Kötülerin Dünyasına Samimi Bir Bakış

Evet değerli KS üyeleri bugün sosyal bir yara olmaya başlayan bir konu hakkında yazacağım. Ben onlara ötekiler diyorum. Evet onlar bizim bazen görünce yüz çevirdiğimiz, bazen görmezden geldiğimiz ama ne yaparsak yapalım yine de varlıklarını kabul ettiğimiz kişiler. Toplum jargonundaki ifadesiyle "Kötüler"in Dünyasını anlatacağım bugün size. İnsan neden 3 günlük Dünyada kötü olmayı seçer? Neden başka insanlara kötülük yaparak mutlu olur? Ben Kötüler diye tabir edilen bu insanları 3 başlık altında sizlere tanıtacağım.

1) Doğuştan kötüler
Kötülerin Dünyasına Samimi Bir Bakış

Bu insanları aslında hepimiz yakından tanıyoruz. Hani şu akşam haberlerinde izlediğimiz; adı hırsızlık, dolandırıcılık, adam yaralama, gasp gibi birçok suça bulaşan, adli sicil kaydı daha küçük yaşlardan itibaren sayfalar dolusu uzunluğa ulaşan insanlar.

Bu kişiler tabiri caizse doğuştan şanssızdır. Anne babaları da tıpkı kendileri gibi küçük yaşta suç işlemeye başlamış ve bunu yaşam biçimi haline getirmişlerdir. Dolayısıyla hep suçla iç içe bir çevrede büyürler. Zamanla bu yaşam onların zihninde normalize olur yani bir nevi kötülük kanıksanır. Yavaş yavaş normal görülmeye başlanır.

İyi insanların toplumda kabul gören yaşam biçimi genelde çevreleri tarafından onlara öğretilen davranış biçimleriyle şekillenir. İşte kötü çevrede durum bunun tam tersidir.

2) Özellikle ergenlikte kendini bozup, kötü yola düşenler
Kötülerin Dünyasına Samimi Bir Bakış

Bazı insanlar ortalama ama genelde mutsuz ailelerde büyür ve mutluluğu dışarıda aramaya başlar. Evdeki ortam onu sürekli mutsuzluğa sürüklediğinden, dışarıdaki hayatında farklı bir kimlik sergiler çoğu zaman.

Hep çok mutlu bir insan portresi çizip, içten içe gerçekten mutlu insanların yaşantılarına özenir. Bu durum onun adaletsizlik duygusunu daha da derinden hissetmesine neden olur. Bu durumun ortaya çıkmasında en büyük etken kişinin savruk ergenlik döneminde öz güvenini tamamlayamamasıdır.

3) İyiyken kaybedip, kötüyken kazanmaya çalışanlar
Kötülerin Dünyasına Samimi Bir Bakış

Bazı insanlar da yukarıdaki iki durumda anlattığımın tam tersi bir ortamda büyürler. Aileleri onlara karşı ilgilidir, çevreleri tarafından genelde sevilen ve takdir edilen insanlardır. Ama kötülükle tanıştıktan sonra ondan vazgeçemezler.

Bu insanların çoğunun hayatında bu çizgiyi aştıkları bir kırılma noktası vardır. Kimisi çok sevmiş ve terk edilmiş, kimisi hep iyi niyetle düşünüp iyi niyetinin kurbanı olmuş, kimisi de iyi niyetle yaptığı her şey kötü sonuçlar verenlerdir. Bu gruptaki insanlar iyilikten bir fayda gelmeyeceğine kanaat getirip, hayatının kalanını geçmişte yaptıklarının tam tersini yaparak devam ettirmeye karar verirler.

Evet değerli KS üyeleri bu Bencemde size Kötülerin Dünyasından birkaç profil çıkarmaya çalıştım. Bu Benceyi yazmamdaki tek amaç; Kötü diye tabir ettiğimiz insanların psikolojisine yakından bakıp, onları bir nebze olsun anlayabilmenizi sağlamaktı. Okuduğunuz için teşekkür ediyor, değişik ve orijinal başka Bencelerimde görüşmek üzere hoşçakalın diyorum :)

Kötülerin Dünyasına Samimi Bir Bakış
Cevapla