Hayatı Gönülden Yaşamak Mümkün Mü? İsyan:

Hayatı Gönülen yaşamak mümkün mü?


İSYAN:(Bölüm 3}



Hayatı Gönülden Yaşamak Mümkün Mü? İsyan:



Farkına varmadığımız en önemli şey, şeyleri nasıl anlamlandırdığımız. Bir insan niye bu kadar sever ki, niçin bu kadar değer verir ki, niçin hayatını bozup çabalar ki? İyilik kelimesi güzeldir. O yüzden niçin iyilik yapar ki demez. Ama iyilik yapmak yabancıdır. Yapmayana niçin iyilik yapmaz ki denir!


Nihayetinde insanoğlunun iki seçimi var. Ne kadar aptal veya zeki olduğu değil değerleri ve hayatı görüp anlamlandırma şekli bu seçimle şekillenir.


Toplumsal düzeni sevmeyip onun bilinciyle yaşayan sadece buna zıt sözümona özgürlükçü bir ruh kurgular. Oysa ge|çek özgürlük kendini bulmak, hayatı hakikatiyle anlamlandırıp doğruyu ve gerçek güzellikleri görebilmek değil mi?




Hayatı Gönülden Yaşamak Mümkün Mü? İsyan:


***BİR BEN VAR BENDEN İÇERİ***


Toplumun en büyük zaafı düşünmenin ne olduğunu bilincinin hakikatini bilmeden düşünmesidir. Detaylandırmadan ifade edeyim bir miktar.


Her canlı doğayla bir uyum içinde doğmuştur. Muazzam özellikleri de beraberinde sunulmuştur. Çölde ayağından yağmur suyunu derisi aracılığıyla dışardan ağzına taşıyan kertenkele, ormanda muazzam kamuflaj yapan hayvanlar, zürafalar.


Aslında bilincimiz de bu uyum içindedir. İnsanoğlunun en büyük algısal zaafı korkudur. Ölüm korkusu ve hayati ihtiyaçlarının yokluğundan kaynaklanan ölüm korkusu. Ve giderek bozulan korkuyla dallanıp budaklanıp ahlaki ve öz değerlerini yitiren bir bilinç. Aç kalmamak için hırsızlık yapar sonra bazen aç kalmak istercesine kendini durduramadan hırsızlık yapar.


Düşüncelerimiz bizimdir. Ama bilincimiz değil. Şimdilik bunu anlayın lütfen. Kadının hassasiyet ve fiziki zayıflığını korkuya çeviririz, her olayda korku doğururuz, bu korku dolu ortam da buna uyumlu daha kötü korkulası insanlar yetiştirir.


Aslında biz kendimizi bulmadıktan sonra toplumun bilinciyle düşünüp hareket ediyoruz. O ne derse onu yapıyoruz. Ve toplumsal bilinç içinde erdem taşımayan ve barındırdığı her parça korkuya daha sert ve büyük duvarlar örüp insanları ruhsuzlaştıran bir dengedir. Yani düzendeki kusurlar size korku olarak yansır, korkuyla uyum içinde bütünlüğü korumak için insanın gücünü gönlünden almasını engeller ve ruhsuzlaştırır. Aksi takdirde birey bireysellik kazanıp düzeni kendine göre ve gönülden sevgiyle beslemek isteyecektir. Bu savaştır. Sonuç gönlünce yol almak isteyenin toplumsal bilinçle dışlandığıdır.


Bunu görmek ancak bütünü görmek ile mümkündür ki bilinç atlanabilir o zaman.



Bu gözlem şekli hayatlperestlikle suçlanabilir. Bilincime yeterince hakimim ama sosyal muhabbete değil. Yine de amaç anlaşılmaksa her soru ve düşüncenize yoldaş, dost olup sizinle düşünmeye çalışırım arkadaşlar. Bu içimdekilerin düzensiz çok ufak kısmı.


Hayatı Gönülden Yaşamak Mümkün Mü? İsyan:
Cevapla