Öz güvensiz kişilerin sıklıkla yaşadığı olumsuzluklar vardır. Ne yazık ki bu kişiler bazı problemlerle sürekli karşılaştıklarından, hayatları adeta zindana çevrilmiş oluyor.
Kendilerini başkalarıyla kıyaslamadan edemezler

Öz güvenleri düşük olduğundan daima kendilerini başkalarıyla kıyaslarlar. Bir süre sonra bu huyları kalıcı hale gelir. Yani isteseler de bu huylarından arınamazlar. Özellikle yakın arkadaşlarıyla kendilerini sık sık kıyaslarlar. Onların başarısı, giyimi, yaşam tarzı ve alışkınlıklarını onunla kıyaslarlar.
Tabii bu kıyaslama genelde negatif şeylerin üzerine kurulu olur. Çevresinin elde ettiği başarıları çok kıskanırlar. O başarıyı elde etmenin zor olduğunu ve kesinlikle ulaşamayacağı düşüncesi kendisinde hakim olur.
Kafasındaki düşünceleri kolaylıkla söylemezler

Söylecekleri şeyleri iyice düşünüp tartarlar. Aslında zeki insanlar da bunu yaparlar ama onlarınki öz güvensizlik değildir. Düşüneceği şeyleri daha akılcı yoldan söylemeye gayret ederler. Öz güveni düşük olan insanlar bunu daha çok, yanlış anlaşılmaktan korktukları için yaparlar.
Bu bağlamda karşısındakinin kendisini nasıl anladığını çok önemserler. Eğer yanlış anlaşılmışsa, söyledikleri şeyler için pişman olabilirler. Yani o cümleler aslında kötü olmasa dahi bu durum böyle olabilir.
Rededilme korkuları herkesten daha fazladır

Bir kıza ilgi duyduklarında bunu içinde tutarlar. Yani platonik takılmayı tercih ederler. Ona karşı kendilerini ifade etme konusunda ciddi anlamda sıkıntı yaşarlar. Kafasında binbir türlü olumsuz yönde senaryo kurarlar. Aslında hiçbiri gerçeklememiş, sadece kurguda kalmış olaylardır.
Bunun asıl nedeni kendilerine olan öz saygıları düşük olduğundan, başkasını da taşıyamayacağı düşünceninin hakim olmasıdır. Hal böyle olunca da hoşlandığı kişiyi kendine çekme ihtimali zorlaşıyor.
Başka kişilere ihtiyacı olduğunu düşünürler

Başka insanlara elbette hepimiz hayatımızın her alanında ihtiyaç duyabiliriz. Bu son derece normal bir şeydir fakat öz güveni düşük olan insanlar bunu abartırlar. Hayatlarının hemen hemen her alanında başka kişilere ihtiyaç duyarlar. Kendi başına yapabileceği şeylerde dahi başkası yanlarında bulunsun, yardım etsin isterler.
Özellikle mutluluğu kendilerinde veya küçük şeylerde değil, insanlarda ararlar. Oysa insan kendine yetebilmelidir. Sonuçta mutlu olmak için başkalarına tamamen ihtiyacımız yoktur. Tabii yanımızda olsalar güzel olur ama olmuyorsa da kendimizi yiyip bitirmenin bir anlamı var mıdır?
"Elalem ne der?" sorusunu her işte kendilerine sorarlar

Başkalarına yoğun bir şekilde ihtiyaç duydukları gibi, onların ne söylediklerini de ciddi anlamda önemserler. Kendi düşüncelerini veya isteklerini öteleyip başkalarının fikirlerine değer verirler. Yani bu da duygusal manada çok zarar görmelerine sebebiyet verir.
Çünkü olumsuz eleştirilere karşılaştıklarında bunu kaldıramazlar. Ruhsal anlamda ciddi çöküş yaşayabilirler. Hele ki bu kişiler çok önem verdiği kişilerse çok etkilenebilirler. Aynı zamanda sürekli övgü bekleyen kişilerdir.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Sevgilerimle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar