Önce bir düşünelim; Hep mi terk ettik? Veya hep mi terk edildik? Elbette ikisini de yaşadık. Terk ederken kendimize göre sebeplerimiz var olduğunu düşündük, fakat bunu terk edilirken düşünmüyoruz bütün hatayı karşımızdaki kişide arıyoruz. 'Ben he terk ediliyorum' gibi şeyler duyuyorum. Eğer bir insan sürekli terk ediliyorsa, birazda kendinde kusur aramalıdır, emek verilmeyen bir ilişki 'ilişki' değildir.

Beklenti farklılıkları
Çoğu zaman, karşımızdaki kişi ile bizim beklentilerimiz, isteklerimiz farklı olabiliyor. Bir taraf ilişkiye daha ciddi, ileriye dönük yaklaşırken diğer taraf vakit geçirircesine ilişki yaşıyor. Bazen de karşımızdaki kişiden bizi düşünmesini bekliyoruz, biz kendimizi düşünmüyorsak o neden düşünsün ki? Sonuçta herkesin hayata bakış açısı, hayattan beklentileri farklıdır. Bu durumda birbirimize uyum sağlayamıyor, ilişkinin sonuna geliyoruz.

İletişim kuramamak
Bir ilişkide, neredeyse en önemli unsur iletişimdir. Bazen hayatın karmaşasına kendimizi kaptırıyor, bir ilişkimiz olduğunu unutabiliyoruz. Arada kalan, habersiz geçen saatler oluyor bu durumda bir tarafın güveni kırılıyor. Karşımızdaki kişininde ne istediğini, bizden neler beklediğini bilmek zorundayız. Kafamızda çizdiğimiz mutlu ilişki profili ile yürümeyeceği gibi, bu bir tarafın soğumasına sebep olabiliyor.

3. Kişilerin araya girmesi
Gerçekler acıdır diyerek olaya giriyorum; seven insan yapmaz diyoruz ama birbirini aldatanları, aldattıktan sonra pişman olanları, aldattığı halde sevdiğini iddia edenleri hepimiz görüyoruz. Bazen aldatan taraf ilgisizliğin arkasına sığınabiliyor, aldatılan zaten hep mağduru oynuyor. İlişkimiz olduğu halde bazen şeytana uyabiliyoruz. Gözlerimiz başka yerlere, başka kişilere kayabiliyor ya da hayatımıza başka birini alabiliyoruz. Zaten 3. kişilerin devreye girdiği ilişkiden umut beklemek yanlış olur. Bu ilişkinin yürümeyeceği bir gerçek, ki o kalbe başka birisi girdiyse bizim terk edilmemizde bu durumda çok normal.

Sorunların üstesinden gelememek
Her ikili ilişkide mutlaka sorunlar, tartışmalar yaşanır. Bazen de biz küçücük şeyleri abartık sorun halin getirebiliyoruz. Karşımızdaki kişiyi anlamadan, dinlemeden yargılıyor, kafamızda kurduğumuz senaryolara göre hareket ediyoruz. Bazen de bu sorunları çözmeye çalışacağımız yerde, daha çok büyütüyor kırıcı laflar sarf edebiliyoruz, hem karşımızdaki kişiye hem de ilişkimize zarar veriyoruz ki bu durumda bir taraf pes etmek zorunda kalıyor, zorunda bırakılıyor.

İlginin/sevginin azalması
Sorunu hep karşı tarafta aramak yersiz, bizde bazen ilgimizi, sevgimizi onun üstünden çekebiliyoruz. Bir ilişkiyi iki kişi yürütüyorsa, terk edilmenin de sorumlusu o iki kişidir. Ben ilgilendim, ben çok sevdim diyoruz ama ortada yanlış giden şeyler olduğu bir gerçek. Biraz gerçekçi olmakta fayda var. Maalesef karşımızdaki kişiye olan sevgimiz ömür boyu sürecek diye birşey yok. İnsan gerçekten sevdiği, bir zamanlar kalbinde hissettiği kişiden bile zamanla soğuyabiliyor, sevgisi azalabiliyor, heyecanı bitebiliyor. Bununla beraber içinde bulunduğu ilişkiye ayak uyduramıyor, kendini oraya ait hissetmiyor ve gidiyor.
Bir gidişi asla tek kişi hazırlamaz. Biri iter, diğeri gider...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar