İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun

Sevgili Ks okurları


Bilirim ki bu benceyi de diğer benceler gibi farketmeyeceksiniz çünkü okumak ağır gelir bazılarımıza. Dünya hayatı ya bu dürtülerimizin nefs ile savaşı daha tatlı gelir insana.


İnsanlar sadece birbirlerine aşık olduğunu düşünür. Oysa ki bilmezler...
İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun


...gecenin sabaha, ağacın toprağa, arının çiçeğe, ayın güneşe aşık olduğunu...


Ve onlarda nankörlük yoktur. Bir döngü içinde sevişirler bıkmadan usanmadan ve biz onları gördükçe tabiatın bir döngüsü sanırız sadece.


İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun

Hani çoğumuz küçükken elimize bir uğur böceği alıp onun miniminnacık bedeninin avucumuzdaki küçücük gıdıklanmasını ve bize getirmesi muhtemel şansın hayatımıza etkisini tebessüm ederek izledik ta ki kanatlanıp uçana kadar.


Kırlarda koşup oksijen depolarken bedenlerimize etrafımızı saran yoncaların taç yapraklarında arardık şansı. Sihir her şeydi şansa dair taç dört yapraklı olmalıydı, oysa ki taç, dört de olsa üç de olsa aynı topraktan ve bitmek tükenmek bilmeyen bir yaşam kaynağından.


Hani totemi severdik ya...


İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun

Kadın diye seçtiğimiz anamız gibi olmalıydı, ateşlendiğimizde başımızda ıslak bir bezle bekleyip telaşlı gözlerle nefesimizi izlemeliydi, son damlasına kadar kaşıkladığımız çorbamızın verdiği tadı vermeliydi çorbasına. Saçlarımızı okşamalıydı başımızı dizine koyduğumuzda.


Göğüsleri süt kokmalıydı ve süt kokan göğüs hayata dair en güzel tatlardandır.
İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun


Nice sonra anladık her kadının anne olamayacağını. Bir tutam hayal kırıklığı bize diz çöktürtemezdi yok, hayır peş etmemeliydik.


Erkek diye seçtiğimiz baba misali adam olmalıydı.
İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun


Şefkatli ve heybetli gölgesi üzerimizde olmalıydı. Cebinde parası olmadığı halde onur mücadelesi ile ekmeğini çıkartmalıydı ve her gözümüze baktığında bize gücünü hissettirmeliydi. Ne var ki herkesin baba olmayacağını dahası adam olmayacağını anladık elimizden ilk tuttuklarında.


Yinede biz hikaye okuduk, nasihat aldık gülen nice gözler gördük oksijensiz ortamda yaşayabilen canlılar dahi gördük.
İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun


Yakamozun parlaklığına şahit olduk ve biz sessizken bile avazın çıkana kadar bağırabilmeyi, bağırırken sesinin duyulmayacağı anları da gördük. Her şeye rağmen sevebilme umudu olan insanların sevebilme umudunu sevdik.


İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun
İlk ışıklar izini düşürürken gecenin son deminde, insanlık kendinden utanmsliydi nesline yaptığı kötülükleri, biz pes edenlerden değildik, merhamet en güçlü silahti insanlığın, bizi biz diye değil, bütün olarak seçebilen ve tüm kalbiyle aklına basabilecek yürekleri sevdik, bekledik,


Ne mutlu ki o insana izini bir kalbe düşürebilsin, izi ile bir akla yol gösterebilsin, izini bir sonraki nesile aktarabilsin. Kimlikle değil ,kalben sevebilsin.


Sabırla okuduğunuz için teşekkürler,

İzi Düşüm'de Saklı Çocukluğumun
Cevapla