İsteklerinizi empoze edilenlerden nasıl ayırt edebilirsiniz?

İsteklerinizi empoze edilenlerden nasıl ayırt edebilirsiniz?

İnsanlar konu arzulara, isteklere ve dileklere geldiğinde 3'e ayrılır. Daha iyisini istemekten korkanlar ve böylece kendilerini sınırlandıranlar, ne istediğini bilmeyenler ve ne istediklerini bilerek arzulayanlar.

İnsanlara her zaman daha azı ile yetinmek ve kendini düşünmemek öğretildi, bu yüzden bir şey istemekten korkanlar, ne istediğini bilmeyen ve istediğinden daha azına kendini mahkum eden bir çok insan var. Bir çok insanın dileklerinin %90'ı temel ihtiyaçtır.

İnsan arzularının sınırı yoktur ve insan her zaman kendisi için en iyisini ister ve istemeli.

Doğru ve yanlış arzular:

Yanlış olan ilk kategoridekiler, çünkü bu tip insanların arzuları ya hiç yoktur veya daha kötüsü arzuları korkulardan ortaya çıkar insanların %90'nın dilekleri ve arzularının temeli korkuya dayanmaktadır. Doğru dediğimiz arzular ise gerçek arzulardır ve her zaman kalpten gelir.

İnsanlar kendi arzularını toplumun dayattığı arzularla karıştırlar. Gün boyu düşünceler ve günlük sorunları çözmekle meşgul olurlar veya hayatta kalma mücadelesi verirken ve arzularını anlayacak vakti olmaz. Maddi sıkıntılarını şimdi çözerse mutlu olacağını düşünür ancak bu zorlukları çözerse, hemen başkaları ortaya çıkacaktır ve bu bir kısır döngüye dönüşecektir.

Hayali mutluluk arayışı içinde olan kişinin hayatına anlam veren gerçek arzuları, neşe ve uyum verecek hedefleri anlaması zordur.

Yanlış arzular bir kişinin kişiliğinin ve arzularının oluşumu sosyal çevreden etkilenir: Ailemizin, yakın çevremizin, meslektaşlarımızın, televizyonun, sosyal medyanın ve bir bütün olarak toplumun normlarını, gereksinimlerini ve inançlarını benimseriz. Ancak sosyal çevre çoğu zaman zehirlidir ve bize kişisel ihtiyaçlarımızı dikkate almamamızı, hatta onlardan utanmamamızı, onların yerine başkalarının ihtiyaçlarını koymamamızı öğretirler.

Sorun şu ki, insana çocukluğundan itibaren kişiye kendisinden neyin gerekli olduğu öğretilir ve bu talepler bilincine o kadar derin yerleşir ki, kişi bu arzuları içtenlikle kendisine ait görür. Ancak kişinin bilinçaltı, onun gerçek arzularını bilir ve kendisine ilham vermeyen hedeflere ulaşma girişimlerini engeller.

Dileklerinizin size nasıl hissettirdiğini takip etmeniz gerekir.

.
.

Peki arzularınızı empoze edilenlerden nasıl ayırt edebilirsiniz?

Öncelikle rahatlamanız ve kaygıyı ortadan kaldırmanız gerekir, çünkü korkudan dile getirilen dilekler sadece korkuyu ve kaygıyı çoğaltır.

Gerçek arzuların oluşması çoğu zaman oldukça uzun zaman alır. Kişisel değerlerimizden ve ilgi alanlarımızdan “filizlenirler”, içeride olgunlaşır ve güçlenirler, ardından tamamen oluşurlar. Ve empoze edilenler ise "dışarıdan" gelir: bir olay veya konuşma ortaya çıkar ve akrabalar ve yakın arkadaş çevresi ile etkileşimin zemininde oluşur.

Bu nedenle, fikrin ne zaman ve onun etkisi altında ortaya çıktığını ve gerçekte kime ait olabileceğini kontrol etmenin iyi bir yolu, hatırlamaktır.

Kendinize bir kaç soru sorun;

+ Bunu hangi koşullar altında istedim?

+ Bunu daha önce düşünmüş müydüm?

+ Arzumu başkalarından ne sıklıkla duydum?

+ Arzum şu anda toplumda ne kadar popüler?

+ Eğer istediğimi alırsam bunun hakkında konuşmak isteyecek miyim? Kime ve neden?

+ Arzumu kim ve hangi sebeple onaylıyor?

+ Benim arzumdan benden başka kim faydalanır (maddi, psikolojik, manevi)?

+ Arzunuzu etrafınızdaki insanlardan ayrı olarak düşünün. Duygularınıza odaklanın; hedefinizi düşündüğünüzde nasıl hissediyorsunuz?

Gerçek arzu kişisel ihtiyaçlara ve değerlere dayanır, dolayısıyla beynimiz bize yardımcı olur. Bir hedefe ulaşma fikrinden hafif bir beklenti heyecanı, ışıltılı bir sevinç ve ilhamlanmış hissederiz.

İsteklerinizi empoze edilenlerden nasıl ayırt edebilirsiniz?
Cevapla