Önceleri Kocaman bir kaşığım vardı, o kaşığı elimden alıp dişleri kırılmış bir çatal verdiler elime. Ne çatalım doldu , ne ruhum. Düştüm Kocaman bir boşluğun içine.. O boşlukta uzunca bir zaman debelendim, çaresiz de hissettim ama böyle devam edemeyeceğimi anlayıp toparlanmaya karar verdim. Bunu istersem başarabileceğime kendimi inandırıp daha güçlü bir şekilde ayağa kalktım. Mutluluk oyunu oynamalıydım ben de diğer insanlar gibi. Şimdi ben de artık bir polyona oldum , kendi mutluluk oyunumu oynuyorum
Aslında yerine göre hem çatalım oldu, hem de kaşığım ama genelde çatalım sanırım. : ) Bundan dolayı mutlu olmadım tabi ki, çünkü hep zorlandım, o çorbayı içerken çatal kullanmayı. Ama bazen de diyorum, o çatalı elime vermeselerdi, ben bu kadar gerçekleri açık açık görebilecek miydim, kendime göre güçlü olduğum konular olacak mıydı?
O yüzden tam anlamıyla keşke olmasaydı demiyorum. Çünkü her şeyden bir şey çıkarmaya çalışıyorum ki, yaşadığım şeyler boşuna gitmesin.