Şimdiki çocuklar çok şanslılar... Bizim yaşadığımız zorlukları görmediler. Demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlık kavramının askıya alındığı bir dönemde büyüdük. Biz diyorum çünkü sitedeki yaşıtlarıma hitaben bir paylaşım yapayım dedim... Klasikleşmiş tabir ile; liseliler bilmez.
Madem sitedeki ergen kitleden rahatsız oluyorsunuz, öylseyse hep birlikte eski günlere dönüp geçmişi yâd edelim, kendi aramızda bir hasbihal edelim değil mi? Bence artk günümüz popüler kültüründen hepimiz sıkıldık ve eskiyi özledik.
Kendi hatırladıklarımdan bir kaç örnek vererek, "nerede o eski günler" diyerek görsel öğeler ile geçmişe dönelim: Bir darbe sabahı dünyaya gelmiş olmak, doğum tarihinin uğursuz olması demektir.

Bütün bu siyasi saçmalıklardan sonra yeniden demokratikleşen Türkiye'de siyasal iktidar'ın başarısını hatırlarız:
1983 Türkiye genel seçimleri, 12 Eylül Darbesinin ardından yapılan ilk genel seçimdir. Bu genel seçim ile TBMM 17. dönem milletvekilleri seçilmiştir. Seçimlere Milli Güvenlik Konseyi'nin izin verdiği üç parti katıldı. Turgut Özal liderliğinde kurulan Anavatan Partisi, 400 kişiden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 211 milletvekili çıkartarak tek başına iktidar, Turgut Özal da başbakan oldu.
Anayasa referandumu ve Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı seçilmesi ile gelinen süreç böyleydi. Sonraki seçimlerde yine Özal başbakan olarak yoluna devam etmişti. Fakat Türkiye ekonomisi hiç de iyiye gitmiyordu.
Bundan tam otuz üç yıl önce, 1980 12 Eylül askeri darbesi öncesinde Türkiye’nin ekonomik hayatı için milat sayılan 24 Ocak “İstikrar Kararları” hayata geçirilmiştir. Genç kardeşlerimizin anlayacağı kadar basit bir örnek verecek olursak bakkallarda, marketlerde satılan ürünlerin üzerinde fiyat etiketi olmak zorundaydı ve ürün yazılı fiyatın üzerinde satılamıyordu. Fakat Türkiye'de artık meşhur olmuş Turgut Özal ekonomi modeli, diğer adıyla Özal Ekonomosi bu istikrar ekonomisini serbest piyasa ekonomisine tebdil ediyordu. Bundan böyle Türkiye'yi zor günler bekliyordu, zamlar ve yine zamlar... Hatta dönemin Kemal Sunal filmlerine dahi konu oluyordu bu zamlar. Sırf bu gündeme dikkat çekmek için sinema yapımcıları filmler çekiyordu, buna bir örnek:

24 Ocak kararlarıyla birlikte ekonomi serbest piyasa anlayışıyla kapitalist dünyaya entegre edilmeye çalışılırken, kar maksimizasyonu ve rekabetçi fiyat politikaları üzerine yeni bir ekonomi anlayışı dizayn edilmiştir. Türkiye o güne kadar uyguladığı dışa kapalı devletçi politikalardan vazgeçmiştir. Planlı kalkınma modeliyle ülkenin ihtiyaç duyduğu her türlü malın ülke içinde üretilmesi anlayışıyla, “ithali ikame” etmeye çalışan Türkiye yerine, dış âleme açık bir Türkiye tercih edilmiştir.
Bütün bu gelişmeler yaşanırken biz çocuktuk, bizler için pek önem ifade etmiyordu ama cep harçlıklarımızda bir kısıtlama oldu elbette. Babamın bana verdiği bir cep harçlığını hatırladım, hep birlikte eski paraları da özlemiş olalım:

Ben bu para ile okula giderdim her gün, yıl 1989'du.
Sonra, cep harçlıklarımız ile neler satın aldığımızı hatırlayalım mı ?
Fruko ve Elvan gazozlarını, tombi çerezini, turbo sakızlarını hatırlarız. Bu liste uzar gider... Biz şimdi tv'lerde izlediğimiz bazı tv programlarını hatırlayıp yazımıza son verelim: Benim hatırlayabildiğim kadarıyla He-man, susam sokağı, A Takımı ve Karaşimşek dizileri vardı. Eğer sizlerin de hatırladığınız tv programları veya o döneme dair her hangi bir anınız varsa paylaşabilirsiniz.



Okuduğunuz için teşekkür ederim.
devam edebilir...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar