Ta uzak yollardan. Bir şarkıyı dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?

Ta uzak yollardan, yılların ardında bıraktığı hasretle koşa koşa geldi. Gözleri, sevdiği adamın izini arıyordu her adımında. Yollar uzamış, hayat ağırlaşmıştı ama kalbinde yanan ateş, ona güç vermişti. İçindeki o derin özlem, bir dağ gibi büyümüş, yıllar boyunca özlemin ağır gölgesi altında nefes almıştı. Şimdi, sonunda ona kavuşmak üzereydi.

Kolları, onun sıcaklığına dokunmak için sabırsızdı. Gözleri, yıllardır beklediği o tanıdık yüzü görmek için yanıyordu. O kadar çok beklemişti ki, sensizlik ona ölüm gibi geliyordu. Yalnızlık, ruhunu her gün biraz daha kemirirken, gözlerini hep aynı yola dikmiş, onun gelişini hayal etmişti. Zihninde hep aynı görüntü: Sevdiği adam, o uzun yoldan gelirken, ona doğru koşarken. Ama her seferinde boş bir umutla karşılaşmış, yüreği daha da ağırlaşmıştı.

Ama şimdi, hayaller gerçek olmuştu. O uzak yollardan gelmiş, sevdiği adamın kollarında huzur bulmuştu. Hasretin yakıcı alevi yerini tatlı bir rahatlamaya bırakmıştı. Onun kollarında, dünyanın tüm yükü omuzlarından kalkmış gibiydi. Gözlerine baktığında, yıllardır hissetmediği o sıcaklıkla karşılaştı. Artık yanında, onu benden çok seven adam vardı. Öylesine büyük bir sevgiydi ki bu, dünyalar bile onun yerini tutamazdı. Dünyanın tüm zenginlikleri önüne serilse, yine de bu anın verdiği mutluluğu, huzuru hiçbir şeye değişmezdi.

Bir zamanlar onları ayıran rüzgar, şimdi uzaklarda kalmıştı. Ayrılık, geride bıraktıkları bir anıydı artık. O rüzgar, onları ne kadar kahretmiş olsa da, şimdi yalnızca gözlerindeki aşk parlıyordu. Yıllar yılı bitmeyen, tükenmeyen bir aşk. O gözlerdeki parıltı, ayrılığın tüm acısını silip süpürüyordu.

Kadın, adamın gözlerine bir kez daha baktı. Onu ne kadar özlediğini düşünerek içinden bir haykırış yükseldi. Göklere haykırmak, tüm dünyaya bu büyük sevgiyi anlatmak istiyordu. Ama gerek yoktu. O yanında, onu benden çok seven adam vardı. Bu, ona yetiyordu. Dünyalar onun olsa bile, yine de istemezdi. Yalnızca o adamın sevgisi, yüzünü güldüren tek şeydi.

O uzun bekleyişin ardından, artık her şey yerli yerine oturmuştu. Birbirlerine kavuşmuş, yılların özlemini gideriyorlardı. Kadın, bir kez daha sevdiği adamın kollarına sarılırken, dünyanın en mutlu insanı olduğunu hissetti. Çünkü yalnızca onun sevgisi, kalbinde yanan o ateşi söndürebilir, yüzünü güldürebilirdi.

Ta uzak yollardan. Bir şarkıyı dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?
Cevapla