Karanlığı Sanatla Ne Kadar Anlatabilirsin? Kendi Sanatının Katili: Krystian Bala! 🖋️✍️

Selamlar Canlarım…
Bugün sizinle sanatın ve karanlığın harmanlandığı bir konudan bahsedeceğim: Katil yazar Krystian Bala!

Krystian Bala 1 Ocak 1974 doğumlu, Polonyalı bir yazar, fotoğrafçı ve felsefecidir. 2003 yılında yayımlanan ‘Amok’ isimli romanıyla bilinir. Gençliğinde çapkın olarak bilinse de 1996 yılında aşık olarak evlenmiştir.

Amok - Krystian Bala
Amok - Krystian Bala

WROCLAW 2000, ARALIK

“Polonyalı üç arkadaş nehre balık tutmaya gittiklerinde her şey sıradandı. Üçü sırayla oltalarını nehre fırlattılar. Şakalaşıp eğleniyorlar, soğuk Aralık gününün tadını çıkarıyorlardı. Derken içlerinden birinin gözüne nehrin üzerinde yüzen bir şey çarptı.

Başta bunun bir ağaç parçası olduğunu düşündüler ancak iyice yaklaştıklarında karşılarında bir ağaç parçası değil, erkek bedeni vardı.

Üç arkadaş derhal polise haber verdiler. Polis ekipleri olay yerine geldiğinde cesedi incelemeye başladılar. 35 yaşlarında, kumral ve uzun boylu bir adamdı. Ters beşik denilen teknikle sıkıca bağlanmıştı ve üstünde sadece bir kazak vardı. Polisler, bulunma ve bağlanma şeklinden dolayı hemen bunun bir cinayet olduğuna kanaat getirdiler. Nitekim otopsi raporunda da bu kanıtlanmıştı. Maktül aç bırakılmıştı ve suya atılmadan önce nefes alıyordu, hayattaydı. Kimlik tespiti için kayıp başvurularını inceleyen polis kısa sürede maktülün kimliğini tespit etti: ‘Dariusz Janiszewski’.

Dariusz reklamcıydı. Sessiz, kendi hâlinde, sakin, çevresi tarafından sevilen biriydi. Bilinen bir düşmanı yoktu. Evliydi, evliliğine bazı sorunlar yaşıyordu, son zamanlarda evliliğini yoluna sokmuştu.

13 Kasım 2000’de reklam ajansını arayan bir adam özellikle Dariusz ile görüşmek istediğini söyleyerek onun numarasını almış, daha sonra da telefonu kapatmıştı. Kısa bir süre sonra ofisinden çıkan Dariusz, bir müşteriyle görüşeceğini belirterek ajanstan ayrıldı. Bu onun hayatta görülen son anıydı…

Dariusz’un cinayeti delil yetersizliğinden faili meçhul olarak rafa kaldırıldı. Ta ki 2003 yılına kadar…

2003, DOSYA YENİDEN İNDİRİLİYOR

38 yaşındaki memur Jacek Wróblewski, kapatılmış dosyaları yeniden incelemek üzere bir çalışma başlattı. Bu sırada karşısına çıkan Dariusz dosyası ilgisini çekmiş, dosyada eksiklikler olduğunu düşünerek ele almıştı. Yardımcısıyla beraber incelediği dosyadaki en önemli detayın, Dariusz’un son olarak yaptığı telefon görüşmesinin ardından kayıp olan cep telefonu olduğunu fark etti. Son üç yılda az da olsa gelişmiş olan teknolojiyi kullanmakta fayda gördüler. Dariusz’un eşinin de yardımıyla telefonun seri numarasını takibe aldılar. Telefonun, Polonya’nın en meşhur ikinci el sitelerinden birinde ‘KrysB7’ ismiyle satışa çıkarıldığını tespit eden Jacek istediği ipin ucunu yakaladığını fark etti. KrysB7 ismiyle sitede telefonu satışa çıkaran kişi…Krystian Bala’dan başkası değildi ve bu isim bütün dengeleri değiştirecekti…🩸

Krystian Bala’yı araştıran Jacek’in karşısına, Bala’nın 2003 yılında yazdığı romanı Amok çıktı. Amok romanı; entelektüel bir adamın kadınlarla ve yasaklı maddelerle dolu hayatını ve sonunda sevgilisini öldürmesini anlatıyordu.

Jacek, kitabı okudukça dehşete düştü. Romandaki bazı detaylar gerçekle birebir örtüşüyordu. İlk olarak karakterin ismi Krys idi ve bu Krystian Bala’nın ikinci el sitesinde kullandığı isimdi. İkinci olarak romandaki kadın karakter Mary’nin ölümü, Dariusz’un ölümüyle neredeyse aynıydı ve bazı detaylar polisin bile bilemeyeceği kadar inceydi. Memur Jacek, yalnızca kurgusal bir romanla savunma yapamayacağını biliyordu.

Memur Jacek, Bala’nın internet geçmişini, alışveriş geçmişini ve internet üzerinden yaptığı tüm girişleri ele aldığında artık istediği kanıtların neredeyse tamamına sahipti. Son olarak da Dariusz ile iletişime geçilen ankesörlü telefonu takibe alan Jacek, aynı kart ile yapılan diğer aramalara da ulaştı. Aramaların hepsi Bala’nın yakın çevresinden insanlara yapılmıştı. Cinayetin nedenini öğrenmek isteyen Memur Jacek, Bala’nın eski eşi Stanislawa ve onun yakın arkadaşıyla görüştü. Kadının yakın arkadaşının ifadesi Jacek’e istediğini vermişti: ”Stanislawa boşanmaya yakın biriyle yemeğe çıkmıştı. Etkilenmişti ama anlaşamamışlardı çünkü adamın evli olduğunu öğrendi. Bir daha da görüşmediler. Adamın adı Dariusz’tu. Nehirde ölü bulunan adamdı.”


Krystian Bala, felsefeci bir yazardı. Çapkın bir entelektüeldi. Çapkın kişiliğine rağmen âşık oldu ve Stanislawa ile evlendi. Evlilikleri başta iyi olsa da sonrasında Bala’nın çapkın tabiatı yüzünden bozulmaya başladı. Stanislawa en sonunda dayanamadı ve boşanma kararı aldı ve ayrı bir eve çıktı. Bu boşanma Bala’yı oldukça olumsuz etkiledi, kabullenemedi.

Stanislawa ayrı oldukları dönemde kısa süreliğine de olsa, kendisi de sorunlu bir dönem yaşayan Dariusz ile görüşmeye başladı. Yalnızca bir kere yemek yediler ve daha sonra Stanislawa’nın adamın evli olduğunu öğrenmesi gerekçesiyle görüşmeme kararı aldılar. Ancak o sırada Stanislawa’nın peşine adam takan Bala, bu görüşmenin tek seferlik olduğunu bilmiyordu. Dariusz’u araştırdıktan sonra gözüne kestirdi ve onu da takip etmeye başladı. Reklam ajansı sahibi olduğunu öğrendiği adamın ofisini arayarak müşteri gibi davrandı ve onunla görüştü. Ona işkence ettikten sonra adamı ters beşik tekniğiyle bağlayıp nehre atmıştı.

BALA ROMANINI YAZIYOR

Dariusz’u öldürdükten sonra Polonya’dan ayrılmasına rağmen bununla yetinmeyen Bala, Amok isimli kitabında, işlediği cinayeti kurguladı ve yazmaya başladı. Sanattaki yeteneğini işlediği cinayetle harmanlayıp Amok isimli kitabını yayımladı. Ancak 2007 yılından sonra bu kitap yalnızca Bala’nın karanlık yüzünün bir kanıtı olacaktı…

✍️
✍️

•Beni daha fazla karanlığa çekmeyin…zaten kararmış fikirlerim var. (Amok)

•Hâlâ temiz bir şeyim var mı?

Ben, sanatı her gözden görmeyi severim. Sadece içimizdeki İyilikleri değil, hayatın getirdiği kötülükleri, acıları, kayıpları ve hisleri de anlatabilmeliyiz. Edebiyatla, resimle, heykellerle ve sanatın tüm dallarıyla…tabii siz Bala gibi yapmayın :) 🤍

Bala entelektüel, başarılı bir yazar ve felsefeciydi ancak o içindeki karanlıkla sanatını lekelemeyi tercih etti.
Agatha Christie gibi başarılı bir polisiye yazarı olabilirdi, Amok romanında kendi işlediği cinayetten bahsetmeseydi tabii…nitekim pek çoğumuz Amok romanını ve Bala’yı bu kötü şöhretiyle birlikte tanıdık. Belki de istediği buydu, kim bilir? :)

Karanlığı Sanatla Ne Kadar Anlatabilirsin? Kendi Sanatının Katili: Krystian Bala! 🖋️✍️
Cevapla