
Selam KScan'lar 🙋♀️🙋♂️
Hepimizin zaman zaman kilo problemi oluyor. Mevsim geçişleri, genetik faktörler, hareketsizlik ve benzer sebeplerden ötürü kilo alıyoruz ve hiç hoşumuza gitmiyor. Özellikle sevdiğimiz bir kıyafete sığamayınca işler sarpa sarıyor ve diyet fikri çığ gibi büyüyor, farkındayım.
Bir klasik olan "Pazartesi" günü diyete başlanıyor ve yeterli motivasyon olmayınca o diyet bırakılıyor. Daha kötüsü de; diyete dört elle sarılsak da anlayamadığımız bir şekilde kilo veremiyoruz. Ortadaki bazı yanlışların farkına bile varamayabiliyoruz. İşte tam olarak bu ikinci durum için sizlere yardımcı olmak istiyorum ve diyette yaptığımız bazı hataları belirtme gereği duyuyorum.
Hazırsanız başlayalım. 💁♀️💁♂️
1- Su içmeyi ihmal etmek

Suyun biz insanlar için ne kadar faydalı bir şey olduğunu biliyoruz tabii ki. Özellikle yaz aylarında kurtarıcı bir nitelik taşıyan su, diyet yaparken bizi hem tok tutuyor hem de sindirimimizi düzenliyor ve kilo vermeye ciddi bir etkisi oluyor.
Fakat diyete başlayanların göz ardı ettiği bir şey var, o da su içmeyi ihmal etmektir. Kimisi ödem yapıyor diye içmiyor kimisi de yemek yememek için su da içmemeyi tercih ediyor ki bu oldukça sağlıksızdır. Sizde ödem yapan şeyin başında şeker ve tuz geliyor, yani su gayet masumdur. 💧
Diyette olun veya olmayın lütfen vücudunuza uygun miktarda su içmeye özen gösterin. ⭐️
2- Spor yapmamak

Evet, bu size tuhaf gelecek fakat diyete girenlerin büyük çoğunluğu maalesef spor yapmayı göz ardı ediyor.
Sadece az kalori alarak istediği fiziğe kavuşacağı inancını benimseyen insanlar, spor yapmayarak aslında sağlıklarını ciddi derecede bozmaktadırlar. Çünkü vücudumuzun dengeli beslenmeye ve o besinlerin işlenebilmesi için hareketliliğe ihtiyacı vardır.
Spor, hayatımızda olması gereken bir alışkanlıktır ve vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi için bunu yapmamız büyük önem arz ediyor. Sadece kasları çalıştırmak ve yağ yakımını hızlandırmak için değil, iç organlarımızın ve duyularımızın da sağlıklı çalışabilmesi için günlük sporu mutlaka yapmalıyız. 💪
3- Öğün atlamak

Diyette yapılan en büyük hatalardan biri de öğün atlamaktır. Özellikle sabah kahvaltısı veya akşam yemeği gözden çıkarılıyor. Çünkü günlük öğünlerden birini çıkarınca, alacağımız kalorinin de otomatik olarak düşeceği ve kilo vermeyi desteklediği düşünülüyor. Fakat bu oldukça yanlış bir tutum ve düşüncedir.
Besinlerin yenmesi gereken zaman dilimleri vardır; mesela yoğurt, akşam yenebilecek bir besindir ve gündüz yenildiği zaman probiyotik özelliğini yitirir ve atıştırmalık haline gelir, yani faydasını göremeyiz, aynı şekilde yumurta da sabah kahvaltısında tüketilmesi gereken bir besindir çünkü geç saatte ve dolu mideye indirilen yumurta, midenin asidik dengesini bozabileceği gibi damak tadımızı da dengesizleştirecektir. Bunun için öğünleri atlamamalı ve her besini vaktinde tüketmemiz çok önemlidir. 🍜
4- Kalori hesabı yapmak

Çok sevdiğimiz o pantolona giremedik ve fazla kilomuz olduğunu düşünerek hemen diyet yapmaya koyulduk. İnternetten diyetleri falan araştırırken karşımıza çıkan ideal kalori hesaplayıcısına bilgilerimizi girdik ve işler bu noktadan sonra çığırından çıkmaya başlıyor. Neden mi? Çünkü vücudumuzun istirahat halinde verdiği kaloriyi görünce "ben bu sayının altında kalsam kesin kilo veririm" düşüncesi oluşuyor. Tamam, temelde bu doğru görünüyor olabilir fakat durum sandığınız kadar kolay değil.
Öncelikle almanız gereken kaloriyi ve vücudunuzun istirahat halinde iken harcadığı ortalama kaloriyi bilmeniz gerekiyor, bu cepte. Hesapladığınız sayının altında kalmanız da gerekiyor, bu da cepte. Peki cepte olan son şey ne? O kalorileri nelerden alacağımız tabiki. 💁♀️
Mesela; bir yeşil elma 150 kalori, bir avuç mısır cipsi de 150 kalori. Şimdi siz bunlardan hangisini tercih ederdiniz? Tabii ki de cipsi. Çünkü kalorileri ortalama olarak aynı ve kilo vermeyi keyifli hale getirmek için abur cuburların var olması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Fakat burada seçmeniz gereken asıl besin, elmadır. İçindeki lifler sayesinde hem şekerini hem de yararlı tüm maddeleri vücudumuzun sindirmesini sağlar. Cips ise bunu yapmaz, sadece haz ve yağ verir. Mühim olan, sağlıklı besinlerin kalorilerini hesaplamak ve sağlıksız abur cuburlardan uzak durmaktır.👍
5- Diyet ürünler tüketmek

Piyasada pek çok "diyet" adı altında satılan yiyecek ve içecek var ve bunları tüketerek diyet yaptığımızı sanıyoruz. Fakat bu bir yanılgıdır.
İçinde şeker olmadığı iddia edilerek raflarda yerini alan içecekler nasıl şekerli tadıyor hiç düşündünüz mü? Katkı maddeleri sayesinde tabiki. Sentetik şekerin vücuda verdiği zararları her ne kadar anlatmaya çalışsak da bu tarz ürünler akılları çelmeye devam ediyor maalesef ve diyet yapanların büyük çoğunluğu bu tarz diyet ürünleri kullanıyor.
İçinde yağ oranı sıfıra yakın olan peynir ve türevleri, aynı şekilde yağsız olarak satılan krakerler ve kepekli diye satılan bisküviler... Hepsinde katkı maddesi ile birlikte şeker de yer alıyor ve aslında şeker, bizim tüketmememiz gereken bir maddedir. Çünkü vücudumuza oldukça zarar veriyor.
Diyet yaparken buna uygun paketli ürünler yerine bolca sebze, baklagiller ve meyve tüketin.
6- Sağlıksız ilaçlara başvurmak

Kilo vermek isteyenlerin düştüğü tuzaklardan biri olan sağlıksız ilaçlar, size hiçbir çaba harcamadan kilo vereceğine ikna etmek ve ilaç satmak üzerine kurulu bir düzenin parçasıdır.
Özellikle eczanelerde bulunuyor olmaları size güven verse de, bu tarz ilaçlardan ölen veya kalıcı kötü durumların olduğunu hepimiz görüyor ve duyuyoruz.
Kilo vermek isteyenlerin bu işi hızlıca ve çabasız bir şekilde yapabileceği düşüncesini hedef alan ilaç firmaları, size "bitkiseldir, falanca kişi kullandı şu kadar kilo verdi" gibi tekniklerle bu tuzağa düşürmeyi hedefliyorlar ve üzülerek söylüyorum ki başarılı oluyorlar.
İnsan iradesi ve biyolojik yapıya ters düşen bu tarz ilaçların kullanılması, sağlığı ciddi bir biçimde tehdit edeceğinden, sağlıksız ilaçlardan olabildiğince uzak durun.
7- Diyet psikolojisine girmek

Fazla kilosunun farkında olan ve bunlardan bir an evvel kurtulmak isteyenlerin başvurduğu diyetler, aslında bir dönüşüm projesidir. Eski hale dönmek veya çok daha iyi bir fiziğe sahip olmak için yaptığımız diyetler, bizi bazı kötü düşüncelere istemeden de olsa sürüklüyor.
Diyet psikolojisi aslında çok komplike bir durumdur. Çevremizde diyet yapanları gördükçe, diyet yapıp sonuç alamayanları öğrendikçe, bazı diyetlerin sağlığı bozduğu haberleri ortaya çıktıkça ve diyet yapma konusunda baskılara tanık oldukça aslında bu diyet fikri, aklımızda negatif bir etki yaratıyor.
Doğumdan sonra diyet ve spor yapmaya başlayınca anladım bu diyet psikolojisini ve kendime başka bir yol çizmeyi seçtim. O da şu ki; diyet kelimesini hayatımdan çıkardım ve yerine "dönüşüm" adını verdim. Çünkü dönüşüm kelimesi bende iyi duygular ve güzel imajlar yaratıyor. Kendimi baskı altında hissetmek yerine oldukça rahat ve keyifli bir hale bürünüyorum. Yeni bir bene dönüşmenin sabırsızlığı ile hem beslenmemi hem de sporumu düzenleyebiliyorum.
Diyet psikolojisinin içinde bulunan "zorundalık, baskı, yokluk, kıtlık" gibi alt fikirler aslında bizi kilo vermekten ve sağlıklı olmaktan uzaklaştırıyor ve haliyle zihnimiz bu alt fikirler tepki olarak kıtlık bilici geliştirmeye ve bundan dolayı daha fazla yağ depolama ihtiyacı geliştiriyor.
"Diyet" kelimesi sizde negatif etkiler uyandırıyorsa, bu dönüşüm dönemine kendiniz de bir isim bulabilir ve diyet psikolojisinden çıkarak sağlıklı bir insan olma yolunda ilerleyebilirsiniz. 🌺
Bu yazımı beğendiniz mi? Görüş ve önerilerinizi belirtmeyi unutmayın, sağlıcakla kalın ⭐️
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar