Cumhuriyetin kurulması ülkemizde bazı ilkleri de beraberinde getirmiştir. Bu ilkleri hepimiz biliyoruz ve sayıları yazdıklarımdan daha fazla. Ben genel olanları ve aklıma gelenleri paylaşmak istedim. İlk olarak devletimizin kurucusu ile başlayalım:
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı: Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur. Selaniklidir. Osmanlı ordusunda önemli görevlerde bulunmuş başarılı bir askerdir. Milli Mücadelenin askeri ve siyasi lideridir. Milli Mücadelede başkomutanlık yapmış ve kendisine ''Gazi'' unvanı verilmiştir. Rütbesi Mareşaldir. Savaş sonunda Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, önemli reformlara imza atmıştır. 1923-1938 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başbakanı: İsmet İNÖNÜ
Osmanlı ordusunda görev yapmış önemli bir askerdir. 1.Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesinde Mustafa Kemal Paşa ile birlikte görev yapmıştır. Milli Mücadeleye katılmış önemli isimlerden biridir. Savaş sonunda imzalanan Mudanya Ateşkesinde Türk tarafını temsil etmiştir. Yeni devletimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasını yine İsmet Paşa imzalamıştır. 1923-1924 ve 1925-1937 yılları arasında Başbakanlık görevi yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Genelkurmay Başkanı: Mareşal Fevzi ÇAKMAK
Fevzi Çakmak da Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü gibi önemli bir Osmanlı askeridir. Atatürk'ten sonra 2. ve son mareşaldir. 1. Dünya Savaş'ında Çanakkale Cephesinde önemli başarılara imza atmıştır. Milli Mücadeleye katılmış, Sakarya Savaşında Mustafa Kemal Paşa ile birlikte savaşı yönetmiştir. Büyük Taaruzun planını bizzat kendisi hazırlamıştır. 1921-1944 yılları arasında Genel Kurmay Başkanlığı yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulan ilk siyasi partisi: Cumhuriyet Halk Fırkası
Bugünkü adıyla Cumhuriyet Halk Partisi. 1923'te Atatürk tarafından kurulmuştur. 1923-1950 arasında iktidarda kalmış, önemli inkılaplar yapmıştır. Cumhuriyet Halk Partisinin kökleri Sivas Kongresi'ne dayanır. Sivas Kongresinde kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Cumhuriyet Halk Partisinin temelini oluşturmuştur. Parti, günümüzde hala varlığını devam ettirmektedir. Yine günümüzde bu partinin Atatürk ilkelerinden uzaklaşıp, uzaklaşmadığı halk arasında tartışılan önemli konulardandır.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk muhalefet partisi: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar tarafından 1924'te kurulmuştur. Genel başkanı Kazım Karabekir Paşa'dır. Zamanla rejim karşıtlarının partide toplanması ve partinin Şeyh Said İsyanına destek verdiği iddiasıyla parti kapatılmıştır.
Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yönelik ilk isyan: Şeyh Said İsyanı
Güneydoğu Anadolu merkezli, rejime karşı yapılan büyük bir ayaklanmadır. Bu isyan din adı altında kendi isteklerini gerçekleştirmek isteyenler tarafından çıkarılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi gerici bir isyandır. Amaç yeni kurulan devleti yıkmaktır. Bu ayaklanma bastırılmış yargılanma sonucunda Şeyh Said ve 5 arkadaşı idam edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk yüksek okulu: Ankara Hukuk Mektebi
Bugünkü adıyla Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. 1925'te kurulmuş ilk mezunlarını 1928 yılında vermiştir.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk özel okulu: Ted Koleji
Türk Eğitim Derneği 1928 yılında kurulmuş, 1939 yılında resmen dernek statüsü kazanmıştır. İlk adı Türk Maarif Cemiyeti'dir. 1946 yılında şimdiki adını almış ve günümüzde hala faaliyetlerine devam etmekte.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk özel bankası: Türkiye İş Bankası
1924 yılında Atatürk'ün desteğiyle kurulmuştur. Atatürk bu bankanın gerekliliğini "Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen tam manasıyla modern ve milli bir banka kurulması…" şeklinde ifade etmiştir. Celal Bayar liderliğinde hizmete açılmıştır. Şu an dünyanın en büyük 118. bankasıdır.
Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınlara seçme seçilme hakkı verilmesi
Cumhuriyetin en önemli ilklerinden biri... Medeni Kanun ile 1926'da ilk kez kadın-erkek eşitliği sağlanmış, kadınlara daha önce verilmemiş hakları verilmiştir. 1930lu yıllarda ise seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Sırasıyla muhtarlık, belediye, milletvekili seçimlerinde kadınlarda yer almıştır. Biz kadınlar için büyük bir nimet. Değerini bilmeli ve toplumda etkin rol oynamalıyız kadınlar olarak.
Kadın öğretmen olur, avukat olur, pilot olur. Kadın aslında kadın olur. Atasına minnettar olur.
Ben özellikle Atatürk'ü sevmeyen bir kadına hayret ediyorum. Eskiden ''Kadınların yeri evidir.'' derlerdi. Ki şu an bile üniversite okumalarına karşı olan kafalar var. En basitinden üniversite okumasaydılar jinekolog doktoru tamamen erkeklerden oluşacaktı. Bu kafalar da karılarını kadınsal hastalıklar uzmanı erkeklere göndermek zorunda kalacaktı. Doğumu baz almıyorum bile. Ki bunlar en basit örnekleri, daha yüzlerce örnek verebiliriz. Atatürk'ün kadına yaptığı en büyük iyiliklerden biri de bu hiç şüphesiz.
