Duygular hakkında ilk öğrenilmesi gereken şey bir ''bedeli'' olduğudur.
Sen sadece duyguların yöneteceği, o duyguların getirisi olan bedelleri en ağır şekilde ödeyecek kadar herhangi biri değilsin.
Duygulardan daha güçlü şeylere sahipsin, bu gücü kullanmak senin için zor değil.
İçindeki o duygulara yenik düşer, duygularını başkasının eline oyuncak olarak verirsen üzülürsün
Fazla üzülmemek ve yorgun hissetmemek için;
Yapacağın ilk şey içindeki ve zihnindeki o duyguları temizlemek.
Ve duygular siliniyor
Artık daha mantıklı düşünebileceğin bir kafaya sahip olmak için bir adım öndesin.
Çünkü mantıklı olmanın tek yolu duygulara yol vermektir
Artık kendin ve hayatın için daha akılcı kararlar alabilirsin, iyi gidiyorsun!
İçindeki duygular öldüğünde etrafındaki insanların bir önemi olmadığının farkına varacaksın
Sevmek, güvenmek, inanmak gibi duyguların insanlar tarafından katledildiğini öğrenmişsek ve bu duygular artık bizde ölmüşse, insanlar bizim için önemsiz olacaktır.
Duygularınız olmadığı için başkalarını incitmek size çocuk oyuncağı gibi gelecektir
Artık karşınızdaki insanlarında ne hissettiği sizin için önem arz etmeyecek, birçok kez kırılmış ve duygularını yok etmiş biri için, birilerinin acı çekmesi sıradan bir olaymış gibi gelecek.
Zamanında aldığınız yaralar, hiç düşünülmeden kırılmış kalbiniz artık başka kalpleri kıracak.
Üzülme çok bir şey kaybetmedin
Çok şey kaybetmedin. Sadece her saniye senin bedenini ve zihnini zehirleyen duygulardan arındın.
Artık pırıl pırıl bir kafaya sahipsin. Akılcı fikirlerle hayatına yön verebilir, mutluluğun kapısını kendi ellerinle aralayabilirsin. Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok, unutma!
Ve sen tam bir tecrübe abidesi olacaksın,sana bu duygusuzluğunu soranlara şunu diyeceksin;
''Ben bütün bütün duyguları bilen ama hiçbirini hissetmeyen biri oldum..''
Ve sana bu duygusuzluğu bağışlayan tüm insanlara kucak dolusu sevgiler yollayacaksın.
Duygulardan vazgeçmeye gerek yok. İnsanı insan yapan unsurlardan biridir. AMA duygularınızı kontrol etmeye çalışın, yönlendirmeye çalışın. Tibete gidin ya da minare tepesine çıkın ama öğrenin bir şekilde bunu. Çok duygusal bir insansanız, mantığınızı da o seviyeye getirmeye çalışın, bunun için ne gerekiyorsa yapın. Ve duygular ile hareket geçmeden önce düşünün. Düşünmeyi de öğrenin.
Mantıklı düşünebilen insanlar hayattaki tek gerçeğin duygular olduğunu bilir. Duygular gerçektir ancak yararlı olan değildir. Hayatımızdan silip atmayı denesek de ya yine yalnız kalınca ağlayacağız ya da kendimizi kandırıp robot hayatı yaşayacağız. Duyguların diğer adı hisler değil mi? Hayatı faaliyetlerimizi gerçekleştirdiğimiz hisleri (dokunma, tat alma...) nasıl yok etmeyi denemiyorsak aynı şekilde insansı vasıfları bize kazandıran duygularımızı da -geniş düşünelim merhamet gibi duygular da var- yok etmeye çalışmamalıyız. Aslında hislerini yok ettiğini sananlar bile bir kaçını taşıyor içinde. Hangisi mi? Nefret, öfke ve özlem. Kendine karşı öfkeleniyor insan. Ve henüz kendini bulmayan mutluluğu özlüyor. Ki bu sağlıklı bir şey değil. En başarılı insanlar duygularını yok edenler değil kontrol etmeyi öğrenebilenlerdir. Zaten asıl mantıklı olan budur.
Bir kısım konular ve bunun üzeri yaşayan insanlar için yapıcı öneriler..
2 cihanlık yaşam üzeri ;
Öncelik ve zaruret teşkil eden, vede imtahan boyutu olup çevresel'ki içine insan ve her türlü şeyleride faktör adı altında paçal yapabiliriz.. Bu ayrıştırma ve düzeni sağlayamadığın müddetçe geçici düzen gelir ve 3 katı tahribatla düzenin bedelini ödetir.
Duygu denen şey, sadece kaybeden tarafta bulunan kimyasal bir kusurdur... herşeyi özetliyor ama nasıl kurtulunur bilmiyorum hala duygularımın esiriyim...
En İyi Cevaplar