90’larda Çocuk Olmak Demek

90’larda Çocuk Olmak Demek


90’larda Çocuk Olmak Demek • Mahallede çıkıp oynamak tom ve jerry gibi çizgi filmlerin belirli saatlerde yayınlanması ve es kaza şans eseri bunlara rastlandığında sevinilmesi her akşam en az bir kanalda saat 21.00 da rahmetli kemal sunal filmlerinin yayınlanması pazar günleri barış abinin seyredilmesi hugo ve tolga abinin zevkle ve heyecanla izlenmesi sobalı evlerde ellerinizi ısıtmak için soba borularına korka korka dokunmak etrafta kot pantolonlarını çamaşır suyuna batırmış abiler görmek depremi yaşamış olmak güneş tutulmasını fotograf filmleriyle ve yahut çıplak gözle izlemiş olmak... ve en önemlisi o yıllarda çocuk olmak...en güzeli bence bu...



Olacak o kadar izleyip Levent Kırca'nın sarhoş taklidine çok gülmek. 2000'lere gelince olacak o kadar'ı tekrar izleyip yine çok gülmek ama bu sefer kendine, çocukluk günlerine gülmek. Arkadaşlarınla telefon sapıklığı yapmak,aşağıdan geçenlerin önüne (bazen yanlışlıkla) kafasına yumurta atmak sonra yaptıklarını annene ispiklemek




90'larda çocuk olmak değişiktir, farklıdır. susam sokağıyla, transformerslarla, he-manlerle başlar 90'larda çocukluk. nesquik'in verdiği küçük arabalarla devam eder. cipslerin içinden çıkan tasolar, robotlar, plastik arabalar, kuklalardır. gazetelerin verdiği tabakları çanakları her sabah dükkandan evlere götürmektir. her gün okulda power rangersçılık oynamak, her hafta hugo ve dinozorus dergilerini almak, bir türkiye kupası maçı sonrasında kadıköye galatasaray bayrağının dikildiğini canlı canlı izlemektir



Eğer çocuk olmak o zamanlar 5 yaşında olmaksa, trt izlemektir. televizyon kavramının tek kanaldan ibaret olduğunu bilmek ve buna inanmaktır. henüz saat okumayı bilmemektir. okumayı yazmayı da bilmemektir. dünyanın tüm pisliğinden bihaber olmaktır. sokakta rahatça salak oyunlar oynamak, arkadaş çevresi edinmek için zorlamalarda bulunmamak, arkadaşlıkların kendiliğinden oluşmasıdır. arkadaşlarlıklarda cinsiyet farkının henüz gözetilmemesidir



Saat ve zaman kavramından habersiz olduğundan, rakam ve harfleri bilmediğinden, dünyayı olduğu gibi kavrayıp kabullenme fırsatını bize sunan yıllardır. televizyonda hoşa giden filmlerin içine girmenin mümkün olduğunu ummak, mümkün olmadığını öğrenince hüzünlenmek, hayalleri suya düşmektir. Görevimiz tehlike izlemektir. Kömür kokusudur o yıllar. kışın kestane patlatmaktır. ayrıca türkçe'nin bugünkünden nispeten daha iyi durumda olmasıdır. saat 9'da yatıldığı, saat 12'yi bulmanın lüks sayıldığı zamanlardır. Yumiyum yemeye bayılmaktır...


İşte böyle güzel birşeydir 90'larda çocuk olmak =)

90’larda Çocuk Olmak Demek
Cevapla