
Çinin Vuhan kentinden dünyaya yayılan ve hangi hayvandan bulaştığı hakkında kesin bir kanı olmayan Korona Virüs şu an tüm dünyayı etkisi altına almış bulunmakta. Ülkemizde 1 vakada pozitif çıkmasının ardından sizleri korona virüs gibi bulaşıcı hastalıklar hakkında bilgilendirmek istedim.
Bu gibi virüslerin damlacık yoluyla bulaştığı düşünülmektedir. Virus hasta bireylerden öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların kontamine ettiği yüzeylerden (göz, ağız, burun mukozasına temasla) bulaşabilir.
Sigara içen bireyler, bağışıklığı düşük olan bireyler ve bununla birlikte bir yan kronik hastalığı olan bireyler ve yaşlı bireyler ise daha fazla risk altında.

Bağışıklık sistemimizin güçlenmesi aslında temelde sağlıklı beslenme ve yeteri kadar fiziksel aktiviteyle mümkün.
Öncelikle mümkün olduğunca taze sebze ve meyve tüketimine önem vermeli, basit şeker ihtiva eden paketli gıdaları ve nasıl hazırlandığını bilmediğimiz yiyecekleri tüketmemeliyiz.

Özellikle antioksidan kapasitesi yüksek olan yiyecekleri tüketmek bağışıklık sistemimizi faydalı olacaktır. Tam da pazarlarda rahatlıkla bulabileceğimiz kivi, portakal, mandalina, nar gibi antioksidan kapasitesi yüksek C vitamini kaynağı meyveleri her gün 1-2 porsiyon tüketelim.
Oluşacak olası halsizliğe karşı enerjinizi uzun vadede yükseltmek ve kalıcılığını sağlamak için , ceviz, fındık, badem, yer fıstığı, kaju gibi sert kabuklu meyveleri bulundurabilir hatta yanına C vitamini kaynağı bir meyve tüketerek bir ara öğün yapabilirsiniz.
Yeterli ve dengeli beslenmek bağışıklığımızın kuvvetlenmesi ve halsizlikten korunmak için oldukça önemli. Özellikle koyu yeşil yapraklı taze sebzeler A, C, E, K vitaminleri ve folik asit açısından zengindir. Eğer yeteri kadar beslenemiyorsak ticari formda bir multivitamin takviyesi kullanmakta fayda var.
Multivitamin, probiyotik, omega-3, zerdeçal, propolis gibi bağışıklığımızı kuvvetlendirecek takviyeleri kullanabiliriz.

Probiyotikler bağırsak sağlığımız üzerinde oldukça etkindir, zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engelleyerek bağışıklığımızın güçlenmesine fayda sağlar. Kefir, turşu, yoğurt gibi probiyotik kaynaklarını beslenmemize dahil etmeli, eğer yeterli gelmediğini düşünüyorsak ticari takviye ile desteklemeliyiz.
Omega-3 antioksidan etkisiyle bağışıklığın güçlenmesine faydalıdır. Haftada ikişer kez 200 gram yani toplamda 400 gram yağlı balık tüketimi yeteri kadar Omega-3 alımını sağlamaktadır. Bunun dışında ceviz, semizotu gibi bitkisel kaynakları da düzenli tüketmemiz çok değerli.

Zerdeçalın aktif maddesi kurkumin savunmamızı güçlendirir. Bölgesel ve sistemik olarak enflamasyonu baskılar ve antioksidan hücrelerinin etkilerini güçlendirmek gibi hedefleri düzenler.
Arıların doğal ürünü olan propolis virüs ve bakterileri yok ederek hastalıklara karşı savaşmaya ve bağışıklığı güçlendirmeye fayda sağlayacaktır.
Su her derde deva. Vücut ısımızın ayarlanmasından boğazımızın kurumasını engellemek ve metabolizmamızı toksinlerden arındırmaya kadar faydalı etkileri olan suyu günde kadınlar en az 2 litre, erkekler en az 3 litre tüketmeye özen göstermeli.

Antioksidan kapasitesi yüksek yeşil çay ve özellikle beyaz çay gibi bitki çayları ile boğazımızın yumuşak kalmasını sağlayabilir hem de bağışıklığımızı güçlendirebiliriz. Bunun dışında başta kuşburnu olmak üzere C vitamini içeriği oldukça yüksek olan bağışıklığımız üzerinde etkin zencefil, ekinezya; boğazı yumuşatmak için ıhlamur, rezene gibi bitki çaylarını gün içerisinde 1-2 fincan tüketmeye özen göstermeliyiz.
A post shared by 𝗨𝘇𝗺𝗮𝗻 𝗗𝗶𝘆𝗲𝘁𝗶𝘀𝘆𝗲𝗻 𝗭𝗲𝗵𝗿𝗮 𝗕𝗢𝗥𝗔 (@zehrabora) on
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer