Sayfalar dolusu cümleler yazmaktı aşk.. Bir kızın günlüğünü hiç açıp okudunuz mu? Ya da hiç merak ettiniz mi? Ne yazar, ne anlatır? Nelerden bahseder en çok?
Aşkını, acısını, mutluluğunu, hüznünü gözlerinden düşen damlaları anlatır en çok...
Söyleyemediklerini anlatır cesaret edemediklerini anlatır.. Tam 3 defter vardır bende tek bir sayfası bile boş değildir. İçi o kadar doluyken insanın sayfanın boş kalması ne mümkün. O kadar çok şey yazdım ki ona dair o kadar çok şey anlattım ki ona.. Belki bir gün okur diye özenle yazdım her birini.Karşımda duruyormuşcasına konuştum onunla. Bana konuşma fırsatı vermediği anlarda içimde kalanları yazdım.
Ne kadar çok şey yazdıysam artık 2010 2011 2012... ve bu zamana kadar devam etti
Koca bir alışveriş listesi gibiydi bazen. Bazen de kırık dökük yıkıntılar vardı üzerinde. Bakın bakalım ne yazmışım ne söylemişim neleri gizlemişim en çok nelerden kaçmışım.
Hayat öyle zorlu bir yokuş ki, tırmanmaya çalıştıkça uçuruma düşürüyor insanı...
Sana koştukça tökezliyorum hep bir yerlere.. Sen dedikçe daha çok yanıyor canım. Yine yokluğunun demindeyim. Şu koca şehirde yalnızım sensizim. Adın adıma en güzel cümle ilen , dilinden adımın hiç çıkmayacak olması kahrediyor beni. Sanki bir araya gelipte ayrılan çiftler gibiyiz. Ama onlar gibi olamayız biliyorum. Ayrı şehirlerde ayrı hayatlarımız var bizim. Bunu kabullenmek öylesine zor ki. Çay demler gibi demledim hayallerimi, içimi ısıtırlardı ama dilimi yakardı... 23 Şubat 2013
Okudukça sanki yeniden yaşıyorum hepsini. İnsanın acılarını bir deftere sığdırmaya çalışması ne zormuş. Yazdıkça daha da artıyor sanki yazdıkça daha da çoğalıyor cümleler. Geçmiş sayfa sayfa önümde duruyor sanki..Hepsini yakıp atasım geliyor.Tamamen unutmak istiyorum yoksaymak istiyorum hepsini. Ama geçmişinden kaçamıyor insan. Kendinden kaçamıyor..
Seni kırmayı hiç istemedim!
Ayıp ettim biliyorum düşünemedim. Ben ikimizi hep düşünüyorum. Hiç mi yan yana olamayız hiç mi elimi tutmazsın diye. Cevabını da çok iyi biliyorum, tutmazsın ellerimi.. Yanımda olmazsın sevmezsin beni.. Ben sadece sana ait bir şey olsun bende istiyorum. Seni rüyamda görmek bile o kadar tuhaf hissettiriyor ki bana, sanki bana hep yakınmışsın gibi.. Sanki benden hiç gitmemişsin gibi.. Aslında sana o kadar çok kırgınım ki.. Adını andıkça fotoğraflarına baktıkça içimde bir şey açıyor. Seni ne kadar özlesem de gelmemelisin diyorum bazen. O kadar çok zaman geçti ki ;yıllarımı aldın benden, ömrümü aldın. Kenidini aldın gittin benden. Seninle olan hiçbir anımı değişmezdim ben..... 6 kasım 2014
Kendi cümlelerimi okudukça içim karardı . Koskoca bir karanlığın ortasındaymışım meğer. Hep onunla ilgili olan kısımlardan kesitler verdim. Çünkü en çok onunla ilgili şeyler yazıyorum. Boyumu aştı duygularım kendi duygularımda boğuluyorum adeta. Onunla geçen onsuz geçen zamanım bir mücevher kutusu gibi.. Ben açıp bakmadıkça kanatamaz beni, kanatmamalı..
İşte beyler böyle okumaktan içiniz kararmıştır belki ama mutlu günler oldu da biz mi yazmadık. Mutlu günler yaşattırdılar da biz mi paylaşmadık..
Çokta kesitler vermedim sıkıcı olmasın diye. Sadece biraz bahsetmek istedim. Anlatmak istediğim şey. Acılarını değilde yaşadığı mutlulukları yazdırabilen adamlar olun.. Olun ki bir gün elinize alıp okuduğunuzda mutluluk duyabilesiniz. Ve siz kızlar günlüğünüze yazacağınız tek şey mutluluk olsun. Benim gibi sayfa sayfa acı biriktirmeyin biriktirmeyin ki bir gün açıp okuduğunuzda canınız yanmasın..
SEVGİLER...
Sayfalar Dolusu Cümleler Yazmaktı Aşk... Okunmayacağını Bile Bile!
Bende senin yolunda ilerliyorum yavaş yavaş. Bunları okurken kendimi buldum. Kendimi hissettim. Hissettiklerimi tekrar tekrar hissettim. Tam da bu benceye denk geldiğimde dinlediğim bir şarkıyı paylaşmak istiyorum. Zira yazılanlarla kusursuz bir uyum içindeydi.
Bence insanlar karşısındaki kişiyi sevmek için değil kendisi sevilmek için aşık oluyor. Aşkı yanlış anlıyor. Bu yüzden aşkı yaşayamıyor. O günlükleri, senin hislerini okusun diye değil gerçekten onu sevdiğin için yazsaydın ona kavuşma ihtimalin artardı. Hatta yazmaktan öte eylemde bulunurdun. Ama sen dram yaşamak istemişsin, Sonucunda duyguların saplantıya dönüşmüşsün. Basit cümleler ve açık ifadeleri okumaktan hoşlanıyorum. Cümleler biraz süslü kurulmuş. Aşkının gerçek olduğunu düşünmüyorum. Eline sağlık.
Dusuncene saygı duyuyorum bir eylemde bulunmadigimi nerden biliyorsun defalarca bulundum ama bir süre sonra bundan vazgeçtim karşındaki insanı da çok bunaltmaman gerekiyor. Sevilmek için sevmedim sevmek istediğim için sevdim sevilmek için sevseydm sevilmedigimi ilk öğrendiğim andan itibaren vazgecerdim. O bir saplantı değil bende.
Okuduklarımdan eylemde bulunmadığın anlamını çıkardım. Sonuçta sayfalar dolusu yazmışsın, benimki yüzeysel bir yorum. Ama sevilmediğin halde sevmekten vazgeçmemek de bana göre saplantı. Fakat kimsenin duygularına karışamayız. Sana göre olağan ise böyle yaşayabilirsin.
Dogrudur sana öyle gelmiş olabilir. Bence o zaman bir anlamı olmaz eğer ufakta olsa bişeyler mümkünse vazgecmemeli insan yoksa ne anlamı kalır. Aşk her zaman karsilik bulmak zorunda değildir bulsa ne mutlu ama malesef olmuyor.
Bende yazdım ama gözünun önünde yazdim hisslerimden iz çıkarmıştım ama kalp bunu anlamaz analamadı. Açıldım reddetti. Dedi daha bir haftadit taniyorum. Oysa bir haftaya neler sığdırdım. Ah bu aşk yok mu aşk! Tek başımayım hala. elimden tutacak birini beklicem isticem. En kötusüde başka bir veledin ona yar demesiydi.
Ben de bu şekilde sayamadığım kadar çok defter tuttum sonra bir sinirle attım şimdiyse bazılarını wattpad de paylaşıyorum bakmak isterseniz İz Bırakanlar Unutulmaz. sevgisizgunluk adım
En İyi Cevaplar