun çevresinde dolaşmaya başlar. Ve tabi ki bu oyunun şarkısını da söyleyerek dolaşır. Oturanların etrafında dolaşırken, mendili gizlice oyunculardan birinin arkasına (yere) bırakır. Arkasına mendil bırakılan oyuncu, bunun farkına vardığı anda mendili alarak ebeyi kovalamaya başlar. Ebe, yakalanmadan kalkan oyuncunun yerine oturursa, mendil kendisinde kalan oyuncu yeni ebe olur; yakalanırsa ebelik yapmaya devam eder.
Hulahup

Hulahup, genellikle plastikten yapılan ve vücudun çeşitli yerleriyle (genellikle bel etrafında) çevrilen halka şeklinde bir oyuncaktır. Kökeni tam olarak bilinmese bile dünyanın çeşitli bölgelerinde antik çağlardan beri oynanır.
Topaç

Topaç oyunu tek başına oynanılacağı gibi birkaç oyuncu arasında yarışma şeklinde de oynanabilir. Oyuncu adedi kadar topaç ile genişçe, sert ve düz bir yüzey gerekir. Oyuncular aynı anda topaçlarını döndürürler. Topacı en uzun süre dönen oyuncu kazanır. Oyuncular önceden topaçların çarpışması durumunda ne olacağını kararlaştırmalıdırlar. Genellikle ayakta kalan topaç yarışmaya devam eder.
Köşe kapmaca

Köşe kapmaca genellikle sokakta oynanır. Avlu gibi duvarları (dolayısıyla köşeleri) olan alanlar idealdir. Köşelerin yetersiz olduğu durumlarda bina girişleri, iki ağaç ya da pencere arası gibi yerler de köşe kabul edilebilir. Oyun genellikle az sayıda kişiyle oynanır. Ebe alanın ortasında durur ve her oyuncu bir köşeye geçer. Oyuncular ebeye yakalanmadan, birbirleriyle köşeleri sürekli değiştirmeye çalışırlar. Bu değiştirme sırasında ebeye yakalanan oyuncu köşesini kaybeder ve kendisi ebe olur. Oyuncular, sözde yer değiştiriyormuş gibi hareket edip ebeyi yanıltabilir. Herhangi bir oyuncu sürekli bir köşede bekleyemez.
Aspirin

Kısa aspirin oyununda doktor aynı zamanda ebedir. Oyunculardan biri doktorun tuttuğu sayıyı tahmin ettiğinde doktor "Aspirin!" diye bağırır ve diğer oyuncuları kovalamaya başlar. Yakalanan oyuncular da ebeye katılır ve diğerlerini yakalamaya çalışır. Sona kalan (yakalanmayan) oyuncu oyunu kazanır.
Yakar top

Yakar top veya yakan top, oyunu sayıları eşit iki grup ile oynanır. Sonra ikiye bölünen bir uzunluğu kapsayan iki çizgi çizilir bu çizgiler eşit aralıkta olmak üzere ortadan bir çizgi ile ayrılır. İlk önce yazı tura atılarak topun hangi gruptan başlayacağı seçilir. Sonra herkes istediği sahaya geçer. Her grubun bir kalecisi olur. Kaleciler orta çizginin ayırdığı iki çizgiden birine geçer ama grubunu vurmamak için grubunun olmadığı tarafa geçer. Bu oyunda en önemlisi kimse can veremez vurulan kaleye geçer topu havadan kapan can tutmuş olmaz yere değdikten sonra top size değerse vurulmuş sayılmazsınız vuruldunuz da herhangi bir kişi yere değmeden o topu kaparsa vurulmuş olmazsınız ve kaleciniz topu size yollarken topu tuttuktan sonra yere düşürmüş veya bir yerinize değip topun yere düşmesi sizin oyundan çıkmanızı sağlamaz çünkü kendi kaleciniz. Ve bazı oyunların kuralları farklı oyuna başlarken kurallara belirlemelisiniz sonra kurallar hiç değişmez. pas tutmak için topun üstten yani yukarıdan gelmesi gerekir.
Dostça ve sağlıcakla kalın...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar