Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı

Merhaba arkadaşlar,
Bir başka vladimirpuding yazısıyla hepinize merhabalar. Her ne kadar mizah yazılarımı tercih ettiğinizi söyleseniz de (çok teşekkür ederim), daha önceki yazılarımda dönem dönem bilgilendirici paylaşımlar yapacağımdan da bahsetmiştim. Gıda Terörü başlığı altında farklı konulara değineceğimden söz etmiş, önce nar ekşisi teröründen, sonra da yoğurt üstünde yapılan sahtekarlıklardan bahsetmiştim. Nitekim faydalı da oldu ve adrese teslim bilgilendirici olduklarını gösteren geri dönüşler aldım.


İşte bugün de bu bilinçlendirici yazılardan birisini paylaşacağım sizlerle. Ve ülkemizde yapılmakta olan inanılmaz Türk kahvesi sahtekarlığından bahsedeceğim.


Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı



Herhalde Türk mutfağının yeme-içme kültürüyle ilgili, bütün yiyecek ve içecekleri içeren bir sıralama yapılsa Türk kahvesi en üst sırada yer alırdı. O, kültürümüzün o kadar içinde ki, adına bile Türklük işlemiş. İtalyanların espressoları, Amerikalıların çözünür kahveleri, Uzak Doğuluların yeşil çayları gibi bizde de Türk kahvesi gerçek bir marka, bir toplumsal değer. Dostluğun, aşkın ve arkadaşlığın zerre kadar hatrı olmayan ülkemizde 40 senelik hatır vaadeden bir içeceğe saygı duymak gerekli.


Aslında şaşılacak bir şekilde tüketim açısından çok önde bir toplum değiliz. Hatta epey gerideyiz. Avrupa'da kahve tüketimi yılda ortalama kişi başı 10 kilogram seviyelerindeyken bizde sadece 700-800 gram civarında.


Hoş, benim gibi kalemini kahve eşliğinde sallayan yazarlar ortalamanın epey bir dışında kahve tüketseler de bahse girerim ki bu genel 800 gramlık ortalamada en az 300 gramı sadece fal baktırmak için içiliyor.


Peki içtiğiniz kahvenin kahve olduğundan emin misiniz?


Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı


Her ne kadar büyük kurumlar iç denetimlerini özel kuruluşlara yaptırma taraftarı olsalar da (zira parayı basarak istedikleri gibi at koşturabiliyorlar) yine de Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığının denetimleri son yıllarda iyiden iyiye sertleşti. Çünkü yapılan ani denetimlerde akla zarar sahneler görülüyor.
Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı



Ülkemizde çok yüksek oranda tüketilen Türk kahvesinin orijinal eldesi koyu gövdeli arabica kahve çekirdeklerinin kavrulup öğütülmeleri sonrasında uygun teknikle pişirilmelerine dayanır.


Ancak kahve çekirdeklerinin hasada göre ciddi fiyat dalgalanması göstermesi nedeniyle bazı uyanık üreticiler çareyi kahveye ucuz başka malzemeler katmakta buldular. Çekirdek kahve tedarikçileri bu yöntemlere başvuramazlardı. Ancak Türk kahvesini öğütülmüş şekilde satanlar için o koyu renkli toz tam anlamıyla potansiyel bir para kapısıydı.


Peki isimli firmaların ürünlerinin yanında inanılmaz ucuz fiyatlara bulduğunuz o öğütülmüş kahvelerin içine gramaj artsın diye ne mi katılıyor?

At karaciğeri!


Evet. Yanlış duymadınız. Safkan at karaciğeri! Öğütülmüş kahve çekirdeklerinden oluşan dev toz kütlesinin içine maddi değeri düşük olan at karaciğeri ekleniyor. Çeşitli yerlerden elde edilen at karaciğerleri (nadiren bazı büyükbaş hayvanların karaciğerleri) yüksek sıcaklıkta kavrularak kömürleştiriliyorlar ve kahve kümesine ekleniyorlar. Hem lezzet olarak o karakteristik kahve burukluğunu veriyor (ciğer yiyenler o kekremsi tadı bilirler) hem de koyu rengi daha da güzelleştiriyor. Sonuçta karaciğer kanı işleyen organ. Unutmayın.

Dünyadaki en sadık, en duygusal, en hatır bilen hayvanlardan olan atların ciğerini 40 sene hatır vaadeden kahveye ekleyen insanoğlu da apayrı bir trajikomedi!


Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı


Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı

Elbette önceki yazılarımda olduğu gibi problemi verdiğim kadar çözümü de sunacağım sizlere. Siz siz olun, Türk kahvesi alacağınız zaman mümkün olduğunca çekirdekten, taze çektirmeye çalışın. Bugün çoğu yerde taze çekim zaten yapılıyor. Toz halde bekletip satılan kahvelere itibar göstermeyin. Dışarıda içerken bile dikkat edin. "Bir fincan" deyip geçmeyin. Mümkünse fotoğraftaki gibi dibek kahvesini tercih edin.
Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı



Eğer ki öğütülmüş kahve almak istiyorsanız, o halde bilinen markaların ürünlerini tercih edin. Bilmediğiniz markaların ürünlerine rağbet göstermeyin. Bugün çoğu büyük markette sayılan bütün markalara güvenebilirsiniz. Milyonlarca liralık yatırım yapan firmalar mağazalarına güvensiz malları sokmazlar. Ancak köylerde, küçük marketlerde çok sayıda yan marka olduğunu da unutmayın. Görseniz de almayın. O aradaki 1-2 liralık fark sizin sağlığınızın garantisinin, gönül rahatlığınızın fiyatıdır.


Kavrulmuş at karaciğeri katılmış kahve içmediğinizden emin olun!

Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı


Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı



Evet arkadaşlar... Hep birlikte gıda terörünün Türk kahvesi yönünü okuduk. Umarım bilinçlenme açısından faydalı olmuştur. Siz siz olun, hatır gönülle değil, bilimle ve bilinçle hareket edin. Sağlık asla şakaya gelmez. Başka vladimirpuding yazılarında tekrar görüşmek üzere.


Sevgilerimle,

Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı





Gıda Terörü: Türk Kahvesi Sahtekarlığı
Cevapla