Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Bir şey size vicdan rahatlığı veriyor. Bu yüzden mutlusunuz. Karşılıklı ya da karşılıksız vicdanınızın hala yerinde olduğunun fısıltısını duyuyorsunuz ya da belki bir başkası duyuyor. Ama aynı şey ya vicdan rahatlığı verip mutlu etmemiş olsaydı… Ya da tam tersi olsaydı? Ya da bir şey hissettiğinizden dahi haberiniz olmasaydı? O zaman değişir miydi kategori.. İyilik işte tam da burada devreye giriyor. Birisine iyilik yapma zorunluluğun resmi olarak yoktur. Ama herkes fark etmeyerek dahi olsa mutlaka iyilik yapar. Kötü bir insan bile fark ederek ya da etmeyerek size iyilik yapabilir. Yani bu biraz kötülükten doğan iyilik gibi bir şey oluyor ama ortaya çıkardığı etki aynı. Şimdi biraz empati yapalım;

İstemedikleri Halde İyilik Yapmaya Devam Ediyorum.

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Birisine sürekli olarak iyilik yapıyorsunuz ama karşılığını alamıyorsunuz. Ve sonra diyorsun ki ben salak mıyım iyilik görmediğim halde yapmaya devam ediyorum. Ama sen yapmaya devam ettikçe de içindeki vicdan rahatlığından istemsiz bir huzurlu oluş olur. Sonra bir daha sanki bunu yapmak zorundaymış gibi hisseder tekrar tekrar yaparsın. Tekrar tekrar yaparsın çünkü iyilik yapmak seni karşındaki kişiye daha çok bağlamıştır. Sen farkında bile olmadan. Hatta belki de farkındasındır. Ona daha çok iyilik yapmak istersin. İşte bu da psikolojinin bir oyunu. Psikolojik olarak Benjamin Franklin etkisi, manevi olarak ta değer verme diyebiliriz galiba. Yani aptal değilsiniz. Ya da güçsüz, yüzsüz değilsiniz. Eğer karşındaki kişide bir ışık görüyorsan, içinde bir his varsa karşılığını almasan dahi iyilik yapmaya devam et. Bu seni basit ya da salak yapmaz. Aksine bir şeylerin farkına varabilecek potansiyelde olan bir insanı kendine getirmiş olursun. Senin sayende bir şeyleri fark eder. Hayatının düzene girmesini sağlayacak tek bir hareket yaparsın belki. Her şey olabilir. Ama geç dahi olsa emin ol o yaptığın iyiliğin karşılığını illa ki alırsın…

O İyilikler Mutlaka Bir Gün Sizi Bulacak...

Super Girl.
Super Girl.

Belki hiçbir şekilde karşılık beklemeden ya da karşılık bekleyip karşılığını alamıyorum diye üzülerek yaptığın iyilikler bir gün sen farkında dahi olmadan hayatının akışını etkileyecek, senin mutlu olacağın bir olayı tetikleyecek. Ama işte bunlar öyle özel olarak beklenen şeyler değil. Yani ben sırf bana geri dönsün diye iyilik yapıyorum dediğin zaman olmuyor. Zaten anahtar kısmı orada. İyiliği yaparken dahi iyi niyetin kötü niyetin seninle. İyilik her yerde.

Bir İnsanın Umudu Olmak Peki...

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Düşük gelirli bir aile düşünün. Anne ev hanımı, baba işçi. Hasta bir çocukları var. Ve tedavisi için Türk versiyonuyla ayda en az 30 Bin TL’ye ihtiyaçları var. Hatta belki de daha fazla. Bu aile karşılıksız gelecek bir iyiliğe muhtaç değiller midir… Umut etmiyorlar mıdır? İmkanın varsa onlara maddi bir iyilik yaptığını düşün. Bir insanın umudu olmak, yaşadığı süre boyunca o kişinin duasına girmek… Hiç olmadı hadi o çocuğun aldığı her nefesten sana gelen sevabı düşün. Oysa ki iyilik manevi bir duyguydu. Ama sen maddiyatını da kattın. Kat kat katlanmaya devam ediyor…

''Böcekler''

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Ah evet böcekler kulağa hoş gelmiyor… Ama sonuç olarak o da bir canlı. Dış görünüşü ne olursa olsun, boyutu ne kadar fark ederse etsin, sana göre faydası ister az ister çok olsun. O bir canlı. Ters dönmüşken düzelttiğinde, evine gittiğini anladığın da onu öldürme imkanın olduğu halde gitmesine izin verdiğinde, yardımcı olduğunda, ona tek gittiği yolun o olmadığını daha güvenli gidebilmesi için göremediği farklı yolların da olduğunu görmesini sağladığında, belki önüne bir ekmek kırıntısı koyduğunda aslında küçücük olan her şeyle ona koskocaman bir iyilik yapmış olursun. Sana hissettirdiği o vicdan rahatlığı o an o kadar muhteşemdir ki. Mutluluk hormonları hop aktivenin hakkını veriyordur. Bu arada fark ettiniz mi sadece böcek dedim. Bu böceği mecazi mi yoksa gerçeksel mi algılamanız gerektiğini söylemedim…

Kendini Neden Unuttun..?

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik

Peki bu kadar küçücük bir böceğe kadar iyilik yaptınız. Mutlu oldunuz, vicdanınız rahat etti falan filan. Ama asıl önemli şeyi unuttunuz. Ve bunu istisnalar olsa da bozulmayan kaideye göre söylüyorum çok yüksek ihtimalle şu an fark edeceksiniz. Kendinizi unuttunuz… İyilik yaptığın zaman evet mutlu olursun. Bu seni daha işe yarar biri olarak hissettirir. Yaptığın hataların telafisini böyle ödüyormuş gibi hissedersin. Madem kendime bir faydam yok bari başkalarına bir faydam olsun dersin. Ama her şeyden önce eğer sen kendine iyi davranmazsan, kendin için iyilikler yapmazsan yeri geldiğinde o anlık mutlu olduğun zamanlar bile sana etki etmemeye başlar. Çünkü bir şeyler eksiktir. Hala iyilik yapıyor olman senin içindeki o iyi, faydalı, umutlu insana dair bir şeyler barındıyor olduğunu gösterir. Eğer umuda inanmıyor olsaydın başkalarının iyiliği için umut etmezdin. Daha önceden her ne yaşarsan yaşa, kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın sen özel bir insansın. Kimse bunu engelleyemez. Sen engellemelerine izin vermeyeceksin. Bir gün o iyilik yaptıkların da gidecek, iyi olacaklar. Sen kendinle baş başa kalacaksın. Herkese iyilik yapmaya çalışıp da o iyiliklerin en temel kaynağı seni boş verirsen yaptığın iyiliklerle de çelişirsin. Hiçbir anlamı kalmaz. Her şeyden önce kendine iyilik yap. O zaman gerisi zaten otomatik olarak daha güzel hislerle gelecek… Bak gör.

Ah kendinize iyilik yapmaya BEŞİKTAŞ’ı sevmekten başlayabilirsiniz…

Herkesin İçinde İyi Bölümün Olduğunun Delili: İyilik
Cevapla