Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?

Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu ?


Hakkında binlerce caps yapılan yaşayan efsane adam hakkında söylenen bir söz ile benceme başlamak istedim.



Basketbol diye bir din olsaydı, peygamberi Obradoviç olurdu.



Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Teşbihte hata olmaz derler. Eğer öyle bir din olsaydı eminim Galatasaraylı'sı, Beşiktaşlı'sı, Trabzonsporlu'su ve Fenerbahçeli'si dahil her kulüp taraftarı bu dine katılırdı herhalde. Zira kendine has karizması, kişiliği, karakteri ve en önemlisi centilmen tavrıyla herkesin sempatisini kazanmayı başardı.


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Tüm spor dallarını kastederek, "Gittiği her takımda fark yaratan, şampiyonluklar kazanan hoca kimdir?" diye sorsalar bunun tartışmasız tek cevabı Obradoviç olurdu. Bu adamın elinde sihirli bir değnek var sanki.


Kariyerinde Yugoslavya Milli Takımı ile Avrupa ve Dünya şampiyonluğu, gittiği her klüp takımıyla katıldığı 14 Final Four'da 8 Eurolig şampiyonluğu, 2 Saporta Kupası kazanmış bir isimden bahsediyoruz. Aldığı şampiyonluk kupası sayısı tamı tamına 40 adet. Buna gümüş ve bronzlar dahil değil. Bu başarıları bir daha yakalayabilecek birisi gelir mi ? Bana göre oldukça zor gözüküyor.


Hal böyleyken Fenerbahçe'nin Ülker ile sponsorluk anlaşması bitmesinden sonra bütçe kısıtlamasına gideceği haberleri çıkmış, ayrıca geçen seneki kadrodan bir çok isimle de yolları ayırmıştı. Bu gelişmelerden sonra daha mütevazı kadro yapılacağı endişesi yaşamış, Koç'un her sene sergilediği başarısının bu sene kesintiye uğrayabileceğini düşünmüştüm. O değneğin tılsımı bozulacak mıydı acaba?


Ancak Obradoviç'in yaptığı takım ve şuana kadar gösterdiği performans bu endişemin yersiz olduğunu gösterdi. Takım geçen seneye oranla gerçekten iyi durumda. Bun da ligi ve takımı daha iyi tanımasının etkisinin de olduğunu düşünüyorum. Özellikle euroligde gösterilen performans göz kamaştırıyor. Fenerbahçe'yi Euroligin en dikkat çekici ve korkulan takımı yaptı. Fenerbahçe'nin bu sene Münih'te türk taraftarının önünde oynanacak olan Final Four maçları sonucunda şampiyon olması sürpriz sayılmayacak. Hele bu kupada 8 şampiyonluğu bulunan Obra'nın olduğu yerde şimdiden buna inanmaya başladık bile.


Şimdi Obradoviç'in kurduğu takımı kendi gözlemlerimle ve yorumumla değerlendirmeye çalışacağım.


Ekpe Udoh


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Tam bir pota altı canavarı. Potaya yönelen ona tosluyor. Euroligin blok lideri olması bu görüşümüzü destekliyor. Vesely ile birlikte boyalı alanı girilmesi yasak mayınlı bölge ilan ettiler. Bundan dolayı potaya yönelmek rakipler için ölüm tehlikesi anlamına geliyor. NBA patentli oyuncu takıma hemen uyum sağladı. Yüksek Post atış becerisi ve yüzdesi gayet iyi. Pivotların en büyük eksikliği olarak görülen serbest atış yüzdesi de ortalamanın üzerinde.


Jan Vesely


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Böyle bir oyuncu her takıma lazım. Pota altında o varsa, potaya yönelen top henüz son hareketini tamamladı denilemez. Çünkü güdümlü füze gibi takiptedir.


Hırsıyla takımı ve seyircileri coşturarak oyun ritmini ayarlıyor. Yaptığı hareketler rakip koçun mola aldırmasına neden oluyor. Geçen sene takımın ribaund yükünü çeken Bjelica'nın ayrılmasından sonra bu sezon bu görevi yüklendi. En büyük dezavantıjı olan serbest atışlardaki düşük yüzdesi bu sene daha iyi gibiydi. Ancak son maçlarda eskiye dönüş sinyalleri verdi. Bu performansıyla NBA yolunu tutacağını düşünüyorum.


Luigi Datome


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Bjelica ve Goodlack'ın takımdan ayrılmasından sonra, takımda şutör ve 4 numara eksikliğinin nasıl doldurulacağını düşünürken, Datome'nin gelişi bu endişemizi boşa çıkardı.


Tabiri caizse "Tehlike anında camları kırınız" tabirindeki imdat çekici gibi. Takım zorladığında, sıkıştığında kilidi açan maymuncuk gibi. Kritik atışları takıma can suyu veriyor. Özellikle 3 sayılık ve serbest atışlarda yüksek yüzdeyle oynuyor. Eorulig Top 16'da %67'lik yüzdesiyle 3 sayı lideri. Sırtı dönük tek ayak üstünde yaptığı atışlarla kendine has bir stili var. Bu atışlarda havada asılı kaldığı hissine kapılıyorsunuz. Bu özellikleriyle takımın vazgeçilmezi ve en fazla süre alan oyuncusu.


Bogdan Bogdanoviç


O da Datome gibi takımın maymuncuğu. Eli sıcak olduğunda durdurulması imkânsız bir oyuncu. Kritik anlarda mesafe tanımaksızın potaya yolladığı üçlükler patriot füzeleri gibi hedefine kitleniyor ve rakibin direncini düşürüyor.




Attığı isabetli şutlar haricinde yaptığı asistler, aldığı ribauntlar, kaptığı toplar ile komplike bir oyuncu. Özellikle son Kızılyıldız maçında aldığı ribauntla sahayı katederek savunmayı slalom yaparak geçmiş, pota altında kendisine yapılan baskıya rağmen ters turnikeyle yaptığı sayı Euroligde haftanın hareketi olmayı çoktan haketmişti.



Bu performansıyla 2 sene önce NBA yolunu tutan adaşı Bojan Bogdanoviç gibi okyanus ötesine şimdiden göz kırpıyor.


Bobby Dixon


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Karşıyaka'yı 3 kupayla kapattığı sezonda nerdeyse tek başına şampiyon yaparak Fenerbahçe'ye gelmişti. Obradoviç'in şutör gard pozisyonundan oyun kuruculuğa devşirdiği Hickman'ın ve sezon ortasında takıma katılan ancak istediği verimi alamadığı Zisis'in yerine düşünerek takıma kazandırdığı isimdi. Karşıyaka'da 35 dakikalık bir ortalamayla oynayarak geçirdiği olağanüstü performansdan sonra Fenerbahçe'de nasıl bir performans göstereceği merak ediliyordu. Obradoviç'in oyuncu rotasyonuna verdiği önem ve tek oyuncuya bağlı olmayan oyun sisteminden dolayı Karşıyaka'daki performansının aynısı beklenemezdi. Ancak her şeye rağmen özellikle Sloukas'ın sezon başı formsuz ve sakat olduğu dönemlerde sorumluluk alarak takımı yönetmeyi başardı. İlerlemiş yaşına rağmen mücadeleci ve hırslı bir oyuncu. Ayrıca Türk vatandaşlığına geçerek Kerem Tunçeri'den sonraki milli takımın oyun kurucu eksikliğine ilaç oldu.


Pero Antiç


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Takımın 4 numara ihtiyacını gidermek için NBA'den transfer edildi. Datome'nin göz kamaştırıcı performansının gölgesinde kalsa da, Obradoviç'in önem verdiği takım rotasyonu ve benchten gelenlerin oyuna katkı yapması ilkesine uygun bir oyuncu. Şu an yaşadığı sakatlık Udoh ve Vesely rotasyonunu etkileyerek fazla süre almalarına neden oldu. Umarım Final Four'a kadar eski formuna ulaşır.


Kostas Sloukas


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Oyun kurucu rotasyonunda Dixon'un alternatifi olarak transfer edildi. Geçmişte iyi bir kariyeri var. Yaşadığı sakatlıklar form tutmasını engelledi. Tam formuna ulaştı derken tekrar sakatlandı. Dixon'a göre asist ve serbest atış yüzdesi daha iyi. Final Four maçlarında çok ihtiyaç duyulacak.


Berk Uğurlu


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Genç oyuncular içinde ve yerli oyun kurucu sıkıntısının yaşandığı ligimizde gelecek vaadeden yetenekli bir oyuncu. Koç ona çok değer veriyor. İleride hem Fenerbahçe'nin hem de Milli Takımın değişmez oyuncusu olacaktır. Tek eksiği tecrübe. Sorumluluk alarak daha fazla potayı düşünmesi gerekiyor.


Melih Mahmutoğlu


Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?


Allah Star'ın 3 sayı birincisi. Takım rotasyonunda önemli bir koz. Sonradan oyuna girerek isabetli 3'lükleriyle adeta potayı bombardımana tutuyor. Koç geçen seneye oranla bu sene daha fazla süre veriyor. Şuana kadar bu fırsatı iyi değerlendirdi.


Sakatlıktan yeni kurtulan Hickman ile henüz istenilen performansa ulaşamayan ancak iyi bir savunmacı olduğundan şüphe duymadığım Kaliniç takım rotasyonundaki kullanılabilecek önemli isimler.


Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Basketbol Bir Din Olsaydı, Peygamberi Kim Olurdu?
Cevapla