Kadının evlilikte erkeğin soyadını alması, “pozitif ayrımcılık” adı altında değerlendirilmeli birçok kişi bunu eşitliğe aykırı buluyor. Ancak aynı kişiler, kadının süresiz nafaka alması, 34 yaş üstü kadınlara üniversite için ek kontenjan açılması, aile içi şiddet iddialarında kadının beyanının esas alınması gibi düzenlemeleri “eşitliğe aykırı” saymıyor; bunları pozitif ayrımcılık olarak savunuyor.
Bir düşünün: Bu haklar ve ayrıcalıklar erkeklere verilmiş olsaydı ne olurdu? O zaman “Erkekleri bizden üstün yaptınız!” diye ortalık ayağa kalkardı. “Erkekler sahip çıksın” derken kocanızın soyadını almak size “acizlik” gibi geliyor. Bir yandan “bana sahip çık” beklentisi, diğer yandan “kendi soyadımı taşımak istiyorum, senin soyadın bana yük” tavrı… Bu çelişki çok açık.
Ben bu yasalara karşıyım. Çünkü bunlar Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bir cinsiyete sistematik olarak daha fazla hak ve koruma tanırken, diğerine bunu “gelenek” veya “kadınların dezavantajlı olması” diye gerekçelendirmek, gerçek eşitliği değil, yeni bir hiyerarşi yaratıyor.
Eşitlik istiyorsak kurallar cinsiyete göre değil, duruma ve ihtiyaca göre olmalıdır. Süresiz nafaka, otomatik ek kontenjan, tek taraflı beyan esası gibi uygulamalar kadınları “koruma” adı altında uzun vadede hem erkekleri hem de kadınların kendilerini mağdur ediyor. Gerçek eşitlik, ayrıcalıkla değil, aynı standartlarla mümkün olur.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer