Kadının beyanı neden esastır?

"Kadın, suçu ispat etmekle yükümlü değil; sen, suçsuzluğunu ispat etmek zorundasın."

Bu durum, hukuktaki: "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle bağdaşıyor mu?

Erkek; kadının belirli suçlardaki tek bir iddiasıyla suçlanan oluyorsa ve suçsuzluğunun ispatını kesin delillerle yapacaksa; erkeğin şüphe hakkı neden görmezden geliniyor? Madem erkek net delillerle suçsuzluğunu ispatlamak zorunda, kadın da iddia ettiği suçun varlığını, "eşitlik" ilkesi gereğince; net delillerle ispatlamak zorunda olmalı. "Şerefi, namusu hakkında; şiddet hali hakkında yalan neden söylesin?" düşüncesinin gölgesindeki bu söylem, her türlü kötü manipülasyona açık değil mi?

Kadınlar üzerindeki hukuki pozitif ayrıcalığın astarı nedir? Lafa geldiğinde: "eşitlik", yaşasın feminizm!" moduna giriyorlar ama icraata gelince de hep mağdur taraftalar.

Bir kadının, belirli suçlardaki tek bir "iddia"sıyla hakkınızda soruşturma açtırabileceğini ve bunun ispatlama halinin de; sadece erkek üzerindeki: "olmadığını delillendirme" yönüyle gerçekleştiğini biliyorsunuz.

Sırf bu yüzden bir kadınla aynı asansöre binmeyen, ofiste kadın yalnızken o mekana girmek istemeyen erkekler var. Üstelik erkeğe; duygusal ya da menfaat yönünden ters düştüğü için iftira atarak ceza davası açtıran kadınlar mevcut.

Kadının beyanı neden esastır?
Güncellemeler
5 gü
Dişiler asla yalan söylüyor veya iftira atıyor olamaz.

Çünkü dişiler; efendi, imtiyaz sahibi, üstün, melek, masum, kutsal varlıklardır. Erkekler ise köle, suçlu, aşağılık, gaddardır değil mi?
Güncellemeler
3 gü
Zoruna giden, işine gelmeyenler sorumu adminlere şikayet etmiş. Harbiden komedisiniz asdfjd
Kadının beyanı neden esastır?
Cevapla