Öncelikle bu benceyi neden hazırlıyorum?
Açıkçası bende pek bilmiyorum ama yaklaşık 1 ay önce bu benceye yaptığım yoruma verilen cevaplardan birinde bu istek geldi bende bu anketi yaparak ne paylaşmamı istersiniz diye sorum ve katılım pek olmasada bir paylaşım konusu olan seçenekler arasından bu çıktı ve paylaşıyorum. Aslında şu sevgililer günü filan dolayısıyla çok fazla bence ve soru kalabalığı var ama daha fazla beklemek istemeidim.
Uzun yazı yazmayı pek beceremem kusurlarım olursa özür dilerim.
Not: Bu bencede yer allan kişi ve kurumların bilgisi dışından bu yazıyı hazırladığımdan kendi ve kardeşimin isimleri dışında sahte isimler kullanıcam.
Not2: Geçmişte yaşadığım bazı tatsızlıklardan ötürü resim paylaşmayı düşünmüyorum yazdıklarımın gerçeliğinden şüphe eden varsa küçük bir film senaryosu olarak olkusun.
Başlıyalım
Ben 26 Haziran 1986 yılında Kazakistanın Almanty şehrinde ikiz kardeşim ile birlikte dünyaya gelmişim.(O zamanlarda Kazakistan sovyetler birliği üyesiydi) Annem aslen rus babam ise kazaktır.Annem çalışmıyordu babam ise orman koruyucusuydu kaçak avcılıkla filan mücadele eden köy bekçileri gibi gibi.Çok bir akrabamız yoktu bir dedem vardı oda bizimle beraber yaşardı birde şimdi adını bile hatırlamadığım birkaç kişi daha işte. Babamın mesleği dolayısıyla evimiz ormana yakın tenha biryerdeydi ama güzeldi seviyordum evimizi.
Haliyle bebeklik dönemimi hatırlamam mümkün değil.Annemin ve bababmın anlatığı kadarıyla biliyorum zaten anne ve bababmıda erken kaybettim o dememlere ait anılar bile hayal meyal geliyor aklıma.Bebekken ikiz kerdeşimle birebir aynı tepkileri verirmişiz aynı anda ağlar aynı anda gülermişiz bu durumda annemi çok yorarmış tabii :).
Evimizde aktif olarak çalışan babam ve dedem vardı babam koruyucu dedem ise demir ustasıydı gelirimiz çok olmasada mutlu mutlu yaşıyormuşuz işte :D Söylediğim gibi o dönemi hatırlamıyorum hatırlaya bildiğim neredeyse her hafta pikniğe giderdik. Ablam ben ikizim annem babam ve dedem musmutlu mis gibi aile işte :D Bababmın beslediği kocaman bir köpek ve at vardı onlarda ornardım at çok büyük olduğundan babam beni ve ikizimi köpeğe bindirir ablam annem ve kendisi de ata binerdi öylece gezinirdik dağda bayırda :)
Çocukluğumun ilk dönemleri böyle geçti işte yani 10 numara bir ailem vardı böyle böyle geldik 1992 ye peki Ceyda nolduda (tabii o denem adım ceyda değil) türkiyeye geldin dediğinizi duyar gibiyim anlatıcam sabır :)
Birgün babam eve geldi morali bozuk canı sıkkın. Annem sordu noldu diye anlattı işte nöbetteyken bir grup avcıyı afrk etmiş uyarmış havaya ateş etmiş onlarda karşılık olrak babama ateş etmiş çok şükürki babama isabet eden birşey olmamış babamda karşılık olrak ateş açınca o adamlardan birini yaralamış. Adamlar geri çeklirken babamda silahlı olduklarından peşlerinden gitmemiş orduya bildirmiş durumu. Bamam ise acaba o yaraladığım adama birşey oldumu olacakmı diye endişleniyordu. tabii olayın üzerine babamı görevden aldılar.
Yine bir gün evimizde oturuken kapıya çok sert bir şekilde vurarak kırıp içeri 4 kişi girdi. Babam silahlıydı ama eve geldiğinde tüfeğini ceketini ve şapkasını kapının yanına asar öyle girerdi bizim yanımızda asla silah taşımazdı.O kapı kılınca ablam ben ve ikizim çok korktuk annem hemen ben ve ikizimi televizyonun altındaki boş dolaba sakladı. O adamlar salona kadar gelmişti hepimiz salondaydık. Ben ve ikizim saklanmıştık ama Anne baba ve ablam için durum farklıydı.O 4 adamın neden geldiğini sonradan öğrendim çook sonradan. Hani babamın yaladığı avcılar varya avcı değil mafyaymış kacak kaplan avı yapıyolramış günümüzde bile hala kaçak kaplan avı vardır ve kaplanları postu eti dişleri hatta kemikleri bile çok tüksek fiyatlara alıcı buluyor. O akşam silahlar patladı.
Hala bu satırları yazaken bile eşşerim titriyor gözlerim doluyor. Bizim evde olduğumuzu bilmiyorlardı onlar bütün ev ahalisini öldürdüklerini sanıp gittiklerinde ikiz kardeşime baktım. Korkumdan dolabın kapağını aralıyamıyordum. Henüz 6 yaşımdaydım 6 yaşındaki bir kız çocuğu silah sesinden ne kadar korkar tahmin edersiniz. Ama kardeşimin durumu benden kötüydü bayılmmıştı ama ben onun öldüğünü sanıp dolaptan dışarı attım kendimi.İşte o an çocukluğumun artık olmadığını anlatan görüntü karşımdaydı. Her taraf kan babamam salonun kapısın hemen önündeydi annem televizyonun karşısındaki divanın kenarında ablam ise annemin altındaydı. Oda resmen kan ve barut kukuyordu hani hatılayamadığım çocukluğum vardı ya işte o an bitmişti artık çocuk olamazdım.Ağlamadım ağlayamadım şoktaydım dışarı çıktım gecenin karanlığında koştum koştum koştum nereye gittiğimi bilmeden. Bir teyze koşarken tuttu beni kızım dedi noldu annen nerede kayıpmı oldun. Cevap veremedim sustum beni aldı polise götürdü poliste sordu ailen nerede diye yine sustum. Geceydi polisler beni bir divana yatırdı sen burada uyu biz aileni bulalım dediler. Uymadım ama oradan kalkamadımda konuşamadımda sanki böyle üzerime kocaman bir inek oturmuş gibi hissediyordum. Saatler geçti güneş doğdu sabah olunca olay anlaşıldı.
Dedem gece mesaisinde çalışıyordu sabaha karşı eve gelince görmüş. Kardeşimi o dolabın içinde bulmuşlar yanıma getirdiler ben onu görünce sevinmiştim bir anda sarılınca anladılar benim kim olduğumu neden sustuğumu. Dedem polis merkezinde bizi almaya gelince polislere saldırdı koruyamadınız kızımı diye. Bizi dedeme teslim etiler olay araştılıcaktır deyip yolladılar sanki bir hayatımız varmış gibi. Dedem çok kızgındı gidiyoruz dedi. Dedem gençliğinde türkiyede demir yollarında çalışmış türkçeyi biliyordu ama ben hiç tahmin etmedim türkiyeye geleceğimizi.
Polis merkezinden çıktık demem benim gözlerime baktı kızım dedi sen adını biliyor musun? Adım Anastasia dı anlamı yeniden doğan demek. İşte o an adımın neden bana verildiğini anlamıştım ve bir anda içimde bir duygu belirdi intikam allıcaktım bana bunu yapanları tek tek bulup tek tek intikamımı alacaktım. 6 yaşındaki bir çocuğun intikam duygusu ile hayata tutunması nekadar sağlıklı bilmiyorum ama o zaman benim pes etmememi sağlıyan şey buydu. Biz dava açılmasını suçluların bulunmasını beklerken kanıt yetersizliğinden bir işlem yapılmadı ama ben kimin yaptığını biliyordum o adamlardı işte babamın yaraladığı adamın çetesi işte ama bizi dinlemediler sebebini azçok tahmin eder gibiyim biz kazaktık onlar rus. Böyle olunca dedem itiraz etti bulun dedi. Bulunmadı bulamdılar. Defalarca üst üste itaraz edince dedem bu sefer bize düşmen oldu kendi devletimiz bize sahip çıkmayı red ediyordu. Dedem kızdı kızgınlığı günden güne arttı bu ülke durmam bende dedi.1992 kazakistan bağımsızlığını aldığı sene otorite boşluğu var ortalık zaten kaos olanlar yüzüne ülkemi suçlayamam.
1992 nin ortalarıydı dedem bizi aldı kaçak yollarla türkiyeye sokmayı başardı yolculuk kamyon kasalarında filan geçmişti. Biz Van a kadar gelmiştik dedem yolda soğuk almıştı vanda yanında kaldığımız amca hasteneye gidersek tutuklarlar kaçasınız dedi. Gitmedik ama dedem günden güne kötüleşiyordu bizim tek dayanağımız ise dedem biz türkçe bile bilmiyorduk. Benim dedemin başında ağladığımı görünce yanında kaldığımız adamın karısı dayanamdı. Hastaneye gitmiş oradan bir doktoru yalvar yakar eve getirmeyi başardı doktor dedemi muane etti. Ak çiğerlerini üşütmüş ilaçları yazdı. Dedeme ne işin var burada bu iki kızla dedi doktor. Dedem olan biteni anlattı doktor antepliymiş doktorun abladı anttepte büyük bir iş adamının karısıymış. Doktor ablasına haber verdi. Kadın kocasına söylemiş adamda vana hemen bir araba gönderdi bizi antebe götürmeye. Biz arabanın gelmesini beklerken dedemde bak kızım kendi ülkemizin yapmadığını yapıyorlar dedi.
Araç uzun bir bekleyişin ardından gelmişti bizi doktorun bizzat kendisi kendi arabasıyla aldı ve o gelen arabaya götürdü. Bindik yola çıktık yoldayken şöför dedeme bir takım sorular sordu anlamıyordum ama dedem hastalığından ötürü konuşmakta zorlanıyordu heralde şöfürde anladı bir süre sonra sormadı. Teyibe bir kaset koydu tek hatırladığım şarkı Barış Manço nun Dıral Dedenin Düdüğü parçasıydı tek kelime anlamamıştım ama yinede gülümsetmişti işte o yüzden unutamıyorum ve bende yeri özel olan şarkılardan biridir.
Antebe gelmiştik bizi o iş adamının kendisi karşıladı dedemle tanıştılar. Adı Davuttu davut amca antebin önde gelen iş adamlarındandı o zamanlar maddi gücüde baya sağlamdı. Bizi aldı evine götürdü hayatımda gördüğüm en büyük evdi. Evde ülks namına herşey vardı saray derler ya bana resmen saray gibi geliyordu. Önce banyolar hazılandı bir güzel yukandık uzun zamandır ilk defa okadar temiz hisssettim kendimi. Sonra büyük bir sofra hazırlandı karnımızı doyurduk. Sonra ben evin alt katlarında küçük bir oda veriler diye tahmin ederken adam büyük kızının odasını bize vermişti bize derken ikiz kardeşimle bana dedemede ayrı bir oda verdi.
Bu arada davut abininde benimle yaşıt 1 kızı ve benden 1 yaş küçük bir kızı vardı o zamanlar. Artık 4 kız babasıyım diyordu. Bizi daha ilk günden sahiplenmişti ama ben istememiştim tamam başka çarem yoktu ama ben çocukluğumu istiyordum işte. ilk iş vatandaşlık olcaktı ama önce türkçe öğrenmemiz gerekiyordu ve yaşımızda 6 dı seneye okulada başlatmak istiyordu bizi. Türkçe öğrenmeye başladık özel hocalar tutuldu bütün ev halkı bende ikizin etrafında pervane oluyorlardı her istediğimiz oluyordu. türkçeyi yarım yamalak öğrendik birkaç aya. Vatandaşlığa yetmez deiler ama okula başlamak gerekiyordu geç başlamamızı isteimiyordu davut abi kaçak olarak rüşvetle filan bizi okula aldılar. Türkçemiz az olduğu için anlamıyorduk ama evde demem bize anlatıyordu öyle öyle 3-4 yıl geçti.
Yıl oldu 1995 türkçemiz artık çok güzeldi gittik vatandaşlık başvurusuna 1995 te başvuru yaptık sonra uzun bşr bekeme süreci. Kaçak hayatına devam. Biraz büyümüştük en azından 10 yaşımıza gelmiştik. Ben el bebek gül bebek yetiştirilmek istemiyordum. Birgün davut abinin çıktım karşısına bana iş ver dedim evinde kalıyorum bedavaya kalmam dedim çocuk aklı işte. Davut abi sende benim kızımsın dedi. Ben olmaz ben çalışıam dedi. Davut abi peki yarın akşam san iş vericem söz dedi. ertesi gün akşam elinde koca bir kuyu dolaşık iplikle geldi. Al bakalım işin bu bunu açmak dedi. Bende onu kutuyu önüme laıp başladım iplikleri düzgünce sarmaya. Birkaç günde bir bir kutu sarıyordum davut abi yenisini getiriyordu. Kendi aklımca çalışıyordum işde soran oluncada iplik müdürüyüm derdim :)
1995 te davut ebinin yeni çocukları oldu ikiz kadeşlerdi ama biri kız biğeri erkek en artık daha kalabalıktı ama ben daha çok sevmiştim daha neşeli hale gelmişti. 1998 de ise son çocuk ufak kız dünyaya geldi yıllar böyle geçti işte yıl oldu 2000 liseye başlıycam ama bende tip canavar boy uzun saçlar kabarık cayip bir tiptim ve en önemliside hala vatandaşlık yok. yine rüşvet filan liseyede kayıt oldum özel bir fransız kolejiydi yabacı dil eğitimi için oraya yazdırmıştı davut amca lise yıllarımızda çabuk geçti yıl oldu 2005 artık vatandaşıl talebimiz 10 yıl sonra kabul olmuştu. Bana uygun görülen isim Ceyda idi Bende sibel ismini beğenmiştim o yüzden Ceyda Sibel oldu soy ismimi değiştirmek istemedim ama ileride sıkıntı çıkar filan diye onuda kaplan yaptık kaplan zaten en sevdiğim hayvandı ve babam o mühteşem kedileri korumakla görevliydi. Ceyda Sibel Kaplan doğmuş oldu Anastasia yeniden doğan demek ya :)
ÖSS ikizmde bende girdik o belaya ikiz kardeşim çok iyi sonuç getirdi saygın bir üniversitede mimarlık kazandı ben ise sınav esnasında epileptik krizim geldi ve bayıldım haliyle sınavdanda çaktım :) özür dilerim unuttum ikizimdede bendede epilepsi var. Ben çok üzülmüştüm sınavı kazanammıştım davut amca benim üzüldüğümü görünce kızdı. Boşunamı gittin kolejlere su gibi ingilizcen var ben ne işe yarıycakki dedim. Toefl sınavından bahsetti benim için bir yıl kaybetmeden 2. şanstı bu kaçıramadım girdim ve amerikada grafik tasarım kazandım hayalimim bölümüydü resim çizmeyi çcukluktan beri seviyordum.
Amerikaya gittim üniversite okumaya üniversite yıllarımda geçti gitti deli dolu güzel yllardı ama önemli bir olay olmadı. 2010 da mezun oldum geri döndüm antebe bu sefer Davut ebinin fabrikasında reklam tasarım müdürüydüm. 2012 yılına geldik tabii çocukluğumdan kalan intikam ateşim hala sönmemişti. Davur ebiye söyledim intikamımı almadan sağlıklı bir hayatım olamaz dedim hak verdi. Rusyayala çok ticaret yapan bir firması olduğundan dolayı rusyada bağlantıları çok güçlüydü. Rusyada hemen bir dava açıldu ailler aranmaya başlandı her ne hikmetse 2 haftada bulundu mahkeme karşısına çıktılar bende oradyadıyım ve karşılarında durdum o günki kız çocuğu intikamını alıcaktı işte. Ölüm cezası artık olmadığından hakim hepsine ki o gün 4 kişiydiler ama mahkemede 13 kişi yargılandı ve hepsi mühebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tek suçları değil tabii suş dosyaları baya kabarışmış. Sonra ceza evinde ise kalan diyer makumlardan biriyle görüşme istedim.
Birazda duvut abinin yardıyma bu isteğim gerçekleşti. Kızına tecdvüz edenleri öldüren bir baba ile görüştüm durumumu anlattım ve tam 4 gün sonra o 4 tetikçi hapisanede öldürüldü. Artık ben intikamımı alıp o katilleri ilahi adalete teslim etmiştim. Otelden çıktım türkiyede döndüm ve hayatımın en huzurlu günüydü artık intikam duygu yoktu ve bir dahada olmayacaktı. Mahkeme kararıylada tazmünatta almıştım gerçi paraya ihiyacık yoktu ama almıştım işte o paylada gittim reklam şirketi kurdum çokta güzel çalışıyorudum. Yıl oldu 2014 antep suryiellerde doldu taştı ilk başta bende onlar gibi mülteci olduğum için yardımcı oluyordum ama sonrdan suriyeliler çalmaya başladılar şehirde huzun düzen bozuldu benim iş yerimede 2-3 saldırı oldu. Mülteci çalıştırmak suş olduğundan suriyeli çalıştırmyordum. Birgün suriyeli bir genç geidi iş başvurusuna işe alamıyacağımı söyledim kaçak işçi olduğunu söyledim. Gitti 2 saat sonra geldi elinde türk kimliği vardı bana 10 yılda verilen kimlik suriyeiye 2 saatte verilmişti. Çok zoruma gitti çok üzüldüm. Birkaç ay sonra amerikadan bir stüdyodan teklif geldi. Kabul edip ikizimle birlikte amerikaya yerleştim ve artık amerikadayım. Çok şükür gayet güzel bir hayatım var ve mutluyum.
Aşk hayatımmı işte ona zaman bulamadım mutluluğuda bulmuşum zaten gerekte yok :)

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar