Kırmızı Et Tüketirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kırmızı Et Sağlığı


Arkadaşlar merhaba:


Bundan sonra her hafta tükettiğimiz gıdalarla ilgili bilgilendirme yazıları yazacağım. Umarım bir faydası olur.


Önemli bir konudur gıda sağlığı. Özellikle et fiyatlarının tavan yaptığı ülkemizde bazı "işini bilir" satıcılar ve "şeref yoksunu" insanlar yuzunden merdiven altı kesim dediğimiz hastalıklı hic bir sağlık denetiminden geçmeyen hatta koyun ve sığır cinslerinin dışında türlerin de kesildiği bir döneme girmiş bulunuyoruz.


Öncelikle bilmemiz gereken bir şey var. Şu etlerin üzerinde gördüğünüz mor / Mavi / Lacivert renkli mühürler var ya. O çok iyi birşey. (Eğer kanunda belirtilen unsurların dışına çıkılmıyorsa) O mühürde kullanılan mürekkebinin yarım litresi 250 TL. Almanyadan getirilen özel bir gıda boyası. Yani kısacası zararsız.


Etlerin üzerindeki mühürlerin anlamları da şu şekilde:


Kırmızı Et Tüketirken Dikkat Edilmesi Gerekenler


1. Şekil normal etlerin uzerinde görülmesi gereken mühürdür. Etlerde sıkıntı yoktur.


2. Görseldeki mühür (özellikle doğum sırasında ölmek uzere olan dişi hayvanların) kesilmesi gerektiyse ya da cok zayıf hayvanların kesildiği durumlarda kullanılan bir muhudur.


3. Şekil TBC dediğimiz tüberküloz vb hastalıklı hayvanlara vurulur. Bu hayvanlar kesinlikle mezbahanelerden çiğ olarak çıkmaz. Şartlı kesim dediğimiz unsur kesilen hayvanların mezbahanedeki özel tesislerde kavurma yapılarak (Kavurma bir etin en az 3-4 saat pişirilmesiyle yapılır) tüketime sunulmasını gerektirir. Bu ısılarda pişen gıdalarda enfeksiyon odağı kalmayacağından steril kabul edilir.


4. Üzerinde bu muhur bulunan etlerden kesinlikle uzak durunuz. Kesim sırasında veteriner hekim kontrolunde mutlak suretle bir sıkıntı görülmüş ve tüketime uygun olmayan imha edilmesi gereken etlerdir.


Peki etlerde ne gibi hastalıklar bizleri bekliyor ve bunları nasıl anlarız. Ya da anlamasak bile nasıl korunuruz?


Öncelikle şunu iyi bilmek lazım. Etler mikroorganizmalar için çok uygun bir besi ortamıdır. Yani çiğ ette çok rahatlıkla ve hızlı bir şekilde ürerler. O nedenle etleri taze almalı ve dolapta bekletmeden aynı gün içinde kullanmalıyız. Bilmeden aldığımız hastalık etkeni taşıyan bir etin iyi pişirlmes ile hastalık etkenlerinin %90 - 95 inden kurtulacağımızı bilmenizi istiyorum. Dünya üzerinde bilinen ve hastalık yapan en dayanıklı bakterinin bile 125 C derecede ve 1 ATM basınç altında 15 dakika dayanabildiğini biliyoruz. Kısacası düdüllü tencerede 1 saat pişen bir yemeği neredeyse steril olarak kabul edebiliriz.


Çiğ ve az pişmiş etler enfeksiyon kaynağı olabilirler.


Olabilirler diyorum çünkü az pişmiş bir eti yediğinizde illa hastalanacaksınız diye birşey yoktur. Ben özellikle az pişmiş et severim mesela. O nedenle az pişmiş etin ya da çiğ etin (hani şu çiğ köftelerde tükettiğimiz) illa hastalık yapacağı algısına kapılmak da doğru değil.


Eğer ben etten ne anları yaaa? diyenlerdenseniz, o zaman yapacağınız tek şey bildiğiniz güvendiğiniz kasaplardan şaşmamak. Büyük marketlerin (migros Vb) etleri standardize olduğundan nispeten daha güvenli olabilir lakin onların da kasap reonları halk kasaplarından daha pahalı.


Peki et tüketirken nelere dikkat edeceğiz?


Öncelikle dediğim gibi kasabımızı iyi tanıyacağız. Kasaba güvenmek sayahate çıktığınızda bindiğiniz otobüsün şoforüne güvenmek gibi. Bir nevei sağlığınızı ona emanet ediyorsunuz. Nasıl ki bilindik firmalarla seyehat etmek istiyorsunuz o zaman bildiğiniz kasaptan alışveriş yapacaksınız.


Eti mümkün olduğunca büyük parçalar halinde alın ya da parçalatacaksanız bile koyunun ya da dananın gövdesinden kestirip yle parçalatın. Yüzey alanı genişledikçe etlerdeki bozulmalar artar ve hızlanır. Kısacası şöyle diyeyim. Eğer kocaman bir koyun gövdesini açıkta bırakırsanız bozulması 1 - 1,5 günü bulur. ancak aynı eti kıyma olarak koyarsanız yaklaşık 1 saat içinde kokmaya başladığını göreceksiniz. Kısacası et ne kadar küçük parçalanırsa o kadar çabuk bozulur.


İkinci olarak ete şöyle bir bakın. Yağları normalden daha fazla sarı olan etlerden uzak durun. Normalde yaz aylarının sonlarına doğru hayvanlar mısırla beslendiği zaman yağlarında hafif bir sararma oluyor evet ama bazen bu sararma aşırıya kaçar. O zaman hayvanda hepatit dediğimiz sarılığın olduğunu anlarız. Başka bir kasaba yönlenin :D


Bir başka husus etin kokuyor olması. Etteki koku bozulduğu anlamına gelir. Kötü kokan kokuşan etlerde aşırı bakteri vardır ve bu sizi zehirleyebilir / hastalandırabilir. Uzak durun. Hatta dierkt bakanlığın telefonu ALO 174 gıda hattına ihbar edin.


Önemli bir başka konu kıymalar. Kıymanızı kesinlikle görerek alın ve kendiniz çektirin. Kasaba gittiniz oradaki hazır kıymalardan koymaya çalışırsa bana taze çekin diyin. Eğer çekmezse teşekkür edip çıkın. Sonra ALO 174 u arayarak şikayet edin. Kıymaların içine pek çok şey karıştırlabilir. Bunların en masumları artık et parçaları akciğer vb seylerdir. Bazı kıyma urunlerinde kanatlı ayaklarına bile rastlanmıştır. Ha bu arada bunun içinde soya varmış ya da soya çekmişler diye düşünen arkadaşım. Aç da soyanın kilosuna da bir bak. Soya da ucuz birşey değil. İnşallah soya çekmişlerdir diye dua edersin.


Bunu çok iyi anlayamayabiliriz aslında ama yine de yazmak istedim. KArgas hayvanı gördünüz kılcal damarlardan bahsetmiyorum ama şöyle bütün büyük damalarının içinde kan kaldıysa bu hayvanın da öldükten sonra kesilmiş olma ihtimali var. Uzak durun.


Kanatlı etlerinde ise renk değişimleri çok önemli. Özellikle kararmış ya da morarmış kanatlı etleri uzun zamandan beri reonlarda ya da taşıma esnasında soğuk zincirde bir kırılma olduğu anlaşılır. Kesinlikle almayın yemeyin.


Aklınıza yatmayan her konuda ALO 174 ü arayın. İhbalarınız kesinlikle şikayet ettiğiniz yere bildirilmez. Şikayet var denir. Şikayetçinin ismi adresi iletişim bilgileri verilmez. Çünkü iletişim bilgileriniz denetime giden ekibe de verilmez. O yüzden çekinmeyin.


Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Eğer yeni bir şeyler gelirse aklıma konunun devamını yazarım. Siz en iyisi takipte ve sağlıcakla kalın.


Saygılarımla....

Kırmızı Et Tüketirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Cevapla