Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?

Hiç düşündünüz mü ülkemiz olarak, çevremiz olarak, davranışlarımız olarak bırakabilen bir toplum muyuz?

Geçmişimizi, haklılığımızı, savaşımızı, mücadelemizi bırakabiliyor muyuz kolayca? Evet bunu yaşadım. Ve geleceğimde bunu tekrar devam ettirmek istemiyorum diyebiliyor muyuz? Yoksa prangalarla, zincirlerle, bağlarla, duygularla hala geçmişimizi mi arzuluyoruz? Geçmişteki o çok güzel ilişkimizi, geçmişteki o bizi acıtan başımıza gelmiş haksızlıklar sonucundaki haklılığımızı, o geçmişteki o masum kendimizi mi hala arıyoruz? Yoksa şu andayım ve geleceğime bunları taşımayabilirim mi diyoruz?

Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?

Bırakabilen kaç kişi var? Yaşadığı travmaların üzerine çıkıp ben iyi şeyler yaşamayı hak ediyorum diyen, hatta diyebilen insan sayısı ne kadar da az öyle değil mi?

Peki neden tanıdık geçmişi geride bırakamıyoruz?

Neden onu bir onur madalyası kazanmış gibi ilerleyen hayatımızda da devam ettiriyoruz buna bakalım...

Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?

Bilinçaltımız 5 duyu organıyla çalışır. Yani gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz, kokular ve tatlar bilinçaltının öğrenme sürecidir. Tanıdık geçmişten ayrılmamasının en önemli sebebi ise tanıyor olmasıdır. Nedir bu tanıma durumu?

Birbirini sevmeyen, sürekli çatışan bir ailede büyümüş çocuk sevginin çatışarak gösterildiğini deneyimler. Sevginin çatışarak gösterildiğini öğrenen çocuk ilerideki ilişkilerinde çatışarak sever. Şiddeti evde öğrenen çocuk bunun doğru olduğunu varsayar ve bu şekilde sevgisini baskılayarak, kısıtlayarak vb gösterir. Oysaki dünya bir okyanus ve biz insanlar bir su damlasının içinde yaşamayı tercih ediyoruz.

O su o okyanus da bizim için var. Neden daha bol olanını tercih etmeyelim?
O su o okyanus da bizim için var. Neden daha bol olanını tercih etmeyelim?

Tam da bu noktada kendisini gerçekten seven erkekleri üzen, tercih etmeyen bir kadın ama ona kötü davranan ve aşağılayan erkekleri seçen yine aynı kadın sevginin tam anlamını bulduğu, tanıdığı insanı tercih ettiği zaman bu şiddet de olabilir aslında yanlış mı yapıyordur? Doğrusu o. O kadının öyle değil mi? Bildiği sevgiyi gösterme şekli ona doğru gelen kişi ona şiddet gösteren kişiydi.

Burada tercihi gerçekten o kadın mı yapıyor yoksa bilinçaltı ona tanıdık geçmişi vasıtasıyla doğru bildiği şeyi mi yaptırıyor?

(Bu sıralar kadın cinayeti artması bakımından bir kadın üzerinden ilerlemeyi tercih ediyorum.)

prangaları bırakmak doğru kabul ettiğimiz şeyleri bile sorgulamaktan geçiyor
prangaları bırakmak doğru kabul ettiğimiz şeyleri bile sorgulamaktan geçiyor

Kadının hayatında ilerleyebilmesi için bu kadının bu tanıdık geçmişi bırakıp kendi sevgi tanımını, saygı tanımını, kendi değer tanımını oluşturması gerekir. Bir ben olabilmesi gerekir. Bu da bırakabilmekle mümkün. Hayatındaki erkeği iyileştirmeye çalışmak, onu düzeltmeye çalışmak, bunu taşıyabilirim demek yerine kendisine değer verse ve ben en iyisini hak ediyorum diyebilse ve ona bu prangaları takan insanları bırakabilse, ya da bırakmasa bile kendini merkezlemeyi, savunmayı öğrense çok daha güzel bir hayat yaşamaz mı?

Hayatından birilerini çıkartması değil, elbette bunu da yapabilir zamanla ama ilk olarak kendi değerini fark etmesi, kendine ben yaşamayı, iyi şeyler yaşamayı hak ediyorum diyebilmesinden bahsediyorum.

Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?

Bırakmak bu noktada bildiğimiz yanlarımızı, geçmişten getirdiğimiz öfkemizi, doğru bildiğimiz yanlışlarımızı, inatla direttiğimiz haklılığımızı, güvensizliğimizi, hatalarımızı bırakabilmeyi kısacası benliğimiz, ben dediğimiz her etiketimizi bırakabilmektir.

Peki kaçımız buna cesaret edebilir?

Bu durumu nasıl yeneriz?

Duygularımızla hayatımıza insanları çekiyoruz. Yani bize zarar veren duygularımızı anlamamız gerekir. Nereden geldiklerini, bizi nereye götürdüklerini, hangi tercihleri yapmamıza neden olduklarını, neyi doğru kabul edip o kalıbın içerisine sığdığımızı, kendimizi nereye sığmak için potansiyelimizi büktüğümüzü görmemiz gerekiyor.

Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?

Bunun dışında odağımızı dışarıdan kim ne yemiş, ne paylaşmış, ne yapmış, elalem ne der? Bundan bu kalıplardan kısacası elalemden bir vazgeçmemiz gerekir.

Enerjimizi merkezlemek. Her şey sizden ve sizin tercihlerinizden oluşuyor. Dünyanız bütünüyle sizden geliyor. Düşünün yolunda gitmeyen ne var hayatınızda? Bu yolunda gitmeyen şeyler size ne kazandırmak için orada sorgulayın.

Merkezde siz varsınız biz varız. Ve dünya bizim hayat görüşümüzle şekilleniyor. Kendinizin değerli olduğunu kabul edip kendinizi sevmeyi, mutlu etmenin gerekliliğini kabul ettiğinizde bırakabilmekte geçmişi geçmişte daha mümkün olacaktır.

Katılıyor musunuz? Yorumlarınızı bekliyorum. Sonuna kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle..

Bırakabiliyor Muyuz? Haklılığı, Geçmişi, Korkularımızı... Nasıl Yeneriz?
Cevapla