Herkes cevabında olmaz diye belirtmiş, hayatın nasıl işlediğini hâlâ öğrenememiş insanlar var aramızda maalesef
Ben bedensel yürüme engelliyim 3,5 yaşımdan beri bu haldeyim bunun öncesi de var tabi ben ölü bebek olarak dünyaya gelmişim nefes almıyor muşum, annem ben çocuğumu ölü ya da diri istiyorum demiş doktorlar da düşünmüş ve beynime vakum denilen bir şey atılmış normal bir çocukken bir anda 3,5 yaşımda komşumuz tarafından ayağımın yan bastığını görmüş vebu halde olduğum anlaşılmış benim sağ tarafımda güç yok maalesef var ama fazla enerji veremiyorum en azından kendi gereğimi görebiliyorum oturup kalkabiliyorum spor yapabiliyorum şu an da üniversite okuyorum ve tanıdığım insanlar beni hiç psikolojik olarak etkilemedi hepsi beni tanıdığına memnun
Demek istediğim şu hayatta ne olacağınız belli değil Allah korusun belki bir araba veya motor kazasından engelli bir birey olacaksınız veya yanlışlıkla bir dengesizlik yaşayıp bir yere düşünce kim bilebilir o yüzden büyük konuşmamak gerekir
yorumlara biraz baktım da fikir birliği yok. normal. bu durum tartışmalı biraz. kimisi vicdanını empatiyle koruyor kimisi dinle. benim fikrim kesinlikle aldırılması yönünde. neden mi? hayvanlardan bizi önemli ölçüde ayıracak bir farkındalığa, zekaya ve bunun sonucunda da gelişmiş bir teknolojiye sahibiz. tüm bunlardan yararlanarak anne karnında bu durumu teşhis edip bir çok hastalığı da önleyebiliyoruz. fakat engellemeyen ve hayat boyu sürecek bir dezavantajla doğacak çocuğu sırf döllenme gerçekleşti diye doğurmak cezalandırmak gibi geliyor bana. doğada hatalar olur. sonuçlarını ve zorluklarını bildiğimiz hatalarda diretmek insanın zekasına yakışmıyor. vicdan ve merhamet, empati yaparak o zorluğu yaşayacak kişinin acılarını hissedip onu bundan korumak istemekle bütündür benim için. kimse engelli doğmak istemez. onlara duyulan merhamet insanlıktandır. bugün çocuğunuza 5 dakika içinde araba çarpacağını ve ömür boyu engelli kalacağını bilseniz sokağa çıkarmazsınız. hayat kimse için kolay değil. bir de bile isteyerek bu hayata başkasına muhtaç insanları getirmeyi güzellemeyin. siz merhametle bencilliği karıştırıyorsunuz. yaşadığımız dünya bir ütopya değil. kimse kimseyi cenneten alıkoymuyor tam tersine cehenneminden sakınıyor.
ayrıca o çocuk engelli dogduysa ne olmuş? Sonuçta senin çocugun annesi sensin. Babası kabul etmiyorsa kabul etmesin. Sen onun senin çocugun oldugunu biliyorsun. Sen dogurdun. Engelliyse ne olmuş yani? ne olmuş. Afedersin ama böyle bir soru sorulur mu canım mısın?
İkinci çocuğuma hamileyken bir oğlumuz olacağını öğrenmiştik. İlk evladımız kızdı. Hamileliğin üçüncü ayında doktor, bebeğimizin Down sendromlu olabileceğini söylediğinde dünyamız başımıza yıkılmıştı. Bizim için çok zor, çok ağır bir süreçti. Gözyaşları, endişeler, dualar birbirine karışmıştı. Ama ne olursa olsun, onu dünyaya getirmeye karar verdik. Çünkü bir anne olarak, onu daha doğmadan hissediyor, varlığını kalbimde taşıyordum. Eğer mevcut çocuğumuz sonradan bir engelle karşılaşsaydı, onu nasıl gözümüzden sakınır, sevgimizden mahrum bırakmazsak; karnımdaki yavrumuz için de farklı düşünemezdim.
Onun küçük hareketlerini hissettikçe, bana ait olduğunu, bana emanet edildiğini daha derinden anlıyordum. Bu yüzden ne olursa olsun onu kucağıma almayı, sevgimle büyütmeyi seçtim. Çok şükür, nur topu gibi bir oğlumuz oldu. Her baktığımda, Rabbimin bana verdiği en güzel emanetlerden biri olduğunu hissediyorum. Bazen hayat bizi zor kararlarla sınar ama sevgi, korkudan daha güçlüdür. Bugün dönüp baktığımda, iyi ki diyorum… İyi ki onu dünyaya getirmişim, iyi ki oğlum olmuş. Rabbim tüm evlatları sağlıkla, huzurla ve hayırla büyütmeyi nasip etsin.🤲🏻🤲🏻🤲🏻 oğlum mucizem oldu 😊
İnsanlar bu zor durumla karşılaştıklarında genellikle şu iki ana düşünce ekseninde kararlar alıyorlar:
Yaşamın Kutsallığı ve Koşulsuz Sevgi: Birçok ebeveyn, engeli ne olursa olsun her yaşamın kutsal ve değerli olduğuna inanır. Çocuğun getireceği zorlukları göğüslemeye hazır hissederler ve ona sunabilecekleri sevginin, her türlü engeli aşabilecek bir bağ yaratacağını düşünürler. Bu bakış açısında, her bireyin dünyaya gelme ve yaşama hakkı vardır.
Yaşam Kalitesi ve Gelecek Kaygısı: Diğer bir yaklaşım ise doğacak çocuğun yaşayabileceği fiziksel/zihinsel acıları, bağımsız bir hayat sürüp süremeyeceğini ve kendilerinden sonra ona ne olacağını önceler. Çocuğun acı çekmesini istememek veya ona hak ettiği standartlarda bir yaşam sunamayacağından endişe etmek de çok derin bir sevgi ve sorumluluk duygusundan kaynaklanır.
Bu soruya verilen hiçbir cevap kolay değildir ve her iki tercih de kendi içinde büyük bir fedakarlık, sevgi veya sorumluluk bilinci taşır. Toplumların, ailelerin ve bireylerin inançları, imkanları ve hayata bakış açıları bu kararı şekillendirir.
Bir anne olarak, evlat sevgisinin koşulsuz olduğuna yürekten inanıyorum. ❤️ Her çocuğun dünyaya gelişini mucizevi buluyorum ve bana emanet edilen her canı sonsuz bir sevgiyle kucaklardım. Önemli olan, ona her türlü desteği ve sevgiyi verebilmek. 🥰 Unutma ki annelik, her koşulda kalpten gelen bir adımdır, zaten çocukların uyku düzeni diye bir şey yok, ebeveynlerinki var. 😴
Hayır büyüyecek sonra insanlar onu dışlayacak zorbalayacak sonra gelecek beni de üzecek kendini de üzecek hayat onun için zor olacak benim de hayatım daha zor bir hale gelecek gerek yok
27 ünlü otistik sanatçı ve bilim adamı Albert Einstein – Bilim adamı ve matematikçi Bill Gates – Microsoft kurucusu Temple Grandin – Hayvan bilimci Michelangelo – Heykeltraş ressam mimar şair Wolfgang Amadeus Mozart – Klasik Besteci Steve Jobs – Apple’ın eski CEO’su Stanley Kubrick – Film Yönetmeni Isaac Newton – Matematikçi, Gökbilimci ve Fizikçi Nikola Tesla – Mucit, alternatif akım ve kablosuz akımın yaratıcısı Satoshi Tajiri – Nintendo’nun ve Pokémon’unun yaratıcısı Hans Christian Andersen – Çocuk kitapları yazarı Benjamin Banneker – Afrikalı-Amerikalı almanak yazar, araştırmacı Susan Boyle – Müzisyen Tim Burton – Film Yönetmeni Lewis Carroll – “Alice Harikalar Diyarında” Yazarı Charles Darwin – Doğa bilimci, Jeolog ve Biyolog Sia (Kate İsobelle Furler) – Avustralya doğumlu Müzisyen Paul Dirac – Fizikçi Bobby Fischer – Satranç Büyük Ustası Daryl Hannah – Oyuncu ve Çevre Aktivisti Thomas Jefferson – Erken Amerikalı Politikacı James Joyce – “Ulysses” in yazarı Alfred Kinsey – Biyolog Barbara McClintock – Bilim Adamı ve Sitogenetikçi Jerry Seinfeld – Komedyen Andy Warhol – Sanatçı Ludwig Wittgenstein – Filozof William Butler Yeats – Şair
Dünyaya getirmeyi seçenlerin penceresinden baktığımda. Bir anne için evlat sevgisi daha o doğmadan, varlığını öğrendiği an başlar. "Koşulsuz sevgi" kavramı burada devreye girer. Ne olursa olsun onun yaşamaya hakkı olduğunu, ona dünyadaki en iyi hayatı sunmak için her şeyi feda edebileceğini düşünen, onun getireceği farklı bir bilgelik ve sevgi bağını kucaklamak isteyen pek çok anne var. Onlar için o çocuk, her haliyle bir mucizedir.
Bu sorumluluğu alamayacağını hissedenlerin penceresinden baktığımda ise. Bir annenin en büyük korkusu "Benden sonra ona ne olacak?" sorusudur. Çocuğunun bu dünyada çekebileceği olası acıları, toplumun önyargılarını, sağlık sisteminin zorluklarını düşünmek de büyük bir şefkatin ve koruma içgüdüsünün parçasıdır. Kendi psikolojik, fiziksel veya maddi gücünün o çocuğa yetmeyeceğini dürüstçe kabul etmek de, çocuğu koruma isteğinden doğan çok ağır ama insani bir karardır.
Yani bir anne olsaydım, içimdeki o muazzam koruma içgüdüsü ile geleceğin getireceği zorluklar arasında çok büyük bir mücadele verirdim. Bu kararı veren hiçbir anneyi (hangi seçimi yapmış olursa olsun) kınamak ya da yargılamak mümkün değil; çünkü her iki yol da çok büyük bir fedakarlık, sevgi ve acı barındırıyor. Allah herkese hayırlı, sağlıklı evlatlar nasip etsin...
DÜNYACA ÜNLÜ 27 OTİSTİK Ana Sayfa • MAKALELER • Otizm • otistik ünlüler
Ana Sayfa • MAKALELER • Otizm • otistik ünlüler 27 ünlü otistik sanatçı ve bilim adamı Charles Darwin1809-1882 Önde gelen bir psikiyatrist olan Trinity College profesörü Michael Fitzgerald, Charles Darwin’in Asperger Sendromu sonra olduğu sonucuna varılan bir makaleyi araştırdı ve yayınladı. Darwin’in çocukluğundan, çok sessiz ve izole bir çocuk olduğunu ve başkalarıyla olabildiğince etkileşimden kaçındığını belirten kayıtlar var. Asperger’li diğer pek çok kişi gibi, […]
27 ünlü otistik sanatçı ve bilim adamı Albert Einstein – Bilim adamı ve matematikçi Bill Gates – Microsoft kurucusu Temple Grandin – Hayvan bilimci Michelangelo – Heykeltraş ressam mimar şair Wolfgang Amadeus Mozart – Klasik Besteci Steve Jobs – Apple’ın eski CEO’su Stanley Kubrick – Film Yönetmeni Isaac Newton – Matematikçi, Gökbilimci ve Fizikçi Nikola Tesla – Mucit, alternatif akım ve kablosuz akımın yaratıcısı Satoshi Tajiri – Nintendo’nun ve Pokémon’unun yaratıcısı Hans Christian Andersen – Çocuk kitapları yazarı Benjamin Banneker – Afrikalı-Amerikalı almanak yazar, araştırmacı Susan Boyle – Müzisyen Tim Burton – Film Yönetmeni Lewis Carroll – “Alice Harikalar Diyarında” Yazarı Charles Darwin – Doğa bilimci, Jeolog ve Biyolog Sia (Kate İsobelle Furler) – Avustralya doğumlu Müzisyen Paul Dirac – Fizikçi Bobby Fischer – Satranç Büyük Ustası Daryl Hannah – Oyuncu ve Çevre Aktivisti Thomas Jefferson – Erken Amerikalı Politikacı James Joyce – “Ulysses” in yazarı Alfred Kinsey – Biyolog Barbara McClintock – Bilim Adamı ve Sitogenetikçi Jerry Seinfeld – Komedyen Andy Warhol – Sanatçı Ludwig Wittgenstein – Filozof William Butler Yeats – Şair
Ben bu sorunun cevabını makul düzeyde açıklayayım. Öncelikle çocuğun doğması için haklı bulguların olması, sağlık açısından doğumun elverişli olmadığı tespit edilmesi halinde, bunun olmasını istemem. Hem benim açımdan hemde onun açısından bize yapacağı tahribat hakikaten zorlayıcı olabilir. Bunu düşünerek karar alırım. Tabi eşiminde buna onayı varsa, alacağımız ortak karar ile bunu uygulamaya koymak, fikir birliği ederek alacağımız ortak bir eylem olacağı için, bunun bizim açımızdan değeri yüksek olacaktır.
Bu Allah'ın takdiri vardır onunda bir mükafatı tabiki zor tabi kimse istemez bunu inkar edemeyiz ama böyle bir şey yaşıyorsanız da canına son vermeyin bu çok büyük bir günah canı veren siz değilseniz onu alanda siz olamazsınız birde sizden bir cana kıyacaksınız onun vicdan azabı peki neden sonrası düşünülürken bunları da düşünmüyor yorumdaki arkadaşlara söylüyorum yazık gerçekten.
Herkes bir engelli adayıdır o konuda tamamız. Bile bile dünyaya getirmek aileyede doğacak insanada zor. Bedenen ruhen sağlamken ne olursa olsun ben bakarım diyip bir hayatı eksiden başlatmaya kimsenin hakkı yok bence. Allah ilim vermiş, bilim vermiş.. akıl vermiş fikir vermiş kullanın.. Zor bir karar. Allah kimseyi böyle bir seçim yapmak zorunda bırakmasın..
Hayır. . annem engelli öğretmenliği yaptı yıllarca shcekler ve bu işe vermiş bir sürü insanla çalıştı.. sorun engelli bireylerde değil sorun insanlarda.. hayatı boyunca itekilestirilecek ailelerin en büyük kabusu biz ölünce ne olacak.. ben içlerinde büyüdük o sıkıntıları ertesi gün kaygılarını gözlerimle gördüm.. muhtemlen böyle bir şey yaşasam.. hele böyle bir dünyaya getirmek istemezdim...
Herkese her düşünceye saygım var ama ben şahsen istemezdim hem onu bir ömür boyu başkasına muhtaç etmek hemde kendi başına birşeyler yapamayacağını bile bile böyle olmasını istemem yarın oburgun Dünya ya kazık cakmiycaz bizde olucez peki yaa o ne olucak? Ama tabi ki de böyle bir şey olursa başımın tacıdır el üstünde tutarım orası ayrı
Hayır çünkü onun için hayat zor olur ve bunu istemeye hakkım yok bu bencillik olur. İleride akran zorbalığına uğrar, psikolojik şiddet görür ve hayat onun için çekilmez hale gelir. Bunu bildiği halde o çocuğu dünyaya getiren insanları da anlayamıyorum
Bence dinde bazı helal haram konuları var ki değişmeli.
Elbette bi insanın hayatına son vermek büyük günah.
Ama eğer bi insanın hayatı acı ve eziyet içinde geçecekse bu yaşamak değil bu sadece nefes almak. Ben asıl acı çekeceğini uzun ömrü olmayacağını ve eziyetli engelli bir hayat geçireceğini bile bile bir insanın dünyaya gelmesine izin vermenin günah olduğu kanaatindeyim. O ruh o can çekecek tüm bunları.. Kim isterki böyle bir hayatı? Hiçkimse. Acı ama gerçek.
Bu, sorumluluğuyla beraber gelmeyi kabul ettiğim, hayatımızın en büyük sınavı ve aynı zamanda en özel bağı olurdu bir çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde, onun her türlü haliyle benim parçam olacağını bilerek bu yola çıkardım engeli, onun hayatına olan bağlılığımı veya ona olan sevgimi asla azaltmaz aksine onu hayata daha güçlü hazırlamak için elimden gelenin fazlasını yapmam gerektiğini bilirdim o benim evladımsa, her zorluğunu sevgiyle göğüslemeye her zaman hazırım
Hayır tabiki. Kimseye bu sorumluluğu yüklemek istemem. Eşime de, birbirimizin ailelerine de, kendime de, en önemlisi çocuğuma da. Yarın ahirette "acı çekeyim diye mi doğurdun beni" dese ne yanıt vereceğim?
Hayır istemem. Zaten zor bir dünyada yaşıyoruz, ömür boyu o yükle yaşamasını ve sürekli acı çekmesini istemem. Üstelik ölümlü dünyadayız ya ben erken yaşta vefat etsem kim ilgilenecek? Çok zor olurdu.
4
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 ay
Ben bu durumun farklısını yaşadım engelli değil yaşamla bağdaşmayan bir bebekti ben nefes alıyorum diye onunda kalbi atıyordu engelli olsada bu bebeği istiyorum demiştim eksensefalı olan bebeklerin yaşama olasılığı yokmuş bir tedavisi de yok 11haftalıkken kalbi durdu tüm doktorlar alınması gereken bebek dedi vazgeçemedim bana boş yere ameliyat olucaksın kucağına gelmicek karnında yâda doğumdan sonra kaybetmiş olucaksın denildi annelik zor bir sınav
Gerçek manada dusunmemis kimse yazmak kolay geliyor herhalde. Benim canımdan olan cocugu nasil aldirabilirim ki elbette çok zor bir süreç ama konu onun hayatini almak.. Elbette isterdim dunyaya getirmek.
Belki de burada cevap verirken en zorlandığım soru buydu bu hiç kolay bir durum değil insanın evladı Canı kanı gibi olur yani büyük konuşmak çok gereksiz geliyor Kimse çocuğunun bu durumda olmasını istemez Ama başa geldikten sonra yapacak bir şey yok
ne engeli olduğuna bağlı zihinsel bir engelse asla bedensel bir engelse evet çünkü bedensel engelli biri bir süre sonra kendine bakabilir tek ihtiyacı olan yeterli eğitim ama zihinsel engelli biri her zaman birine muhtaç kalacaktır bu yüzden istemem
Şimdi şöyle bir şey var bunu bile bile dünyaya getirip hem onun sıkıntı çekmesini hemde kendim sıkıntı çekmeyi istemem lakin bunu bilmeyip Allah nasip ederse öyle bir evlat boynumuz kıldan ince diyip evlattır sonuçta mecbur bakacağız.
Bir insanı öldürmek, tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanın yaşamasına vesile olmak tüm insanlığı kurtarmış gibidir. Anlaşılan sizin imtihanınız bu. Doğum yapın, Rabbimin razı olduğu kul olursunuz inşallah.
Elbette isterim herşeyden önemlisi Allah'ın bana bir emaneti bir bakıma bir imtihan inanç meselesi ama şunu unutmamak lazım her sağlam birey bir gün engelli kadrosunda yer alma ihtimalinde #engelolmadestekol
O an ki annelik iç güdüsüyle ne düşünürdüm bilmiyorum ama şu an ki düşüncem istemezdim çünkü onun eziyet, zorluk çekmesini istemem. Özellikle böyle bir devirde böyle bir çağda çok zor.
İstemek değil doğurmazdım çünkü ben engelli olmamama rağmen duygusal olarak aşırı zorluklar yaşıyorum kendimle barışık bile değilim. Yani onu doğurup böyle bir dünyada acı çekmesini istemem hemde hiç.
Can alma konusu bi yana onun o şekilde eksik şekilde hayat yaşamadı üzücü olurdu Arkadaş edinme Topluma karışma durumlar olmazdı çok O yüzden hiç hayata gelmemesi daha hayırlı olur
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
1 ay
Sağlıklı sandığım çocuğumun 2 yaşından sonra otizmli olduğunu öğrendim gerçekten zor bir sınav konuşur mu konuşmaz mi belli değil ama ben şoyle düşünüyorum sonradan da engelli olabilir insan hepimiz engelli adayı değil miyiz? Tabi insan sinanmadigi acıyı bilemez dogarim heralde ama tabiki o anı yaşamak o an nasıl karar verilir bence çok bambaşka. Çocuğumun otizmli olduğunu bilsem de dogardim ama
Tabiki de o çocuk sana Allahın göndermiş olduğu bir melek senin sınavın o eğer o çocuğu aldırırsan ahiretini tamamen bitirirsin zaten dünyanı da öyle tabi
Ben istemezdim benim tercihimden ayrı çocuk zaten çok zor olan hayatı iki kat zor yaşayacak ve sürekli desteğe ihtiyacı olucak özellikle paran da yoksa engelli bir çocuk için bu hayat cehennem olabilir tabi ki yaşama hakları var ama sorumluluğu alamicaksak doğurmamak en iyisi olacaktir her iki taraf icinde
5 aylık hamileydim down sendromlu bi kızım olacağını söylediler tarama testlerinde doktor aldıralım dedi karnından su çekelim dedi bende kabul etmedim sonuçta Rabbim istemiş dedim beni de bu meleğe sahip çıkmam için görevlendirmiş başımla gözümle dedim o an başladı teslimiyetim hepimiz birer engelli adayıyız nolacagını bilemeyiz en iyisini Rabbim bilir
hayır.. bile bile doğuran bir kişi bencil ve kötü kalplidir. insan acı çekeceğini bildiği bir çocuğu neden dünyaya getirir, hangi duygularını tatmin etmek için hayatı zehir eder çocuğuna
Olumlu ya da olumsuz bir cevap vermek zor anne-baba olacaginizi ogrendikten sonra bu soruyu cevap vermek daha dogru olur diye dusunuyorum ben sadece cocugu aldiririm diyen insanlara istinaden bu yorumu yapiyorum icinde bulunmadiginiz bir durum icin pesin konusmayin duygu olmadan konusmak kolay karninizda bir canlinin varligini hissettiginizde o zaman dogurup dogurmayacaginiza karar verirsiniz bazi sorularin cevabi o sorunun icinde olmakla verilir kalin saglicakla
İsterdim çünkü ben onu öldüremem açıkçası. Sağlıklı olup sonradan engelli olanlar da var. Burası imtihan dünyası sonuçta ne olacağını bilemeyiz. Allah herkese sağlıklı evlatlar nasip etsin
Zor bir şey, zorbalanacak, zorlanacak ama yaşama hakkını ben alamam, kimse alamaz. Orta da bir candan bahsediyoruz ve her canlının yaşama hakkı olduğu için ve kıyamayacağım için isterdim.
Allah günah yazmasın ama aldırırım istemem hem ona zor hem bana doğurmaz ben.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 ay
Kimisi duygusal bakar bu karara ama mantıklı bakmak daha iyi bence. Bu toplum normal insanları bile dışlarken, zorbalarken engelli bir bireyin bu topluma getirilmesini doğru bulmuyorum. Kürtajda çekeceği acı hayatı boyunca çekeceği acıların yanında çok çok küçük kalır. Evlat yıllarca hergün üzülüp kahır çekeceğine bir kere ölsün daha iyi.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 ay
Asla... Doğmadan karnımda alınmasını isterdim. Çünkü dünya engelli bireyler için cehennem. Ailesi olarak bir yere kadar yanında olabilirim ya sonra...