Kendini törpüleyip duruyorsan, artık onunla uyumlu olmak için değil, onu kaybetmemek için değişiyorsan… o fedakârlık değil, kendinden vazgeçmek oluyor. Bir de şu çok tehlikeli “O mutluysa ben de mutluyum” kafası. Hayır. Sen gerçekten mutlu musun? Yoksa sadece onun mutlu olması seni oyalıyor mu?
Aşkta fedakârlık, sevdiğin insan için bir şeylerden vazgeçtiğinde değil, kendini unuttuğunda sınırı aşar. Onun mutluluğu seninkinden önemli hâle geliyorsa, her tartışmada suçlanan sen oluyorsan ve sırf o kalsın diye sustuğun anlar artıyorsa, işte orada kendinden vazgeçmeye başlarsın. Sevgi, iki kişilik bir yolken, sadece sen yürüyorsan bu yol artık bir fedakârlık değil, bir kayboluş olur. En tehlikelisi de, buna aşk zannetmen. Oysa aşk, senliğini kaybetmeden sevebilmektir.
İki arkadaş bir yolculuğa çıkıyor ve her yemek molalarında hesabı aynı kişi ödüyorsa, bir süre sonra tükenecektir.. Terazinin kefeleri eşit olmalı, sağlıklı bir yolculuk olabilmesi için..
İnsanları kendinden başkasını sevme kimseye değer verme canın ne istiyorsa onu yap şeklinde aşılama birşeyleri empoze etme çabası var Aşk ta gurur olmaz iki taraf da aşık ise