Merhaba arkadaşlar,
Güzel bir akşamda bir başka vladimirpuding yazısıyla hepinize tekrar merhaba. Daha önceki yazılarıma bir şekilde yolu düşmüş olan arkadaşlar benim bir Yazar olduğumu bilirler. Ancak o yazıları düzenli şekilde okuyan arkadaşlarsa benim aynı zamanda bir gıda bilimcisi, yani Gıda Mühendisi olduğumu da bilirler.
Bu sebeple ben de bugünden itibaren mühendislik eğitimim süresince aldığım bilim üzerinden yeni bir yazı dizisine başlıyorum. Gıda Terörü ismindeki bu yazı dizisinde sizlere aklınıza hayalinize gelmeyecek gıda sahtekarlıklarından bahsedeceğim. Gıda tüketim alışkanlıklarında genel bir bilinç kazanılması açısından umuyorum ki faydalı olacaktır.
Bugünkü gıda teröründeki konumuz sofralarımızın vazgeçilmezi olan yoğurt.

Yoğurt kelimesi dilimize Uygurca'da "katılaştırılmış süt ürünü" anlamına gelen Yogrut kelimesinden geçmiştir ve bütün dünyaya da Uygur Türklerinin bulduğu bu isimle geçmiştir (Yoghurt, Jogurt, Joghurt vs.). Yani yüzde yüz Türk ismidir.
Türk kültüründe bu kadar büyük bir yer tutan yoğurdun ülkemizde göreceği rağbeti de tahmin ediyorum ki az çok hayal edebiliyorsunuzdur. Yoğurt yemeklerimizin vazgeçilmez serinleticisi, yaprak sarmasının yareni, ayranımızın baş mimarı, mezelerimizin tanıdık yüzü, tatlı tariflerinin bile vazgeçilmez elemanı.
Peki bu kadar rağbet gören bir ürün böylesine şöhretli bir ışık altındayken, böylesine büyük bir satış potansiyeline sahipken ondaki ışığı gören uyanık üreticiler olmaz mı dersiniz? Elbette ki olur.
İşte bütün problem de zaten burada, paranın işin içine girmesiyle başlıyor.
Ancak Türkiye'de küçük çaplı o kadar fazla üretici var ki, koskoca bakanlığın bile her birini denetlemesi maalesef mümkün değil. Buna ne kadrosu yeterli, ne de bütçesi. Bu sebeple de şikayet almadıkları sürece ekstra bir denetim görmeyen firmalar var ne yazık ki. Senenin 1 günü bakanlık mühendislerini tertemiz ağırlayıp geriye kalan 364 günü aynı teraneye devam eden kurumlar...
Hadi isterseniz şimdi gelin ve hep birlikte yoğurt üzerinden yapılan sahtekarlıkları inceleyelim. İnceleyelim ki 5 kuruş kar etmek adına 3 kuruşluk neleri tüketiyoruz görelim.

1- Kaymak sahtekarlığı
Şöyle bir tabak sımsıcak zeytinyağlı yaprak sarmasının yanında bol kepçeden nefis bir kaymaklı yoğurda kim hayır diyebilir ki?.. Ben derim mesela. Zira tadını hiç sevmem. Ama aranızda kaymaklı yoğurdu sevenler eminim ki vardır. Kendine has aromasıyla bu süt yağı bol tabakanın lezzetini sevenlerin sayısı çok.

Elbette kaymaklı bir kase yoğurt için biraz daha fazla para ödemeniz gerekiyor. Kaymağından ötürü kaymaksız yoğurttan bir nebze daha pahalı. Ama öyle bilinmeyen markalar var ki kaymaklı yoğurtları bile en alt segment tanınmış bir markanın dümdüz, kaymaksız yoğurdundan daha ucuz. Peki nasıl mümkün olabilir?
Ve yediğiniz şey sahiden de kaymak mı?..
Üzülerek söylemeliyim ki hayır. Yediğiniz şey süt kaymağı değil.
Peki ne mi?.. Maalesef beyaz kağıt peçete...

Bu sahtekar yoğurt üreticilerinin yoğurtları süt yağı bakımından o kadar fakirler ki kaymak gibi bir oluşum zaten mümkün değil. Onlar da çareyi kaymaksız yoğurt üretip üzerine bir kaç tabaka beyaz kağıt peçete koymakta buluyorlar. Siz belki de yapısından ötürü bunu anlayacak bilinçtesiniz. Ancak bu yoğurtlar hiç satılmasa bu adamlar bu işi yapmaya nasıl devam ederlerdi ki?..
Uzun sözün kısası, insanlarımız kaymaklı yoğurt diye peçete yiyorlar. Siz siz olun kaymaklı yoğurt alacaksanız yalnızca güvenilir markaları tercih edin. Aradaki o fiyat farkı sizin gönül rahatlığınızın bedelidir.
2- Kıvam sahtekarlığı
Bildiğiniz üzere yoğurt akışkanlaşmaya oldukça meyilli bir gıdadır. Çatalla biraz bile olsa karıştırsanız hemen sıvılaşır. Kremamsı bir dokusu vardır.

Bu yüzden yoğurt üretiminde kıvam oldukça önemlidir. Amatör bir üreticinin yoğurdu oldukça sıvı olacaktır. Ama inanın Rönesans dönemi heykelleri gibi kalıp şeklinde yoğurt üreten kişi ondan daha tehlikelidir.
Zira sırf daha süt liman bir görüntü sağlamak için ve yoğurdun suyunu salmaması için sanayide yoğurtların içerisine kıvam verici katkı maddeleri eklenmeye başlandı.
Bunlardan ilki biraz midenizi bulandırabilir. Zira yoğurtların içine sularını salmamaları için eklenen ilk madde bebek bezlerinde kullanılan su tutucu polimer tozlar.

Ağlamaya başladınız mı?.. Lütfen ağlamayın. Çünkü şimdi daha da beteri geliyor. Yoğurtlara su salmasınlar diye katılan bir diğer kimyasala geliyoruz şimdi de.
Melamin... Yani bildiğiniz melamin tabakların, tepsilerin malzemesi olan plastik. Yoğurda kıvam vermesi ve sabitlemesi için katılıyor.



3- Maya sahtekarlığı
Yoğurt sütün mayalanmasıyla elde edilen bir ürün olduğu için maya üzerinden de sahtekarlık yapılıyor. Eskiler yeni yapacakları yoğurdun mayalanmasını ellerinde kalan eski yoğurdu süte katarak yaparlardı. Ancak ne yazık ki bugün marketlerde satılan markalı yoğurtların bile çoğu kısır mayalardan yapılıyorlar. Yani yeni bir yoğurdu mayalamaya elverişli değiller. Açıkçası kendilerine bile hayırları yok.
Onun yanı sıra aynı sebepten ötürü artık marketlerdeki yoğurtlar ekşimiyorlar. Dolaba attığınız açık yoğurtlar ne hikmetse bozulmuyorlar. Bunun sebebi de yine içlerine katılan mayalar elbette.


Peki ne yapmalı?.. Bu kadar riski anlattıktan sonra size çözümü de vermeliyim elbette. Hayatınızdan yoğurt gibi değerli bir besini çıkarmaya niyetli değilim zira. Yapacağınız şey çok basit. İki net çözüm seçeneğiniz var.
Birinci çözüm, yoğurdu evde kendiniz yapacaksınız. İsterseniz kaliteli bir yoğurtla sütü mayalayın, isterseniz de gidip yoğurt mayası bulun. Size kalmış.
Yok, "Ben yoğurt yapmakla uğraşamam." diyenlerdenseniz, o zaman da ikinci çözüm size göre: Bundan sonra kese yoğurdu tüketeceksiniz. Ben şahsen lezzetine tam anlamıyla bayılıyorum. Bana kalırsa gerçek yoğurt lezzeti en çok kese yoğurdunda bulunuyor. Bir çok köy mandırasında ve markette bulabilirsiniz. Oynanmamış, saf, kıvamca yoğun bir yoğurttur. Kendinizi ve evdekileri kese yoğurdu lezzetine alıştırın.


Evet arkadaşlar... Bugün sizlere Gıda Terörü yazı dizimin ilk bölümü olan Yoğurt Sahtekarlığı'nı kaleme aldım. Umuyorum ki bilinçlenmenize bir nebze de olsa katkıda bulunmuştur. Karanlığın büyüklüğü ne olursa olsun, o karanlığa yakılan tek bir mum bile aydınlığa katkıdır. Bu yüzden bir kişiyi bile bilgilendirse faydadır.
Diğer yazılarım için adresimi biliyorsunuz. Çoğu zaman eğlenceli, bazen de bilgilendirici olan içerikler için takip edin, takipte kalın.
https://www.kizlarsoruyor.com/uye/vladimirpuding/benceler
Sevgilerimle,
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar