Ruh Sağlığımızı Korumak, Aslında Bedenimizi de Korumaktır. Sen kendini Koruyor musun?

Ruh Sağlığımızı Korumak, Aslında Bedenimizi de Korumaktır. Sen kendini Koruyor musun?

Kendisine faydası olmayanın, herkese zararı dokunur.

Bir dost olarak, bir arkadaş olarak ve bir insan olarak… içtenlikle paylaşmak istiyorum ki
Sosyal medyada okuduğum her sorunun neredeyse %80’i, negatif ve olumsuz yaşam olayları, psikolojik sorun sıkıntıları üzerine.

Arkadaşlık ve dostluk dediğimiz şey elbette sadece mutlu anları paylaşmak değil. Dertleşmek, sıkıntılarımızı anlatmak, içimizi dökmek de gerçek bir ilişkinin en kıymetli parçası.
Ama bir şeyi de unutmamak gerekiyor.

"Kaş yapayım derken göz çıkarmak" diye bir deyimimiz var ya, işte o bazen tam olarak başımıza geliyor.

Kimi zaman tanımadığımız, yaşam öyküsünü, ruh halini bilmediğimiz bir insanın sorusuna, ya çok ciddiye alıp gereğinden fazla müdahil oluyoruz ya da hafife alıp alay eder gibi cevap veriyoruz.

Ama unutmamalıyız ki; her sözün, her tavsiyenin bir sorumluluğu vardır.
Belki de o cevabımız, hiç tahmin etmediğimiz sonuçlara yol açabilir. Ve bu, istemeden de olsa bizim vicdani yükümüz haline gelebilir.

Sıradan bir insan olarak şayet insanın tamamen kendi kontrolünde olmayan etkileşim konulu bilinç altına işleyen ve bizleri etkileyen konuları bilmek ve bunlardan sıradan insan olma derecesinde mümkün olduğunca uzak durmak. Bu türde negatif yüklerden kaçınmak kendimizi koruyup kollamak anlamında önemli ve kendimize olan bir sorumluluk gereğidir.

Sürekli stres, mutsuzluk, karamsarlık…
Bunlar sadece ruhumuzu değil, bedenimizi de yavaş yavaş hasta edeceğini bilmemiz gerekiyor.

Günlük hayat zaten başlı başına bir koşuşturma. Bir yerlere yetişmeye çalışırken, bir sürü insanla muhatap olurken, sosyal medyada yüzlerce içerikle karşılaşıyoruz. Ve farkında bile olmadan, şikâyet, öfke, dedikodu, kaygı ve negatif enerjiye maruz kalıyoruz.

Ve bu bizi gerçekten çok yoruyor. Şayet mesleğim bu alan da bir durum içermiyor ise.

Her sorunu çözmek zorunda değiliz.
Her derdi dinleyip okusak da illa bir cevap vermek, yazmak zorunda da değiliz.

Sizce ben haklı değimiyim?, siz olsanız ne yapardınız? böyle yaptım iyi yapmamış mıyım?

Her mutsuzluğun içinde ki sorunları tek taraflı okuyup tahmine dayalı adil bir sonuç olmaz hem de hüküm vermek bize düşmez.

Yardım etmek, iyi hissettiren bir şeydir elbette. Ama bu, her zaman en doğru yardım olmayabilir.
Bazen biz yardım etmeye çalışırken kendimiz tükeniyoruz.

Hele ki konu bizim alanımız değilse, o kişiye gerçekten fayda sağlayacak bilgiye, deneyime veya mesafeye sahip değilsek, biz de o karanlığın içinde kaybolabiliyoruz.

İşte tam da bu yüzden içtenlikle söylüyorum! Bazen en doğru ve en faydalı yardım, karşımızdaki kişiyi bir uzmana, alanında yetkin bir profesyonele yönlendirmektir.

Bu, hem o kişiye gerçekten iyi gelir… hem de bizim kendi ruh sağlığımızı korumamıza yardımcı olur.

Ruh Sağlığımızı Korumak, Aslında Bedenimizi de Korumaktır. Sen kendini Koruyor musun?
Cevapla