Ve İyilik Hep Kötülüğe Galip Gelir...
Hayatımız artık yerini ağır yaşam koşullarına bıraktığı gibi mevsimlerde günümüzde artık çetin ceviz verme mücadelesi yaşıyor. Sade yaşamları, nerede ise eşya yok denecek kadar az. Giysileri ve evleri gösterişten uzak. Doğa ile iç içe ve her şeylerini doğadan kendileri üretiyorlar.

Bizim yaşam standartımız ile onların yaşam standartlarını karşılaştırmaya kalktığımızda bir hayli ilkel gözüküyorlar. Ve günümüz şartlarında bu tür gruplara gelişmemiş deniyor. Gelişmediklerinden dolayı da hep dışlanmışlar. Gelişmemişliğin verdiği cehaletten dolayı topraklarına ve kendi bedenlerine bile el konulan kişiler halini almışlar.

Gelişemediklerinden dolayı ve yaşam şartlarına göre savaşçı bir ruha sahipler. Çünkü içinde bulundukları doğal ortam ne yazık ki bunu gerektirmektedir. Ama saygılılar. Kötülük nedir bilmiyorlar. Onlar sadece iyilik ile zorlukların üstesinden gelebileceklerini inanıyorlar ve biliyorlar. 
Böyle bir durumda içinde kötü yan besleyen bizler, bu kişilerin yaşam şartlarını anlamakta zorlanıyoruz ve onları hor görmekten geri kalmıyoruz. Zor dönemlerde olduğumuz, birbirimizi yediğimiz, kardeş kardeşi öldürdüğü bu dünyada aslında onlardan alabileceğimiz o kadar çok ders var ki!

İyiliği unuttuk, yalan dolan peşinde dolaşan bir millet olup çıktık. Kızgınlıklar, öfkeler, kalp kırmalar, incitmeler de bu işin cabası ne yazık ki…

Bizler bize kötülük yapan bir kişiye daha kötü şekilde zarar vermez ise rahat edemiyoruz,
Şimdi ben sizi Afrika’nın bir kabilesine götürmek istiyorum. Burada herkese ait bir HAYAT ŞARKISI var. Afrika’da henüz doğmadan önce yine kendisi tarafından belirlenen bir şarkı bu. Böyle bir şey nasıl olur der gibisiniz. Ama onların inanışları böyle. Bence kulağa çok hoş geliyor.

Kabilenin içinde hamile kalmaya karar veren kadınlar, bir ağacın altına oturur. Tüm kabile ile dileğini paylaşır, henüz doğmamış olan çocuğuna armağan edeceği şarkıyı niyet eder. Niyeti gerçekleştiği zaman, yani kalbinde hissettiği günü unutmuyorlar. O gün, çocuğunun kendisi ile ilk iletişim kurduğu gün olduğuna inanıyorlar. Ve bu nedenden dolayı da doğum tarihini o gün kabul ediyorlar.
Çocuğundan duyduğu o şarkıyı eşine ve öğreten anne adayının hamile kalması ile herşey hazır olmuş oluyor. 
Hamilelik bittiğinde ve yavrusunu kucağına aldığında çocuğunun kulağına hayat şarkısını usulca fısıldıyor. Ve onların inanşına göre bu şarkı onun hayatı boyunca hep yanında, ve kulağında olacak. Sadece öldükleri zaman hayat şarkılarının da onunla birlikte son bulduğunu düşünüyorlar.
Bir suç işlediklerinde ya da kötülük yaptıklarında bu şarkıya sarılıyorlar. Ceza yerine, sevgi ile birbirlerinin ruhlarına karşılık veriyorlar. 
Herkes kabilenin toplandığı bir meydan var oraya çağrılıyorlar. Çember halinde yere oturuyorlar. Ve hep bir ağızdan hayat şarkısını söylemeye başlıyorlar. Yapmış olduğu iyilikleri, güzellikleri hatırlamalarını sebep olan bu şarkı sayesinde kim olduklarını bir kere daha hatırlıyorlar. Her insanın iyi olduğunu ama bazen yanlışlıklar da yapabileceğini inancına sahipler. Ama bu konuda onların tek çözümü sevgi herşeyi sevgi ile halletmeye çalışıyorlar.

Kabileden bir kişinin yapmış olduğu kötülük ile aslında etrafındaki kişilerden yardım istediğine inanıyorlar. Böylelikle de kabile halkına düşen tek görev o kişiye yardım etmek oluyor. Bir nevi o kişinin kendisindeki iyi yanların gün yüzüne çıkmasına sebep oluyorlar.

Ve iyilik hep kötülüğe galip geliyor.
Afrika'da yaşayan bir kabilenin yaşamını dile getirmeye çalıştım bu BENCE'mde. Dostça ve sevgiyle kalın...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar