1-) Gözlerimizi kocaman açıyoruz

Çağımız bağımlılık çağı. Bunu kötü bir şey olarak düşünüyoruz. Mesela kahvaltıda olmazsa olmaz çaydan tutun da ismini anmak bile istemediğimiz uyuşturuculara kadar çok geniş bir yelpaze var. Ben olayı biraz düşündüm ve bunun sadece vücudumuza aldığımız gıdalardan ve maddelerden ibaret olmadığını fark ettim.
2-) Kendimizi tanıyoruz

İnsan beyni yaşamaya programlı değildir! Bunu öğrendiğimde gerçekten şaşırmıştım. Size ölüm korkusunu sunar. Ve yemek yemek, hayatta kalmak için güçlü olmak, neslin devamı için seks ve tabi ki tehlike durumlarında kaçma güdüleri normal her insanda mevcuttur. Ve tabi ki başarılı olduğunuz her durumda, aştığınız her sorunda bir ödül alırsınız. Bunlar iyilik maskesi altında ki felaketleriniz olabilir.
3-) Hislerimizi kontrol ediyor, edemiyorsak uzaklaşıyoruz

Aldığınız her ödülün ciddi bir kayıp olduğunu söylesem herhalde bana deli dersiniz. Kimseye faydası olmayan ve sürekli kendinden ve başarılarından bahseden birini düşünün. Acayip sıkar değil mi? Sana üstten bakan ve her fırsatta senden güçlü olduğunu sana hissettiren birinin varlığını hayal et. İşte o kişi bir zaman sonra beynindeki tüm varlığını harcayacaktır. Endorfine, seratonine ve dopamine doyacak, daha sonra yaptığı hiç bir eylemden zevk alamayan biri haline geldiğinde yaşamak anlamsızlaşacaktır. Sonra heyecan arayışına başlayacak belki adrenalin sporları, uyuşturucu, seks, belki hırsızlık, cinayet...
4-) Umutsuzluğa kapılmıyoruz

Diğer bir unsur aşktır. Mutsuz ve yalnız olan insanlar aşka sığınmak isterler. Yalnız ve tatsız bir hayat yaşayan bir kadının hayatına çok ince bir adam girsin. Bu adam ona daha önce hiç kimsenin hissettirmediği kadar büyük mutluluklar hissettirsin. İşte o kız artık bir bağımlıdır. Erkeğe ulaşamadığı zaman ciddi bir yoksunluk hisseder. Sürekli arar. Ona ulaşabilmek için onun hayatını bile zora sokabilir. Annesine babasına yalanlar söyler. Malını mülkünü ona harcayabilir. Tek istediği aynı mutluluğu tekrar yaşamaktır. Mutlu bir evlilikle sonlanmadığını düşünün...
5-) Egomuzu kontrol ediyoruz

İş kolikler de böyledir. Sürekli bir ödül peşinde, sürekli kazanç sağlama peşinde fazlasıyla odaklanmış ve hayatı kaçıran tiplerdir. Yalnızdırlar, huzursuzdurlar ama vazgeçemezler.
6-) Bol bol dua ediyoruz

Siyasetçiler de böyledir düşünün. Her an ölümle burun buruna, her an bir yalan dolan içinde... Yapılan işlere karşı çekilen streste çok büyüktür. Ama iktidardan vazgeçemezler.
7-) Alçak gönüllü oluyoruz

Her insan böyledir. Sadece biçimi farklı.
Bundan korunmanın yoluysa alçak gönüllülükten geçiyor. İhtiyacından fazlasını hayal etmemekten, gereğinden fazla yücelme hevesi taşımamaktan geçiyor. O zaman hayat oldukça güzel ve siz de bir o kadar özgürsünüz. Doğal olan, doğadaki her canlı gibi rızkına şükredip, anormal beklentilere girmemektir. Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim :)
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar