Acaba ne derdi vardı?

Birkaç yıl önce Ankara 'ya birtakım resmi işler sebebiyle gittim. Metrodan indim bir otobüse binmem gerekiyordu. Elimde valiz otobüs durağına vardım. Bir müddet bekledikten sonra otobüs gelmedi. Sabahın erken vakti olduğu için de soracak kimse yoktu. Beklemekten yorulmuştum. Park edilen arabaların arkasında bankta oturmuş bir kız vardı. Beyaz tişört ile siyah tayt vardı üstğnde. Sırtında da siyah bir sırt çantası. Günaydın bir şey sorabilir miyim dedim ama beni duymadı. Tekrar ettim bu sefer duydu ve bana bakıp acı bir şekilde gülümseyip "bana sorma ya ben bilmem ki zaten. Ne olur kusura bakma bana bir şey sorma" dedi. İlk başta şaşırdım sonra tamam önemli değil deyip durağa geri gittim ama kızın üzgün yüzü aklımdan çıkmadı kalbimden bir şey koptu sanki. Onun için bir şeyler yapmak istiyordum ama ne yapacaktım ki. Sonra arkada küçük bir büfe fark ettim. En azından bir çikolata alabilirim dedim. Acelem vardı ama o an onun için bir şey yapmasaydım bir daha asla aklımdan çıkmayacaktı. Hemen bir çikolata alıp yanına gittim telefonla konuşuyordu sırtı dönüktü. Seslendim duymadı. Omuzuna dokundum dönüp bana baktı. Ona seni üzen şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama hiçbir şey gözyaşlarından daha önemli değil, seni mutlu eden güzel şeylere odaklan dedim. Birden elimden sıkıca tutup sımsıkı sarıldı. Öylece birkaç dakika boyunca hıçkıra hıçkıra sesli ağladı. Bana sarılırken sürekli Allahım şükürler olsun diyordu. Allahım ben ümidimi kesmiştim beni duymadığını sanıyordum ama öyle değilmiş deyip ağlamaya devam etti. Sanki beni bekliyor gibi bir hali vardı. Adımı sordu ve seni bana Allah gönderdi dedi. Onun adı Melek'ti. Sonra da vedalaştık. O an an kendimi çok garip hissettim. Benim ufak dediğim bir selam, bir gülümsemem bile başkasının gününü değiştirebiliyor. Hala bazen aklıma gelir acaba ne derdi vardı. Allah'tan ne istedi de seni bana Allah gönderdi dedi çok merak ediyorum.

Acaba ne derdi vardı?
Cevapla