Sen Ağlama. Bir şarkıyı dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?

Bir zamanlar, birbirlerine kalplerini hiç tereddüt etmeden veren iki genç vardı. Onların aşkı, imrenilecek türden bir aşktı. Bazen günlerce konuşmadan bakışlar la anlaşabilirler, bazen de saatlerce konuşular ama usanıp yorulmazlardı. Ancak hayat, her güzel hikayenin sonuna mutlaka bir hüzün eklerdi.

Kız bir sabah uyandığında kalbinde bir boşluk hissetti. Aşkının kendinden kaçarcasına uzaklaştığını, her geçen gün biraz daha soğuklaştığını düşünüyor du. Ancak buna neyin sebep olduğunu dair bir anlam bulamıyordu. Erkek ise aşığının hissettiği bu duruma içten içe üzülüyor, ama ona söylemek istediği şeyi bir türlü dile getiremiyordu. İçinde büyüyen bir sır vardı; bir hastalık, geleceklerini birlikte kurmalarını imkansız kılacak bir engel. Aşığına bunu söylemek, ona sevgi yerine acı vermek istemiyordu.

Bir akşam, sonbaharın sararmış yaprakları gibi dökülen umutlarıyla sahilde yürürlerken erkek durdu ve kızın ellerini tuttu. Gözleri dolmuştu, ama ağlamamak için kendini zor tutuyordu. “ Aşkım çok üzgünüm sana şu an sebebini söylemiyorum affet beni gitmem gerekiyor” dedi. Kız, erkeğin gözlerine baktığında çaresizliği gördü çektiği ıstırabı, acıyı hissetti. Ama nedenini anlayamamıştı.

Erkek, Kıza “Ağlama, lütfen, Sana kıyamam, dayanamam. Al bu kalbimi, senin olsun. Ama üzgünüm ben burada fazla kalamam. Eğer kalbim bende kalırsa, ben bu güzel anıların yükü ile yaşayamam.

Kız, Aşkının söylediği bu sözleri karşısında yıkıldı. “Neden?” diye sordu. “Neden birlikte savaşamıyoruz? Neden bu kadar zor?”

Erkek başını eğdi. “Bazı acılar vardır aşkım, paylaşılmaz. Bu yükü ben taşıyacağım, ama senin başını omuzlarına koymayacağım. Gitmeliyim, çünkü benim için seni sevmek, sana acı vermek demek, istemiyorum.”

Gözlerinden süzülen yaşları saklayamayan kız, aşkının ellerini bırakmadı. “Sen gidersen ben yaşayabilir miyim sanıyorsun?” diye ağlayarak fısıldadı. “Kalbim seninle kalmazsa ben de kalamam.” dedi

Erkek sessizce elini çekti, gözlerini yere dikti ve geri bir adım attı. Bir yemin, bir sır gibi saklayacağı bu acıyı aşkına anlatmayacak, bu ayrılığı tek başına taşıyacaktı. Kız orada durup sessizce ağlarken, Erkek arkasına bile bakmadan sessiz hıçkırıklar ile uzaklaştı aşkından.

Kız, kalbinde bir daha asla tam anlamıyla dolmayacak bir boşlukla, o gece sahilde yalnız başına kaldı. Aşkının ona bıraktığı hatıralar, acılarla beraber büyüdü. Ve her ne kadar ağlamamaya çalışsa da, her gece yastığa başını koyduğunda gözyaşları sel olur akıp giderdi.

“Sen ağlama, dayanamam,” demişti. Ama kız, aşkının kendisine bıraktığı ağır bir yük gibi kalbi nasıl taşıyacağını bilmiyordu.

Sen Ağlama. Bir şarkıyı dinler iken sizin de zihniniz de bir hikaye canlanır mı?
Cevapla