İsmet İnönü ilk başbakan; ama keşke başka birisi olsaydı. Tabii diğer arkadaşları İstanbul hükûmetine destek çıktığı için siyasi başarılarına gölge düşürmüşlerdi. Zaten bu sebeple sürekli İsmet görevlendirildi. Atatürk'ü aşırı kıskanan hatta Atatürk'ün ölümün de bile parmağı olduğu söylenen bir kişi. Tabii bu söylenti öyle birkaç kişinin ağzından çıkan bir şey değil. Atatürk'ün ölümünün ertesi günü cumhurbaşkanlığını ilan etti. Para üzerindeki Atatürk resmini kaldırıp kendi resmini koydurttu. Okullarda Atatürk'ün resmini kaldırıp kendi resmini koydurttu. Atatürk'ü bu halkın zihninden silmek istedi.
Aslında ilk yüksek okul İstanbul Üniversitesi sayılabilir. 1453 İstanbulun alındığı yıl kuruldu. 1933'de T. C.'nin modern (batılı) tarzda yüksek öğrenim kurulu oldu. İlk merkezi bilgisayar sisteminini kuran, internet bağlantısı getiren ve yabancı dilde eğitim veren okul ise ODTÜ imiş.
Diğerleri önemli de bende kadınlarımız için yapılan reformları bir kaç kelime ile desteklemek isterim.
Anadolu da kız alıp-kız vermek gibi bir deyim kullanılır. Aslında yanlıştır. Türk kadını, kızı mal değildir. Alınıp verilemez. Biz Türkler de bir kız/kadın isterse gider evlenir, ailesi buna razı olur, olmaz başka meseledir. Arapların kadına vermediği değeri, biz de İslam'ın sanki bir şartıymış gibi alıp kullanmışız. Aslında hata etmişiz. Bizim kadınımız baskındır, Arap kadını gibi daima ikinci planda yaşayan, işlere karışmayan, söz hakkı olmayan, diplerde yaşayan tipler değildir. Bizim kadınımız erkek kadar bu topraklar üzerinde yaşanan hayat için söz hakkında sahiptir. Nitekim bu tarih boyu böyledir. Hanlık bize atadan değil anadan geçer unutmayalım.(Bir adamın kağan, han, hakan olabilmesi için Türk babadan olma, Türk anadan doğma gerekliliği vardır. Türk baba yetmez.)
Atatürk'ün verdiği bu haklar kadınlarımız için geçmişten geleceğe bir ışık niteliğindedir. Umarım Türk kadını layık olduğu değerler bütününden bir nebze olsun aşağıyla muhattap kılınmaz.
Gönül ister ki senin gibi her kadında "Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." diyen GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ne demeye çalıştığını çok iyi anlayabilse bu Ülkenin sırtı yere gelmez. Çünkü bir kadın bir nesildir. Emeğine paylaşımına sağlık. Tengri Biz Menen...
Ne kadar acı ki bazı beyni yıkanmış sözüm ona Türk kadını Atatürk'e ağza alınmayacak hakaretlerde ve iftiralarda bulunuyor. Halbuki bilmiyorlar ki Atatürk sayesinde seçme ve seçilme hakkına kavuştular, Atatürk sayesinde hilafet zulmünden kurtulup insan gibi yaşamaya başladılar. Atatürk sayesinde eğitim ve öğretim imkanlarından faydalanıp, doktor, hakim, pilot vs. gibi mesleklerin erbabları oldular.
Suudi Arabistan'da sadece erkeklerden oluşan parlamento toplanıyor ve kadınlara değer biçiyorlar. Varılan sonuç şu ki, deve kadından daha değerlidir. O beyni yıkanmış ucubelere diyorum ki eğer bir deve kadar itibarınız olmasın istiyorsanız bu yolda devam edin ve kalan hayatlarınızı bir köpek gibi yaşayın.
İnsanlar bu şeylerin farkına varmalı artık özellikle kadınlar cumhuriyetin değerini çok iyi bilmeli hepimiz bilmeliyiz. Emeğine sağlık böyle benceler süper bence olmalı bence :)
Bunlar zaten okullarda öğretiliyor. Tarihi sınav geçmek için öğrenen bir milletten hiçbir şey olmaz. Tarih geçmişten ders alıp geleceği düzenlemek için var ama adamlar hala ders alamıyor.
Bu yüzden işte dinden soğudum. Neymiş efendim 4 kadın helal , efendime söyleyeyim cennette 72 huri falan kadınların daha fazla değer görmesi gerekir. Ben bunu bilir bunu söylerim.
Din adı altında her türlü pisliği yaptılar. Cahil insanların galeyana gelip sırf din adına neler yaptığını biliyoruz. Ülke bilinçli olacağına daha da cahilleşiyor. Okuyan da aynı okumayan da aynı en ilginç olanı da budur..
Güzel derleme olmuş. BU arada chp 9 eylül 23te kuruldu, cumhuriyet 29 ekimde ilan edildi. chp aslında cumhuriyetten daha önce kuruldu :D TKP ise fevzi çakmakın öncülüğünde 1920de kurulmuştu, fevzi çakmak staline de benziyor zaten ^^
En İyi Cevaplar