İyiliği Emret, Kötülükten Sakın!

UDixon

Bugün Size İyiliği Emredip Kötülükten Men Etmenin(EMİR bi’l-MA‘RÛF NEHİY ani’l-MÜNKER) önemini anlatacağım dostlarım.

İyiliği Emret, Kötülükten Sakın!

Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker, farz-ı kifayedir. Maruf, dinimizin emrettiği hususlardır. Münker ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü teâlânın razı olmadığı işlerdir.

Emr-i maruf çok mühimdir. Emr-i maruf yapılmazsa, ilim yok olur. Cehalet ve sapıklık yayılır. Fitne her tarafı kaplar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlânın yeryüzünde şehitlerden üstün mücahidleri vardır. Bunlar, emr-i bil maruf ve nehy-i münker yapanlardır.) [İ. Gazali]

Emr-i bil maruf yaparken dikkat edilmesi gereken konu kişiyi aşağılamamak kalbini kırmamak ona en tatlı dilimizle ehveni şer(en az kötü olan) yaparak kötü huyunu bıraktırmaya çalışmalıyız çünkü İnsanoğlu nefs sahibi bir varlıktır bağımlı olduğu günahından kolaylıkla vazgeçemez bunu daha az kötüyle değiştirerek onu bu günahından yavaşça terk etmesine vesile olabiliriz. Emr-i bil maruf yaparken de yaptığımız kişiye bağırıp çağırmadan aşağılayıp hor görmeden güler yüzlü yumuşak bir dille yapmalıyız. Emri bil maruf yapacağımız zaman da sadece başkasına değil aynı zaman da kendimize de yapmalıyız. O halde emr-i maruf yapan, ilmi ile amil olmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İsra gecesinde, ateşten makaslarla dudakları kesilen insanlar gördüm. Kim olduklarını sordum. Onlar da "İyilikle emreder kendimiz yapmazdık. Kötülükten nehyeder; fakat kendimiz sakınmazdık" diye cevap verdiler.) [İbni Hibban]

Herkes gücünün yettiği kadarıyla emri bil maruf yapmak durumundadır. Nitekim efendimiz hadisinde:

İbn Abbâs"ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen ve iyiliği emredip/teşvik edip kötülükten sakındırmayan/uzaklaştırmayan bizden değildir.”

(T1921 Tirmizî, Birr, 15)

Emr-i bil maruf Çeşitleri Nelerdir ?

1- Gayri Müslime İslamı Anlatmak davet etmek

2-Günah İşleyen veya işleyecek bir Müslümanın Günahını engellemek

3- İlim öğretmek vaaz vermek

4- Zalime karşı yapmak

5- Fitneyi önlemek için yapmak

Emr-i bil Maruf Yapmamanın Zararları Tehlikesi

Allahımız ve Peygamberimiz bize iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı sürekli emretmiştir. Herkes kendi gücü kadar bunu yapmakla mükelleftir. Bu konuda hiç bir çaba göstermeyenlere Birkaç hadis-i şerif:
(Birbirinize Müslümanlığı öğretin! Emr-i marufu bırakırsanız, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve dualarınızı kabul etmez.) [Bezzar]

(Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) [Deylemî]

(Günahkâr bir toplumdaki iyi kimseler, kötülükleri düzeltmeye güçleri yettiği hâlde, düzeltmezlerse, Allahü teâlâ, ölümlerinden önce onların hepsine şiddetli azap eder.) [Ebu Davud]

(Allahü teâlâ, bir meleğe, bir beldeyi yıkmasını emreder. O melek, bu beldede hiç günah işlemeyen bir zatın da olduğunu bildirince, Cenab-ı Hak, "Belde halkıyla onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmedi" buyurdu.) [Beyhekî]


(Eski milletlerden bir kısmına depremle azap yapıldı. İyiler de helak oldu. Çünkü işlenen günahlar karşısında susup, imkânları varken önlememişlerdi.) [Taberanî]

(Yâ Resulallah, içinde iyilerin de bulunduğu bir ülke helak olur mu?) diye soranlara, (Evet günah işlenirken, iyiler sükût ederse, hepsi helak olur) buyurdu. (Bezzar)

Emr-i bil Maruf Nasıl Yapılır ?

Emr-i maruf iki suretle yapılır:
1- Söz, yazı ve medya ile: Bunu yaparken, bilgi azsa ve şahsa, âdetlere, kanunlara dikkat ve riayet edilmezse, fitneye sebep olabilir.
2- Hâl ile: İslam’ın güzel ahlakına uyarak, örnek olmaktır. Herkese tatlı dil, güler yüz göstermek, kimseyi incitmemek, kimsenin malına, ırzına göz dikmemek, kanunlara uymak, vergilerini, borçlarını ödemek, en tesirli, en faydalı nasihat olur. Bunun içindir ki, (Lisan-ı hâl, lisan-ı kalden entaktır) demişlerdir. Yani, insanın hâl ve hareketi, sözünden daha tesirli olur. Görülüyor ki, İslam'ın güzel ahlakına uygun yaşamak, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmanın en güzel yoludur. Mühim bir farzı yapmak, ibadet etmektir. (S. Ebediyye)

(Günah işleyeni, elinizle men edin, buna kuvvetiniz yetmezse, sözle mâni olun! Bunu da yapamazsanız, kalbinizle beğenmeyin! Bu ise, imanın en aşağısıdır) hadis-i şerifinin açıklaması şöyledir: Kadı zade Ahmed efendi buyuruyor ki:
El ile, güç kullanarak nehy-i münker yapmak, yani günah işleyene mâni olmak hükümetin vazifesidir. Sözle, yazıyla cihad etmek, âlimlerin vazifesidir. Kalble dua etmek ise, her müminin vazifesidir. Etkili olacaksa, bu vazifeleri yapmak vacib olur. Fitneye sebep olacağı umulursa, terk etmek vacib olur. Fitne bulunan yere zaruretsiz gitmek caiz değildir. Eğer dinini korumak için hicret ederse, güzel olur, Cennete girmeye lâyık olur.

Emr-i bil Maruf Yaparken Yaptığımız Hatalar

Emr-i bil maruf yaparken o kişiyi rencide etmemeli baskı yapmamalı ona bunu diretmemeliyiz bu yöntem kesinlikle ters tepecektir. Çünkü efendimiz Aleyhisselam kimseye zorla bir şey yaptırmamış onlara sadece tebliğ yapmıştır. Nitekim Ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur: Kasas﴾56﴿
Kuşkusuz sen istediğini hidayete erdiremezsin. Ama Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir.

En doğru Emr-i bil maruf yöntemi güzel ahlak ve hal iledir kişi ne kadar düzgünse ve takvalıysa haliyle yaptığı Emr-i bil maruf diliyle yaptığından çok daha tesirlidir. Nitekim müşrikler peygamberimizin tatlı dilinden çok Ahlakı hal ve hareketlerine hayran olmuşlardır ve etkilenmişlerdir. Emr-i bil maruf yaparken kişiden o günahını bir anda bırakmasını beklememeliyiz ona ehveni şer çözümler bularak yani kötünün arasından en az kötü olanı seçtirerek o günahını azaltabiliriz. İçki ayeti gelmeden önce o zamanın Müslüman toplumu eski adetleri olan içkiyi bırakamamıştır bu yüzden de Allahımız içkiyi bir anda yasak etmemiş bunu zamana yaymıştır. Sadece namaz vakitleri haricinde içki içilmesine müsade edilmiştir. Bu da en etkili günahtan alı koyma yöntemidir çünkü İnsanlar alışkanlıklarından kolayca vazgeçemez bunu zamanla azaltarak yok edebilirler o yüzden efendimiz içkiyi bir anda yok etmeyip zamanla yasak etmiştir.

Bir diğer hata ise Emr-i bil maruf yaptığımız kişiye öfkelenip o kişinin affolunamayacağını cehenneme gideceğini söyleyip o kişiyi dinden daha çok soğutmaktır. Nitekim son nefeste kimsenin imanının garantisi yoktur ve Allahımız her günahı affedebileceğini buyurmaktadır:

Zümer﴾53﴿
De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”

rahip Barsisa kıssası buna örnektir. Kibir ve Riya en büyük günahlardandır. Riya ise gizli şirke girer ve yapılan amelleri boşa çıkartır. O kızdığımız kişi belki bizi geride bırakıp Müslüman ölecekken biz ise kafir ölebiliriz kalpleri ancak Allah bilir o yüzden bu tarz yaklaşımlar kişinin imanını tehlikeye sokar.

Emr-i bil Maruf Hakkında Ayet Ve Hadisler

1. “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. (Âl-i İmrân sûresi, 104)

2. “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten menedersiniz.” (Âl-i İmrân sûresi, 110)

3. “Sen af ve kolaylık yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” (A’râf sûresi, 199)

4. “İnanan erkekler ve kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emreder, kötülükten menederler.” (Tevbe sûresi, 71)

5. “Emrolunduğun şeyi açıkça bildir.” (Hicr sûresi, 94)

6. “Biz fenalıktan menedenleri kurtardık; zâlimleri de Allah’a karşı gelmekten ötürü şiddetli azâba uğrattık.” (A’râf sûresi, 165)

7. Şura﴾30﴿
Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.

8.Rum﴾41﴿
İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara ­tattırıyor.

İYİLİĞİ EMİR KÖTÜLÜKTEN NEHİY HAKKINDA HADİSLER

1. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ i şöyle buyururken işittim dedi:

“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17)

2. İbni Mes’ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan ihlâslı ve seçkin yakın çevresi ve ashâbı vardı. Bu samimi çevre ve ashâbından sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler onların yerini aldı. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü’mindir, diliyle cihad eden mü’mindir; kalbiyle cihad eden de mü’mindir. Bu kadarcığı da bulunmayanda hardal tanesi ağırlığında bile iman yoktur.” (Müslim, Îmân 80)

3. Ebü’l-Velid Ubâde İbni Sâmit radıyallahu anh şöyle dedi:

Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ e zorlukta ve kolaylıkta, sevinçli ve kederli anlarda, başkaları bize tercih edildiği zamanlarda kendisini dinleyip itaat etmeye, açıkça küfür sayılan bir şey yapmadıkları sürece devleti yönetenlerin işlerine karışmamaya, nerede olursak olalım hakkı söyleyeceğimize ve Allah hakkı için hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza dair bey’at ettik. (Buhârî, Ahkâm 42; Müslim, İmâre 41. Ayrıca bk. Nesâî, Bey’at 1, 2, 3; İbn Mâce, Cihâd 41)

4. Mü’minlerin annesi, Ümmü Seleme Hint Binti Ebû Ümeyye Huzeyfe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizin üzerinize birtakım emirler, yöneticiler tayin olunacaktır. Onların dine uygun olan işlerini iyi bulur, uygun olmayanlarını ise hoş karşılamaz, tenkit edersiniz. Kim hoş karşılamaz, kerih görürse günahdan korunmuş olur. Kim de tenkit eder, onların kötülüklerine engel olmaya çalışırsa, kurtuluşa erer. Fakat kim de razı ve hoşnut olur, onlara uyarsa isyan etmiş olur.” Bunun üzerine sahâbe-i kirâm:

- Ya Resûlallah! Onlarla savaşmayalım mı? dediler.

Peygamber Efendimiz:

–“Aranızda namaz kıldıkları sürece hayır” buyurdu. (Müslim, İmâre 63)

5. Huzeyfe radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azab gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama, duanız kabul edilmez.” (Tirmizî, Fiten 9)

6. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Cihadın en faziletlisi, zâlim sultanın karşısında hakkı ve adaleti söylemektir.” (Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî, Fiten 13. Ayrıca bk. Nesâî, Bey’at 37; İbni Mâce, Fiten 20)

7. Ebû Abdullah Târık İbni Şihâb el-Becelî el-Ahmesî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ayağını özengiye koymuş vaziyette iken, bir adam:

– Hangi cihad daha faziletlidir, diye sordu? Peygamberimiz:

– “Zâlim sultan katında söylenen hak söz” buyurdular. (Nesâî, Bey’at 37)

8. İbni Mesut radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İsrailoğulları arasında dinden sapma, ilk defa şöyle başladı:

Bir adam bir başka adama rastlar ve:

Bana baksana! Allah’dan kork ve yapmakta olduğun şeyi terket. Çünkü bu sana helâl değildir, derdi. Ertesi gün, aynı işi yaparken o adamla tekrar karşılaşır ve kendisini yaptığı kötü işten nehyetmediği gibi, onunla yiyip içmekten ve birlikte olmaktan da çekinmezdi. Onlar böyle yapınca Allah Teâlâ kalblerini birbirine benzetti. Sonra Resûl-i Ekrem şu âyeti okudu:

“İsrâiloğullarından kâfir olanlar Hz. Davut’un ve Meryem oğlu İsâ Aleyhisselam’ın diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, baş kaldırmaları ve aşırı gitmeleriydi. Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara mani olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi! Onlardan çoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin onlara âhiret hayatı için hazırladığı şeyler ne kötüdür! Allah onlara gazab etmiştir, onlar azab içinde temelli kalacaklardır. Eğer Allah’a Peygamber’e ve ona indirilen Kur’an’a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir” (Mâide sûresi, 77-81)

Hz. Peygamber bu âyetleri okuduktan sonra şöyle buyurdu:

“Hayır, Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zâlimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalblerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrâiloğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder.” (Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî, Tefsîru sûre (5), 6, 7)

9. Ebûbekir es-Sıddîk radıyallahu anh şöyle dedi:

Ey insanlar! Şüphesiz siz şu âyeti okuyorsunuz:

“Ey inananlar! Siz kendinize bakın, doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. İşlemekte olduklarınızı size haber verecektir” (Mâide sûresi, 105) Oysa ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim:

“Şüphesiz ki insanlar zâlimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsine umumileştirmesi yakındır.” (Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî, Fiten 8; Tefsîru sûre (5), 17. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 20)

Bence'miz bu kadardı, umarım işinize yaramıştır.

İyiliği Emret, Kötülükten Sakın!
2
11
Görüşünü yaz
2Kız Görüşü
11Erkek Görüşü
Kapat

En İyi Erkek Görüşleri

  • halilim123
    Ellerine sağlık.
    Insallah hepimiz iyi birer insan oluruz.
    Görüş hala geçerli mi?
    • UDixon

      Sağ ol abim

    • halilim123

      Eig icin tesekkurler. Acikcasi eig'yi hakettigimi dusunmuyordum. d

  • Blacksmoke19
    Senin gibi adamlar lazim her yere paylasimin cok guzel
    Görüş hala geçerli mi?

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor?

29
  • SonDUÂM
    Selamun aleyküm. Teşekkür ederim kardeşim. Bir farzı bize hatırlattığın için. Ne de çok unutuyoruz aslında değil mi? Dinin kendisiyle var ve kaim olduğu en önemli şeyi..
    "Din nasihatle kaimdir." O halde nasihat yoksa din de zamanla kalplerden silinir.

    Allah iyiliği sevdiren ve kötülükten sakındıran dostlar çıkarsın karşımıza.
    Yazıyı okurken birçok hadis gözlerimin önünden geçti ve okudukça sanki hepsi sıralanmış gibiydi. Hal dili ile olan örneklik en etkili emri bil maruf ve nehyi anil münker şeklidir.. Çünkü öyle olursa insan gördüğünden, yapmadığı şey karşısında mahcup olur, kendisi de yapmaya çalışır ve yaptığı şeyden de kötü olduğu nispetinde utanır onu terk eder.

    Birçok yer dikkatimi çekti, sözü uzatmamak için yalniz ikisini alıntılıyorum;
    "Belde halkıyla onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmedi."
    Bu uyarı size korkutucu gelmiyor mu? İnsanlara herhangi bir konuda dil ya da halinizle nasihatte bulunduğunuzda sizi kınadıklarını görüyorsunuz. Çünkü uyarılmaktan ve birinin uyarılmasından nefisleri hoşnut olmaz. Onu kendi haline bırakmanızı/terketmenizi ister. Halbuki siz onu uyarmakla mükellefsiniz. Herkesin üzerinizde hakkı vardır. Bunlardan biri de kötü bir şeyi gördüğünüzde düzeltmek ve iyi bir şeyi de teşfik etmektir.

    "... açıkça küfür sayılan bir şey yapmadıkları sürece devleti yönetenlerin işlerine karışmamaya..."
    Şimdi biatte bulundukları çok önemli mevzulardan birisi de budur. İnsan eğer uyarmada ölçüyü aşarsa kendi işi olmayan şeylere de burnunu sokar ve kibirlilik taslar. Bu konuda ölçüyü tutmak elzemdir. Aksi halde insan yapamayacağı şeyi emreder ve yaptığı bir kötülükten sakındırır..

    İnsanlar dişlerini gıcırdatan ve nefislerini tırmalayan şeyler hakkında konuşmayı çok severler. Gördüğüm en büyük tehlike ise ise yaramayan içi boş, kimseye faydası olmayan vakti de ahlakı da zayi eden faydasız sözlerdir. Nitekim insanlar vakitlerinin çoğunu buna harcar. Gece gündüz eleştirir durur. Ama hiçbir düzelticiliği yoktur.

    Bir başkasının hakkında boyumuzu aşar bir şekilde kınayıcı ve eleştirel bir bakış açısından kurtulamazsak hayatta yasayacaklarımız kınadıklarımız olur. Zira kimse imanlı öleceğinden emin değildir ve herkes önce kendi nefsiyle emirlidir..

    #Selâmetle 🙂
    • Ne güzel söylediniz , yüreğinize sağlık...🌸

    • SonDUÂM

      Estağfurullah, Allah razı olsun teşekkür ederiz

  • gündüzüngüneşi
    Mükemmel bir bence olmuş kardeşim emeğine sağlık Emri bil Maruf ve Nehiy Anil Münker, Müslümanlığın şiarıdır. Bizim Müslüman olduğumuzun göstergesidir. Bunu yapmazsak imanımızda bir sorun var demektir Allah muhafaza
  • gencoyun-135
    Seni %100 tanımadığım için senin hakkında kesin bir şey söylemek istemiyorum. Ama sen çok iyi bir insana benziyorsun. Kaç defa da bana güzel akıl vermiştin. Bu bence de hem sen hem ben yani kısaca bizler gibi iyi insanlara örnek olsun diye hazırlanmış.

    Eline emeğine sağlık.
    • UDixon

      İyi değilim ama olmaya çalışıyorum diyelim dostum.

    • Neden iyi değilsin?

    • UDixon

      Günahkarız o yüzden iyi değilim

    • Hepsini Göster
  • Grakasham
    Allah (c. c) senden razı olsun. İlim paylaşıldığı kadar büyüktür.
  • Gökyüzününkanadıı
    Daha öncede okumuştum yazını abi ama acelem vardı ve ne yorum yapabildim ne de doya doya okuyabildim. Şimdiye kısmetmiş..

    Açıkçası okurken biraz duygulandım, korktum.. "bizden değildir" sıfatına dahil olmaktan, cennete girmeye layık olamamaktan çok korktum.

    Dosdoğru değilim, dört dörtlük değilim belki de Müslümanlığın hakkını vere vere yaşamıyorum, bilmiyorum. Ama çabam, gayretim bu yönde çok şükür. Başkalarına da bildiklerimi ( ki hiçbir şey bilmiyorum aslında) anlatmak, onların da bu huzuru tatmalarını istiyorum. İnşaAllah birilerine bi faydam dokunur, islamı hakkını vere vere yaşarım da başkalarına da örnek olurum.

    Allah'u teâlanın yeryüzünde üstün mücahidleri vardır. Bunlar emr-i bil maruf ve nehy-i münker yapanlardır.. Üstün mücahidlerden olalım İnşaAllah. Allah razı olsun, eline, emeğine, yüreğine sağlık.
    • UDixon

      Amin kardeşim. Mahmud efendi hazretlerinin bir sözü var. Ne kadar bozuk olursanız olun doğru inanç yani itikad sizi cennete sokar bir şekilde amel de gerekli ama tabii ama en önemli olan inancımız bozuk olmamalı amel inançtan sonra gelir.

    • Ben aslında bilgisizliğime üzülüyorum. Okuyorum, okudukça daha çok hayıflanıyorum. Ama daha da çok hırslanıyorum, öğrenmek adına. İnancımın da amellerimin de dosdoğru olması için uğraşıyorum. Bi 18 yılcık kadar geç kalmış olabilirim bu uğraş konusunda ama Rabbimin izniyle O'na layık olacağım..

    • UDixon

      "Aranan hazinenin yolunu gösterdim sana belki sen kavuşursun biz varamadıksa da" Cennetin anahtarı ilk önce düzgün itikad sonra da amelden geçer.

  • Neyzenahmet
    Kardeşim çok teşekkür ederim harika bir paylaşım olmuş
  • Karamelaaaa
    Eline emeğine sağlık 🍥
  • xhgahsdas
    Rabbim iyilerle karşılaştırsın...
  • yasin_s
    Evet
  • LacivertGandalf
    Allah razı olsun
  • Blaackk35
    Eline sağlık reis
YÜKLENİYOR...