Kilo Vermenize Engel Olan 5 Hatalı Davranış

Kilo Vermenize Engel Olan 5 Hatalı Davranış
Kilo Vermenize Engel Olan 5 Hatalı Davranış

Selam canlar :)

Yaz yaklaşıyor malum, kilo vermek isteyenler bir bir kendini göstermeye ve diyet şekillerini araştırmaya başladılar bile. Her ne kadar internette çeşitli diyetler ve çalışma planları bulunsa da bu aslında kişisel ayarlanması gereken bir beslenme düzenidir.

Aylarca diyet ve spor ikilisini dengeli ve sağlıklı bir şekilde yapmaya çalışmanıza rağmen hala kilo veremediğinizi düşünüyorsanız, bazı yanlışları gözden kaçırıyor olabilirsiniz. Hadi gelin ve beraber bakalım bu yanlışlarımızın bazıları nelermiş. 💁‍♀️

1- Hayır diyememek

Hayır diyememek
Hayır diyememek

Aileniz veya arkadaşlarınızla yaşıyorsanız, eve gelen misafirlerin getirdiği tatlılara karşı koymakta zorlanıyor fakat bunlara rağmen kilo vermeyi arzuluyorsanız yapmanız gereken ilk şey; "hayır" demeyi öğrenmek olmalıdır.

Kültürümüzde "eli boş gitmemek" gibi bir davranış olduğu için kalabalık ev yaşantılarında bu gelen yiyeceklere karşı koymak bazen saygısızlık olarak da görülebiliyor. "En azından bir lokma tat" gibi caydırıcı veya misafirperverliği yüceltmek için istenen bu tarz durumlara karşı hayır diyemediğimiz için zaten kilo vermekte zorluk yaşıyoruz. Hatta öğünlere dikkat etmemize rağmen aradaki bu ufak kaçamakları hesaba bile katmıyor ve neden kilo veremediğimizi anlayamıyoruz bile.

2- Yediklerinizi hafife almak

Yediklerinizi hafife almak
Yediklerinizi hafife almak

Kilo vermeyi çok istiyorsunuz ve öğünlere dikkat ediyor olabilirsiniz. Mutfağa girip çıkarken ağzınıza attığınız yiyeceklerin farkında mısınız peki? Ya da sofra kurulmadan önce alınan kaçamak çatalları hatırlıyor musunuz?

Biz insanların kilo vermekte yaptığı büyük hatalardan biri de yediklerimizi hafife almaktır. O küçük kaçamakların kaç kalori olduğunu hesaba katmıyor hatta sağlıklı mı değil mi diye kafamızda tartmıyoruz bile. "Azıcık aldım, bir şey olmaz" diye düşünüyorsanız, kilolarınızı kaşıkla verip kepçeyle geri alırsınız, benden söylemesi.

Bu duruma bir el atmanın vakti geldiyse eğer sizin için, o zaman bir diyetisyen eşliğinde güzelce beslenme planı hazırlayın ve ona harfi harfine uyun. Kaçamakları da sonsuzluğa uğurlayın.

3- Tabaktaki yemeği bitirmeye çalışmak

Tabaktaki yemeği bitirmeye çalışmak
Tabaktaki yemeği bitirmeye çalışmak

Bizim kültüre göre tabağa konulan yemekler bitmek zorundadır. Boyutu ne olursa olsun o tabağa konulanlar bitmezse, nimete saygısızlık yapılmış sayılır ve bitirmeyen de "müsrif" olarak fişlenir. Ne kadar da kötü bir durum, değil mi?

Müsriflik yapmak tabi ki de iyi bir durum değil fakat eğer kilo vermek gibi bir arzunuz var ise bu fişlemeden sıyrılmanızı sağlayacak güzel bir çözüm önerim var; tabağınızı küçültün.

Yeme alışkanlıkları ve kilo ortalamaları hakkında yapılan araştırmalara göre tabak boyutu ile doyuma ulaşmak arasında bir bağlantı olduğu saptanmıştır. Aynı miktarda yemeğin konulduğu standart tabak ve daha küçük tabak arasındaki kıyaslamalardan beynimiz, küçük tabaktaki yemeğin daha doyurucu sinyaller oluşturduğu yani bizim tabirimizle gözü doyurduğu ortaya çıkmıştır.

Görünen o ki, kilo vermek istiyorsanız ve çevrenizin size baskı yapmasından korkuyorsanız, gittiğiniz yerde küçük servis tabağı rica edin ve evde de bu alışkanlığı sürdürün. Bir süre sonra daha çabuk doyacak ve az yemeye başlayacaksınız.

4- Beklentileri yüksek tutmak

Beklentileri yüksek tutmak
Beklentileri yüksek tutmak

Kilo vermek için yanıp tutan bizler diyet ve spora başlar başlamaz hemen etki göreceğimizi sanıyoruz çoğu zaman. Hatta 2-3 hafta bu düzeni devam ettirdikten sonra verilen kilodan tatmin olmayıp eski düzensizliğe geri dönmek gibi bir hataya düşebiliyoruz.

Kilo vermenin ve sağlıklı yaşamaya başlamanın bir süreçten ibaret olduğunu yani hemen her şeyin anında gerçekleşmeyeceğini öncelikle bilmemiz çok daha iyi olacaktır. En azından psikolojik olarak yılmamak ve devam edebilecek gücü toparlamak için bu bilinçte olmamız gerekiyor.

Başlangıç olarak 2 haftada 1 kilo gibi azami ölçüleri hedef belirlemek ve bu hedefi zaman geçtikçe güncellemek gerekiyor. Başlangıçta "ben 20 kilo vereceğim" diye spor ve diyete asılırsanız ve bunu kısa sürede göremezseniz -ki muhtemelen göremezsiniz- motivasyon kısa süre içinde düşecek ve nur topu gibi bir hayal kırıklığına sahip olacaksınız maalesef. Beklentileri yüksek tuttuğumuz müddetçe yılma potansiyelimiz var ve bunu hiç istemiyoruz.

5- Her şeyin bir anda değişeceğine inanmak

Her şeyin bir anda değişeceğine inanmak
Her şeyin bir anda değişeceğine inanmak

Elimizde bir sihirli değnek olsa ve vermek istediğimiz kiloyu sesli bir şekilde söyleyerek vermeyi hangimiz istemiyor ki?

Spor ve diyet, kilo verme ve sağlıklı bir bedene kavuşmak için ideal yollar olsa da mucizevi değildir. Yani bizim doğamızda olan bir durumu disipline etmemiz ile netice alınması olarak değerlendirebiliriz. Yani demem o ki, kilo vermek için kendinize zaman tanıyın, bu süreç için vaktinizi iyi planlayın, hayatınıza entegre edin ve bunu bir yaşam biçimi haline getirene kadar istikrarlı bir şekilde sürdürün. Aksi halde kilo vermeyi aceleye getirerek ve her şeyin bir anda değişeceğine inanmak, sizi sadece demoralize etmekle kalmaz aynı zamanda sağlıklı yaşama adım atmanıza da engel olur yani bir sonraki kilo verme planınızı olumsuz etkiler.

Kilo vermenize engel olan başka unsurlara rastladınız mı? Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşın, görüşürüz :)

Kilo Vermenize Engel Olan 5 Hatalı Davranış
Cevapla