
Tarih boyunca zulüm hiçbir zaman âbâd olamamıştır, mutlaka zulüm düzenleri yıkılmıştır. Binlerce yıldır yeryüzüne Nemrud'lar, Firavun'lar, Nebukadnezar'lar gelip geçmiştir. Bir Nemrud ve Firavun hükümranlığı bütün dünyaya şamildi. Yani bu zalimler bütün dünyanın kendi zamanında tek kralıydı. Saltanatının bekası için masum bebekleri öldürten Firavun 400 yıl hayat sürdü ve denizde boğuldu. İbrahim peygamberi canlı canlı ateşe atan Nemrud ise topal bir sivrisineğin burun deliğinden girmesiyle kafasına tokmaklar vurdurarak öldü gitti.

Dünyanın son zamanlarında en güçlü ülkesi Almanya ve bu ülkeyi yöneten Hitler'de yıkılıp gitti. İnsanları etnik kimliği nedeniyle fırınlarda yakanlar da belasını buldu. Allahu teala hiçbir zulüm düzenine razı gelmez, mutlaka mazlumların bedduası tecelli eder ve işleri tersine çevirir.
Yunan zulmü de yerde kalmadı, soydaşlarımıza yaptıkları soykırımları, gebe kadınların karınlarını dirgenlerle deşen bu zalimleri unutmayın. İkinci dünya savaşında Almanya'nın Yunanistan'ı ablukaya almasıyla Yunanistan sokaklarında açlıklan ölmüş insanların cesetleri çürümeye terkediliyordu. Eden bulur demişler, bir de zulmün bu tarafı vardır, yani kaybetmekle de kalmayıp bedel ödeme tarafı da vardır zalimler için. Hala ekonomik krizlerden kurtulamıyorlar, iki yakaları bir araya gelemiyor.

Bunun gibi nice örnekler vardır, uzatmaya çok gerek görmüyorum. Demek istediğim şu; zulmeden devletlerin idarecileri yaptığı zulümlerin karşılığını bulmuştur. Halkına meydanlarda, eylemlerde, sokaklarda, ekonomide, vergi ve harçlarda, asgari ücret ve emekli maaşlarında zulmeden bir hükümetin idarecileri bu düzenin böyle gideceğini sanarak aldandılar. Bir yandan yolsuzlukların da yapılması ve hiçbir şey olmamış gibi halkın gözüne bakarak alay edilmesi bu çöküş sürecini hızlandırır.

En önemli etken müsrif ekonomidir arkadaşlar. Ülkede insanların acil olarak iş ve para aradığı, piyasaların canlılık ve hareket aradığı bir dönemde siz katrilyonlarca lira harcayıp saray yaptırırsanız, milyon dolarlar vererek -halkın parasıdır- uçaklar, otomobiller alırsanız zulmetmiş olursunuz. Sizin seçmeniniz buna razı olabilir ancak öte yandan ezilmiş insanlar da vardır ki bir tekinin bedduası size yetebilir. Allahu teala iki duayı asla reddetmez.
“İyi biliniz ki Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” (HUD SURESİ – 18. AYET)
Öyle ise güçlü ve kuvvetli kimse, gücüne ve kuvvetine güvenerek başkalarına zulmetmemelidir. Örneğin devlet makamlarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullanarak dersaneleri kapatmak, polisleri, hakimleri, savcıları tutuklamak, hiçbir suçu olmayan polis öğrencileri okullardan sebepsiz ve apansız okullardan atmak zulümdür. Mazlumun bedduası, kendisine zulmeden padişah da olsa tahttan indirir.

Karakol basarak, pusuya düşürerek askerlerimizi şehid eden veya rehin alan bir terör örgütüne taviz vererek çözüm süreci başlatmak da zulümdür, şehid kanına saygısızlık ve ihanettir. Bir parti düşünün ki şehid haberlerinin oy kaybına neden olduğundan dolayı bölücü hainler karşısında çaresiz kalıp masaya oturuyor. Bir manevra ile son seçim ayakta kalabilse de son seçim tablo açık, herşey ortada, anlatıp uzatmaya pek gerek görmüyorum.
Not: Ben bu yazıda A şahsı, B şahsı, X partisi veya Y partisi'nin ismini vermediğime dikkat çekmek istiyorum. Lütfen eleştiri şablonumu bir kalıba sokmayın ve şahıslara veya siyasi örgütlere indirgemeyin. Konu: Herhangi bir devletin halkına zulmetmesidir, konu a partisi veya c partisi değildir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar